Lavinya'nın Uçuşu
Bir çocuk neşesiyle coşuyor,
Kanatlarında taşıyor sevinci,
Lavinya, bir kelebek,
Mutluluğun ta kendisi.
Seherin vaktinde düştüm yollara,
Giderim giderim, menzilim bitmez.
Yârim ısmarlamış allı bir fistan,
Pazara ermeye takatim yetmez.
Gönül feryat eder, duyulmaz sesi,
Bitmiyor ömrümün kederi, yası.
Madımak Ağıdı
Hasret Gültekin’in parmak uçlarında,
Sazın teli sızlar gönül burçlarında,
İnsanlık kavruldu nefret suçlarında,
Şahı Merdan yandık karşıla bizi.
Madımak Kerbelası
Otuz üç can idi, her biri bir güneş,
Zulmetin eliyle yakıldı kor ateş,
Sivas’ın ufkuna çöktü kara bir kış,
Ateşin içinde semahlar döndüm.
MADIMAK YANIYOR HÂLÂ
Doksan üçte kibrit çakıldı cana,
İçimde yangınlar yanıyor hâlâ.
Otuz üç can düştü kızıl dumana,
Madımak içimde yanıyor hâlâ.
🗝️ Mahpusluk Vız Gelir
O değilde bana senden lazım senden,
Ara sıra öpüp koklayacağım zulada saklayacağım.
O zaman inan mahpusluk vız gelir tırıs gider,
İçerisi dışarısı Kalemsiz Şair'e ne fark eder.
Gönül verdik Hakk'ın nurlu yoluna,
Ali’m sahip çıksın düşkün kuluna,
Hüseyin’in o pak, şehit dalına,
Mahşer de elimiz boşa kaldırma
Zeynel’in sabrıyla yandık tutuştuk,
MAHŞER ORTAKLIĞI
Sanma unutuldu tozlu defterler,
Sızın yüreğimde her günü erteler.
Zaman dursa bile o son seferler,
Adımızı kazdı dünde sevdiğim.
Mahşer Senedi:
Et tırnaktan koptu, kanadı yaram,
O eşsiz günleri, eyledin haram.
Dün ikrar verdiğin, o gizli sıram,
Bile bile yandık, budur gidişin.
MANA GEREK
Kimi lafı süsler, kimi de dili,
Asıl olan candır, cana bakmalı.
Kör olan ne bilsin goncayı, gülü?
Gönül çırasını önce yakmalı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!