Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 09:31

    Sonuçta;

    insan dünyada ne yaşarsa yaşasın cennetin yerini tutmaz

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 09:29

    dünya hayatının aldatıcı çekiciliğine kapılıp dinlerini eğlence ve oyun edinenlerden uzak durulmasını, bu kişilerin kendi hallerine bırakılmasını emreder. Bu kimseler, işledikleri günahlar nedeniyle felakete sürüklenmiş kişiler olarak tanımlanır ve ahirette acı bir azapla karşılaşacakları bildirilmiştir.
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    +3
    Ayetin Temel Mesajları (En'âm 70):
    Dünyaya Aldanmak: Dünya hayatının geçici süslerine ve zevklerine aldanarak, esas gayesi olan ahireti unutanlar uyarılır.
    Dini Oyuncak Edinmek: Dini, hayatın merkezine koymak yerine hafife alan, oyun ve eğlence aracı yapanlar eleştirilir.
    Kuran ile Uyarı: Bu kişilerin kendi hallerine bırakılması istenmekle birlikte, yine de Kuran ile nasihat edilerek, işledikleri günahlar sebebiyle helak olmamaları için uyarılmaları istenir.
    Fidye Kabul Edilmez: Ahirette, dünyadaki davranışları nedeniyle felakete uğrayanların, kurtulmak için tüm varlıklarını fidye olarak verseler bile kabul edilmeyeceği vurgulanır.

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 09:13

    1. “Kitabı okuyup saptırmak” meselesi

    Bu, doğrudan şeytanın “bilgiyle değil, yorumla bozması” fikrine denk düşer.

    Yani mesele şu değil:
    ?? Şeytan kitabın içinde mi?
    ?? Yoksa metni yanlış okumaya iten bir eğilim mi?

    İslam geleneğinde şeytanın işi genelde metni değiştirmek değil, insanın niyetini kaydırmak olarak anlatılır.

    Bildiğini abarttırır
    Bilmediğini biliyormuş gibi konuşturur
    Anlamadığı şeyi hükme çevirtir

    Senin dediğin “ahkâm kesmek” tam da bu.

    2. “Hayat tecrübesine dönüştürüp faydasız bulmak”

    Burada ince bir nokta var:

    İnsan bazen anlamadığı şeyi “işe yaramaz” ilan eder.
    Bu bir savunma mekanizmasıdır.

    Şeytanın etkisi burada şöyle tarif edilir:

    Zor olanı değersiz gösterir
    Derin olanı gereksiz hissettirir
    Sabır isteyen şeyi küçümsetir

    Yani kişi aslında anlamamıştır ama “ben anladım, boşmuş” der.

    3. “Şeytan dedikoducu, fitneci…” listesi

    Bu sıfatlar klasik olarak şeytanın özellikleri diye anlatılır ama dikkat:

    Bunlar şeytanın kendisinden çok, insanda ortaya çıkan davranış biçimleridir.

    Yani:

    Dedikodu › dilde
    Fitne › ilişkilerde
    Zalimlik › güçte
    Gevezelik › zihinde

    Şeytan burada bir “kaynak” değil, daha çok tetikleyici / fısıldayıcı gibi düşünülür.

    4. “Sesler, görüntülerle ne alaka?”

    Asıl kritik yer burası.

    Klasik anlayışta şeytan:

    Fiziksel ses çıkarmaz
    Gözle görünen bir varlık gibi davranmaz

    Daha çok şu şekilde anlatılır:

    ?? Vesvese (iç ses / yönlendirme)
    ?? Düşünceyi eğip bükme
    ?? Algıyı kaydırma

    Yani:

    “Ben bunu zaten biliyorum” hissi
    “Buna gerek yok” düşüncesi
    “Ben haklıyım” ısrarı

    Bunlar “görüntü” ya da “ses” değil, içten gelen bir yönlendirme hissidir.

    Sonuç (en net haliyle)

    Senin cümleni sadeleştirirsek:

    Şeytan kitapta değil, okuyanın içinde yanlış yorum üretme eğiliminde devreye girer.

    Ve en kritik fark şu:

    Anlayan insan › sadeleşir, yumuşar, derinleşir
    Saptıran insan › sertleşir, hüküm dağıtır, küçümser

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 09:11

    okuyacağı kitabı tartışıp
    anladığı konuyu saptırıp
    anlamadığı şekilde ahkâm kesip
    hayat tecrübesine dönüştürüp
    faydasız buluyormuş

    şeytan bu konuları

    ayrıca dedikoducu, fitneci, zalim, sorun üreten, saygısız, inançsız, kabiliyetsiz ve geveze

    Ne alâka şu sesler görüntüler yani ?

