YENİ SAYFA
Eski defterleri deryaya saldım,
Gönül bahçesinden bir huzur çaldım,
Gerçekten öteye bir yola daldım,
Aydınlık şafağı müjdeleyen nur.
Dertli gönül coştu dindiği yoktur
Gözümün yaşının dindiği yoktur
Şu yalan dünyada yandığı çoktur
Vuslatın bittiği yerdir bu akşam
Bağrıma bastığım o dilsiz taşlar
Zamanı ben kurdum, ben de bitirdim,
Şimdi bu aklımı yele verdim ben!
Gönül kovanından balı bitirdim,
Kendi sarayıma ateş serdim ben!
Nasihat neylesin ferman bilmeze,
Meydana çıkıp da merdlik satarsın,
Aslını bilmeden çalım atarsın.
Yalanı gerçeğe harman katarsın,
Dilim vurdukça yer yerinden oynar.
Sanma ki bu meydan sahipsiz kalır,
YETER Kİ SEN OL
Gül dalında açan goncam sen ol,
Ömrüme doğacak şafak sen ol.
Yağan rahmet gibi düş gönlüme,
Dermanım, ilacım, çarem sen ol.
YETER YAV:
Adalet dedikçe zulüm azıyor,
Zalımın çarkları mezar kazıyor,
Mazlumun alnına dertler yazıyor,
Bu nasıl bir devran, nasıl iş yav!
🐎 Yetiş İmdadıma Boz Atlı Hızır 🐎
Esaret günleri tez gelip çattı,
Yetiş imdadıma boz atlı Hızır.
Zalim, zulmüne zulümler kattı,
Yetiş imdadıma boz atlı Hızır.
Gönül aynasını sildim parladı,
Aşkın ateşiyle ruhum harlandı,
Yedi iklim dört bir yanım zorlandı,
Ahuzarımız arşa çıktı yetiş ya Hızır.
Zifiri gecede bir ışık yansın,
YEZİD:
Muaviye dölü, fitne tohumu,
Kerbela çölünde kesti yolumu.
Zulm ile bağladı sağım solumu,
Müminler katline ferman yeziddir.
YİĞİTLER ŞAHI YEŞİL
Korku nedir bilmez, çeliktir özü,
Cihanı titreten bir kartal gözü,
Tarihe kazınmış her bir tek sözü,
Er meydanları baş pehlivanı Yeşil.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!