BİLDİĞİN YOLDA
Ateşlerin üzerine basarak,
Korların üzerinde yürüyerek,
Celladın yüzüne tükürerek,
Yürü yiğidim bildiğin yolda.
Uçan akıl geri döner yerini bulur
Mecnun olanın gönlü bir gün durulur
Özdeki közden mi?
Yoksa yardaki nazdan mı?
Hakikat nuru doğacak, elbet bileceksin
BİLGE KADIN DESTANI
Baciyan-ı Rum’dur aslımız bizim,
Edeple yoğrulmuş neslimiz bizim,
Aklı rehber kılan vaslımız bizim,
Güneşten öncedir feri kadının.
BİL HA BAŞGANIM
Mercimeh Depesi’nden ürüzgar esiyo,
Yosulun fiğanı nefesi kesiyo,
Yalahalar seni görünce pusuyo,
Gantar şaşmasın, Çolah Başganım.
BİLİR MİSİN SEN
Gönül bağım viran oldu sayende,
Gülünce can gider, bilir misin sen?
Umutlar tükendi, bitti hanemde,
Hicran neye değer, bilir misin sen?
BİLİYORDUM
Gönül bahçendeki gülü dererken,
Biliyordum kıymetini gücüm yetmedi.
Ömrümü yoluna halı sererken,
Biliyordum kıymetini gücüm yetmedi.
BİLMEZ
Sevda deryasında takıldık ağa,
Tora mı düştük, bilmez ki canım.
Sermayem bir kalpti, vurduk tabağa;
Kör müdür gözleri, bilmez ki canım.
BİLMEZ OLAN BİLSİN
Yolun tozuna yüzümü sürdüm,
Aşkın narıyla kendimi dürdüm,
Ben bu cihanı bir zerre gördüm,
Sen bakmadın eller baktı sevdiğim!
BİN YILLIK DAVA
Tarihin sayfası zulümle doldu,
Gülü dertli olan erkenden soldu.
Nefis Yezit olup canları yoldu,
Peygamber gidince koptu kıyamet.
Bırakma
Yükledim göçümü sılaya doğru,
Yürürüm bitmeyen belaya doğru.
Elimi açmışım Mevla’ya doğru,
Sevdiğim sakın ellere bakma.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!