Temel Mesajlar: İlahi Adalet: Allah'ın kimseye zulmetmediği, cezaların işlenen günahlar karşılığında olduğu. Örümcek Evi Misali: Allah'tan başka güçlere dayanmanın, çürük bir örümcek yuvasına sığınmak kadar beyhude ve zayıf olduğu. Hikmetli Yaratılış: Evrenin tesadüf değil, Allah'ın ilmi ve kudretiyle (hak ile) tasarlandığı. Tefekkür: Bu olaylardan ve yaratılıştan sadece inananların ibret alacağı.
En'âm Suresi 38. ayet, yeryüzündeki tüm canlıların ve kuşların tıpkı insanlar gibi birer "ümmet" (topluluk) olduğunu, Allah'ın her şeyi kapsayan ilmiyle hiçbir şeyi eksik bırakmadığını ve tüm canlıların sonunda hesap için Rablerinin huzurunda toplanacağını ifade eder. Bu ayet, hayvanların da bir hayat tarzı olduğunu ve haklarının gözetilmesi gerektiğini vurgular. Kur'an ve Meali Kur'an ve Meali +2 Ayetin Türkçe Meali (Diyanet İşleri): "Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlardan ne varsa, hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet hepsi toplanıp Rablerinin huzuruna getirileceklerdir."
Ankebut Suresi 40-44. ayetleri, geçmiş zalim kavimlerin günahları sebebiyle helak edilişini (taşlanma, ses, yerin dibine geçme, boğulma) ve Allah’ın zulmetmeyip insanların kendi kendilerine zulmettiğini vurgular. Allah'tan başkasını dost edinenlerin durumu, en zayıf ev olan örümcek yuvasına benzetilir; göklerin ve yerin hak ile yaratıldığı bildirilir. Kur'an ve Meali Kur'an ve Meali +5 Ankebut Suresi 40-44 Ayet Mealleri (Özet): 40. Ayet: "Onlardan her birini günahıyla yakaladık; kiminin üzerine taş savuran kasırgalar gönderdik, kimini o korkunç ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı." 41. Ayet: "Allah’tan başkalarını dost edinenler, kendilerine yuva yapan örümceğin durumuna benzerler. Evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!" 42. Ayet: "Allah, onların kendisinden başka nelere el açıp yalvarmakta olduklarını çok iyi bilmektedir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir." 43. Ayet: "İşte biz bu misalleri insanlara veriyoruz. Fakat bunları ancak âlimler (akıl sahipleri) anlar." 44. Ayet: "Allah gökleri ve yeri hak (gerçek) ile yarattı. Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret ve ders vardır."
Hac Suresi'nde "insanlardan öyleleri vardır ki" ifadesiyle, Allah'a gerçek bir imanla değil, çıkara dayalı veya bilgisizce yaklaşımlarla (şüphe, menfaat, inat) kulluk edenler kınanır. Özellikle 11. ayette, başa gelen iyilikte Allah'a şükredip, sıkıntıda sırt dönen "kıyıdan köşeden" inananların ziyanı vurgulanır; 3. ve 8. ayetlerde ise cahilce tartışanlar eleştirilir. Hac Suresi'nde bu ifadeyle dikkat çekilen temel zihniyet yapıları şöyledir: Çıkarcı/Tereddütlü Kulluk (Hac 11): İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah'a bir "yar kenarındaymış" gibi, tereddüt içinde kulluk eder. İşler iyiyse tatmin olur, başına bir bela gelirse hemen yüz çevirir. Bu kişi hem dünyada hem ahirette büyük bir kayba uğramıştır. Bilgisizce/İnatla Tartışma (Hac 3, 8): Bazı insanlar, ilim, rehber veya aydınlatıcı bir kitapları olmaksızın, kibirlenerek Allah hakkında tartışır ve şeytanın peşinden giderler.
zaten insan peygamberine bu duayı ezberle diyemez ve oturup kim cani kim değil hangisi arkadaşı hangisi değil diye tartışılması sakıncalı olduğundan bunlar bir kitapta toplanmış durumda
başka bir konu olmaması gerekir ki o konu güzel olsun konusu "bu" kitaplarımızın kutsal anlamda
benim açımdan böyle bir dünya yani ne okusam kendimle hemfikirim ben zaten
insanlar babasının evinde kocasının evinde
dualar okur
nokta...
sen şarkı ezberle ben belki gelmem sen yazılı yap ben belki geçerim sen sözlüye kaldır ben belki parmak kaldırırım sen beni tahtaya kaldır ben belki buna okul diyorum
bir insanın ses duyması şeytan alametidir
Allah da bu yükü insana yüklemez
ezanlar da okunur
BU FİLM Mİ SİZCE YAZDIKLARIM VEYA HER ŞEY BİR FİLM Mİ
?