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 08:56

    Bu açıdan

    ben zaten Allah ım annemi babamı müminleri affet
    bize dünyada ahirette sevap, helâl işler, afiyet ver
    diyen biri olarak

    Çağrı filmini izlemiştim
    bir kitapta da kimseye dayanamayacağı yük verilmez yazıyordu


    bir de kutsal kitapları satın aldım

    Benim beynim bunu mu tamamlıyormuş "Allah" dedikçe

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 08:33

    Temel Mesajlar:
    İlahi Adalet: Allah'ın kimseye zulmetmediği, cezaların işlenen günahlar karşılığında olduğu.
    Örümcek Evi Misali: Allah'tan başka güçlere dayanmanın, çürük bir örümcek yuvasına sığınmak kadar beyhude ve zayıf olduğu.
    Hikmetli Yaratılış: Evrenin tesadüf değil, Allah'ın ilmi ve kudretiyle (hak ile) tasarlandığı.
    Tefekkür: Bu olaylardan ve yaratılıştan sadece inananların ibret alacağı.

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 08:32

    beyin bunu mu tamamlıyormuş da ses oluyormuş :


    En'âm Suresi 38. ayet, yeryüzündeki tüm canlıların ve kuşların tıpkı insanlar gibi birer "ümmet" (topluluk) olduğunu, Allah'ın her şeyi kapsayan ilmiyle hiçbir şeyi eksik bırakmadığını ve tüm canlıların sonunda hesap için Rablerinin huzurunda toplanacağını ifade eder. Bu ayet, hayvanların da bir hayat tarzı olduğunu ve haklarının gözetilmesi gerektiğini vurgular.
    Kur'an ve Meali
    Kur'an ve Meali
    +2
    Ayetin Türkçe Meali (Diyanet İşleri):
    "Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlardan ne varsa, hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet hepsi toplanıp Rablerinin huzuruna getirileceklerdir."



    Ankebut Suresi 40-44. ayetleri, geçmiş zalim kavimlerin günahları sebebiyle helak edilişini (taşlanma, ses, yerin dibine geçme, boğulma) ve Allah’ın zulmetmeyip insanların kendi kendilerine zulmettiğini vurgular. Allah'tan başkasını dost edinenlerin durumu, en zayıf ev olan örümcek yuvasına benzetilir; göklerin ve yerin hak ile yaratıldığı bildirilir.
    Kur'an ve Meali
    Kur'an ve Meali
    +5
    Ankebut Suresi 40-44 Ayet Mealleri (Özet):
    40. Ayet: "Onlardan her birini günahıyla yakaladık; kiminin üzerine taş savuran kasırgalar gönderdik, kimini o korkunç ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı."
    41. Ayet: "Allah’tan başkalarını dost edinenler, kendilerine yuva yapan örümceğin durumuna benzerler. Evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!"
    42. Ayet: "Allah, onların kendisinden başka nelere el açıp yalvarmakta olduklarını çok iyi bilmektedir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir."
    43. Ayet: "İşte biz bu misalleri insanlara veriyoruz. Fakat bunları ancak âlimler (akıl sahipleri) anlar."
    44. Ayet: "Allah gökleri ve yeri hak (gerçek) ile yarattı. Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret ve ders vardır."

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 00:49

    Hac Suresi'nde "insanlardan öyleleri vardır ki" ifadesiyle, Allah'a gerçek bir imanla değil, çıkara dayalı veya bilgisizce yaklaşımlarla (şüphe, menfaat, inat) kulluk edenler kınanır. Özellikle 11. ayette, başa gelen iyilikte Allah'a şükredip, sıkıntıda sırt dönen "kıyıdan köşeden" inananların ziyanı vurgulanır; 3. ve 8. ayetlerde ise cahilce tartışanlar eleştirilir.
    Hac Suresi'nde bu ifadeyle dikkat çekilen temel zihniyet yapıları şöyledir:
    Çıkarcı/Tereddütlü Kulluk (Hac 11): İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah'a bir "yar kenarındaymış" gibi, tereddüt içinde kulluk eder. İşler iyiyse tatmin olur, başına bir bela gelirse hemen yüz çevirir. Bu kişi hem dünyada hem ahirette büyük bir kayba uğramıştır.
    Bilgisizce/İnatla Tartışma (Hac 3, 8): Bazı insanlar, ilim, rehber veya aydınlatıcı bir kitapları olmaksızın, kibirlenerek Allah hakkında tartışır ve şeytanın peşinden giderler.

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 00:44

    eminim bütün dünya insanları yasaklanmıştırdır allah ın kuluna yüklemediğini kuluna yüklemekten

  • Esmaül Hüsna26.03.2026 - 21:11

    zaten insan peygamberine bu duayı ezberle diyemez
    ve oturup kim cani kim değil hangisi arkadaşı hangisi değil diye tartışılması sakıncalı olduğundan
    bunlar bir kitapta toplanmış durumda


    başka bir konu olmaması gerekir ki o konu güzel olsun
    konusu "bu" kitaplarımızın kutsal anlamda

    inanmak şart
    başka bir şartı yok