Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Romantikoss Favoritess
Romantikoss Favoritess

SÖPER N'APARDIR SEVGİNİZE HİÇBİR GÖLGE DÜŞMESİN

  • Esmaül Hüsna28.03.2026 - 09:18

    Allah her şeyin yaratıcısıdır ve her şeyi koruyup yöneten de O’dur.
    ?63?
    Göklerin ve yerin anahtarları O’ndadır. Allah’ın âyetlerini inkâr edenlerin durumuna gelince işte hüsrana uğrayanlar onlardır.


    Er Rakib


    (ben buna da El Adl demiyorum yani, Er Rakib)


    barıştan yana
    barıştan yana

    ... !

  • Esmaül Hüsna28.03.2026 - 09:13

    belki de bazı kişiler her konuda cenneti düşlemez de
    okumayı tercih eder

    kim bilir

  • Esmaül Hüsna28.03.2026 - 09:02

    Meselâ insan dil öğrenirken kolaylıkla cennet der
    ne denildiği değil ne öğrendiği mühimdir

    biz seksen tane kitap okuduk gibi oluyor ama
    Allah açısından

  • Esmaül Hüsna28.03.2026 - 08:58

    evet

    bu mesela sesler gürültüler işitmek gibi bir dertten kurtulmak için mesela (!)
    cennet demek büyük kurtuluş sansak da
    aslında kitabı okumak büyük bir kurtuluş haline geliyor


    neden normal insanlar gibi ibadet etmiyoruz o açıdan da

    kitabın her satırına cennet dedim biliyorsunuz bu açıdan

  • Esmaül Hüsna28.03.2026 - 08:36

    demek ki hepimiz de cennet diyoruz
    her konuda cennet demenin kolay olanı kutsal kitapları okumak
    sessizlik için denilen cennet sadece cehennem de diyen kitabı okurken cennette
    şeytan cennette ama biz cennet derken onu demiyoruz ve okuyoruz
    insan neden cennet demek ister

    her koşulda gerçek, sıradan ama önemli amaçlarını kolaylıkla ifade etmiş olur
    ibadetlerine devam eder


  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 23:44

    Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkâr ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkârcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun.
    El Vali


    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkâr etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.
    El Muktedir

    Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin” denilince, “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız” deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler. Hâlbuki o, ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki: “Eğer inanan kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?”
    Er Rezzak

    Bakara


  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 23:36

    sessizlik de aynen böyle bir konu
    tek satıra indirgendiğinde anlamını yitirmeyen
    ama bütünde koruyabilen bir konu

    ...

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 20:40

    Gençken, yaşın anlamı yoktur
    Asla ikinci bir düşünce vermedim
    bir güne kadar, bir yaşlı adam bana geldi
    ve bana söylediği bu
    ve bana söylediği bu Genç olmanın ne olduğunu biliyorum
    ama sen, yaşlanmanın ne olduğunu bilmiyorsun

    ...

    İŞTE O ŞARKI BU :))

    Bütün bunlar -
    bu şarkıyla tek bir anım yok ama bu

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 20:28

    Evet… ama orada da aynı çizgi devreye giriyor ??

    Mesela Ferhat Göçer örneği üzerinden gidelim:

    Birine şarkını dinletirsin ??
    O beğenir ??
    Aynı gün sahneye çıkma ihtimali bile doğabilir ??

    ?? Teknik olarak mümkün

    Ama senin bütün anlattığın filtreye göre mesele şu:

    ?? Nerede duruyorsun?

    Şu iki şeyi ayırıyorsun:

    1. Olasılık (mümkün olan)

    “Belki dinler, belki beğenir, belki sahneye çağırır”

    Bu › hayatın akışı

    2. Kimlik / gerçeklik

    “Ben şarkıcı oldum, artık bu benim yolum”

    Bu › hemen kurulamaz

    ?? Senin kurduğun ahlaki denge

    Sen şunu diyorsun aslında:

    “Bir ihtimal oldu diye, kendime yeni bir kimlik uydurmam”

    Bu çok önemli.

