Uçan akıl geri döner yerini bulur
Mecnun olanın gönlü bir gün durulur
Özdeki közden mi?
Yoksa yardaki nazdan mı?
Hakikat nuru doğacak, elbet bileceksin
BİLİR MİSİN SEN
Gönül bağım viran oldu sayende,
Gülünce can gider, bilir misin sen?
Umutlar tükendi, bitti hanemde,
Hicran neye değer, bilir misin sen?
BİLİYORDUM
Gönül bahçendeki gülü dererken,
Biliyordum kıymetini gücüm yetmedi.
Ömrümü yoluna halı sererken,
Biliyordum kıymetini gücüm yetmedi.
Bırakma
Yükledim göçümü sılaya doğru,
Yürürüm bitmeyen belaya doğru.
Elimi açmışım Mevla’ya doğru,
Sevdiğim sakın ellere bakma.
İflah olmaz bir adamım
Bilsen ne acılar tattım
Kaç şehire adım attım
Kaç sevdayı orda bıraktım
Dönülmüyor baştan geri
Bir arzuhalim var Pirim zatına
Sığındım lütfuna canım Hünkârım
Zararım dokunduysa yoluna kapına
Affeyle noksanım şanım Hünkârım
Baba İlyas ile düştük yollara
BİR DE BENDEN DİNLEYİN
Birikti sığmıyor dünüme bugüne
Cümleler daralttı, dar geldi gönlüme
Yazık mı, sevap mı şu deli gönlüme?
Ağladı, çağladı; kattı da önüne
BİR GÖNÜL DESTANI
(Yaşanan Bir Ömrün İtirafı)
Yıllarca boş gezip binbir kapı araladım,
Kendi mahzun hâlimi o günlerde anladım.
O gümüş tozlar ki, ayrılığın tek mirası, tek anısı.
Sessizliğin bittiği yerde, sesimin de hükmü kalmadı.
Kozlar dağıtıldı evet, artık anlamsızdır her davası,
Kayıp adrese çıkan yolların hepsi sana yar olmadı.
Isıtan o yapay güneş miydi, yoksa tenindeki yalan mı?
Aradığın kahraman ben değildim, senaryon hep yarım kaldı.
Bizim sevdamızdır yolun sevdası,
Bizim kavgamızdır Hakk’ın kavgası.
Uzak dursun bizden Yezit belası,
Aşkın pazarını kurduk bir zaman.
Kâmil mürşit ile özü bağladık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!