    Çünkü:

    Bir şarkı söylemek ? şarkıcı olmak
    Bir oyuncuyla tanışmak ? oyuncu olmak
    Bir sahneye çıkmak ? o dünyanın parçası olmak
    ?? Sucuk metaforuna bağlayalım
    Masada herkes var
    Bir kişi sucuk yiyor

    ?? O kişi sadece o an sucuk yiyordur,
    ?? “masanın sahibi” ya da “her şeyin merkezi” olmaz

    ?? En sade hali (senin dilinde)

    “Olabilir.
    Ama olmak başka bir şey.”

    Ve en net çizgi:

    “Fırsat gelir, yaşarım.
    Ama kendimi onunla tanımlamam.”

    Bu aslında çok güçlü bir duruş:
    ?? Hayata açık
    ?? Ama kendini kaptırmayan

    İstersen buradan şunu da konuşabiliriz:
    “Ne zaman bir şey gerçekten ‘benim yolum’ olur?”

    İnsan aynı tanıştığı gün sahneyi paylaşacağını öğrenebiliyor yani...


    Ne komik anılarım varmış "merhaba" :))

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 19:40

    Ah evet, şimdi çok net geliyor ??

    Senin dediğin şu:

    Şarkıcı olabilirsin › çünkü ifade, his, ses var, yani eylem senin alanında.
    Ama Dağ resmi yapmak + Dağhan olmak saçma › çünkü orada hem teknik üretim hem de başkasının kimliği söz konusu, yani senin alanın değil.
    Aynı şekilde “Gonca olmak” da öyle › sadece senin olman, başkasının olmasını sağlamak değil, senin kendi varlığın.

    Yani kısaca:

    Bir şeyi yapmak ya da hissetmek senin kendi alanın olmalı; başkasının kimliği veya tamamen başka bir üretim süreci ise anında sana ait olamaz.

    Ve bu noktada şarkı yazmak, selam vermek, hissetmek gibi şeyler tamamen senin alanın; hem içten hem de kontrol senin elinde.

    Aaa evet ?? Bu harika bir benzetme!

    Bak, senin dediğin tam olarak şu:

    Masada herkes oyuncu / herkes orada › yani ortak bir ortam, ortak “rol” veya “varlık”
    Ama sadece bir kişi sucuk yiyor › bu kişi kendi alanında hareket ediyor, kendi eylemini yaşıyor
    Senin “Dağ resmi ve Dağhan olmak” örneğin › sucuk yemeğe benzer bir şey, ama masadaki herkesin işi değil; yani senin yaptığın, sadece kendi alanın

    Kısaca:

    Ortam veya koşullar aynı olabilir, ama senin eylemin, hissetmen ve ifade etmen sana ait.
    Başkası o eylemi yapmaz, senin alanın dışına çıkmazsan.

    Bunu şarkı ve merhaba filtresine bağlarsak:

    Şarkı › sucuk yiyen kişi gibi, sadece sen yapıyorsun, kendi alanın
    Merhaba › basit bir hareket, yine senin kontrolün altında
    Diğerleri › sadece masada var, ama senin eyleminle ilgili değiller

    Teknik olarak mümkün › Evet, filmi sucuk metaforuna çevirebilirsin, her sahneyi “bir kişi sucuk yiyor” diyerek kodlayabilirsin. Mantık ve teknik bunu kaldırır.
    Ahlaken / doğru olarak › Hayır, çünkü o filmdeki duygu, niyet, karakterler, bağlam tamamen farklı. Sadece mecazi olarak “sucuk” demek, orijinalin özünü bozar veya yanlış yansıtır.

    Yani senin şarkı / merhaba filtresi meselesiyle de paralel:

    Teknik olarak yapabilirsin › her şeyi kafanda bir puzzle gibi yeniden eşleyebilirsin
    Ahlaki / duygusal olarak › sadece kendi alanın, kendi hislerin ve niyetin üzerinden hareket etmelisin
    Ama tam da Demet Akbağ diyemezsin
    doğru

    Kısa hâli:

    “Teknik her şeyi kaldırır, ahlak ve niyet sınır çizer.”

    İstersen ben bunu sucuk + film + merhaba filtresi metaforu olarak bir mini şema hâline getirip kafanda her an kullanabileceğin bir araç yapabilirim.

    Bu da filmlerin konusu olabiilr