Yoksa sanat kadar hafifliği olan izlerken neysen yaparken o olabileceğin bir şey mi
"Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez" ifadesi, Bakara Suresi 286. ayette geçen ve “Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus'ahâ” (Allah, hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez) şeklinde Arapçası bulunan ayettir. Bu ayet, insanların sınavlarında sabır ve güçle donatıldıklarını, zorluklarla başa çıkabilecek potansiyele sahip olduklarını vurgular.
SEN BÜTÜN GÜN ANLAMLI ANLAMSIZ KONUŞSAN BEN DE DİNLEMEK ZORUNDA KALSAM
BİLE (!)
ben bu duayı okuma niyetimi eşit derecede taşımadım mı yani bana da Allah sabır verdi dinledim yani ben de eve gittim kitaptı bu dedim veya kitap bu dedim veya kitap olacaktı dedim ne kitabı dedim dua ezberledim
Sıkıntıdan öldüğüm oldu benim belki ... ama sustum.
Allah bizim ibadetlerimize muhtaç değil ama biz ibadet etmek istiyoruz insanlar olarak
fakat bu durum Allah'ın bana yüklemeyeceği yüklerin bir kitapta toparlanmış hali değil de bir konu olması hoş mu sizce
?
Zuhruf Suresi 43. ayettir: "O halde sana vahyolunan Kur'an'a sımsıkı sarıl! Çünkü sen gerçekten dosdoğru bir yoldasın."
veya
Bu ifade, Hucurât Suresi 12. ayette yer alan, zannın çoğundan sakınmayı, gizlilikleri (tecessüs) araştırmamayı ve gıybet etmemeyi emreden ilahi bir uyarıdır. Gıybet, ölü kardeşinin etini yemeye benzetilerek büyük bir haram olarak nitelendirilmiş; toplumsal huzur için kusur arama ve dedikodudan kaçınma gerekliliği vurgulanmıştır.
BİR FARK MI VAR YANİ ? BİZ DE BÜTÜN GÜN BU DUAYI OKUMADIK MI
Bu açıdan
ben zaten Allah ım annemi babamı müminleri affet
bize dünyada ahirette sevap, helâl işler, afiyet ver
diyen biri olarak
Çağrı filmini izlemiştim
bir kitapta da kimseye dayanamayacağı yük verilmez yazıyordu
bir de kutsal kitapları satın aldım
Benim beynim bunu mu tamamlıyormuş "Allah" dedikçe
Temel Mesajlar:
İlahi Adalet: Allah'ın kimseye zulmetmediği, cezaların işlenen günahlar karşılığında olduğu.
Örümcek Evi Misali: Allah'tan başka güçlere dayanmanın, çürük bir örümcek yuvasına sığınmak kadar beyhude ve zayıf olduğu.
Hikmetli Yaratılış: Evrenin tesadüf değil, Allah'ın ilmi ve kudretiyle (hak ile) tasarlandığı.
Tefekkür: Bu olaylardan ve yaratılıştan sadece inananların ibret alacağı.
beyin bunu mu tamamlıyormuş da ses oluyormuş :
En'âm Suresi 38. ayet, yeryüzündeki tüm canlıların ve kuşların tıpkı insanlar gibi birer "ümmet" (topluluk) olduğunu, Allah'ın her şeyi kapsayan ilmiyle hiçbir şeyi eksik bırakmadığını ve tüm canlıların sonunda hesap için Rablerinin huzurunda toplanacağını ifade eder. Bu ayet, hayvanların da bir hayat tarzı olduğunu ve haklarının gözetilmesi gerektiğini vurgular.
Kur'an ve Meali
Kur'an ve Meali
+2
Ayetin Türkçe Meali (Diyanet İşleri):
"Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlardan ne varsa, hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet hepsi toplanıp Rablerinin huzuruna getirileceklerdir."
Ankebut Suresi 40-44. ayetleri, geçmiş zalim kavimlerin günahları sebebiyle helak edilişini (taşlanma, ses, yerin dibine geçme, boğulma) ve Allah’ın zulmetmeyip insanların kendi kendilerine zulmettiğini vurgular. Allah'tan başkasını dost edinenlerin durumu, en zayıf ev olan örümcek yuvasına benzetilir; göklerin ve yerin hak ile yaratıldığı bildirilir.
Kur'an ve Meali
Kur'an ve Meali
+5
Ankebut Suresi 40-44 Ayet Mealleri (Özet):
40. Ayet: "Onlardan her birini günahıyla yakaladık; kiminin üzerine taş savuran kasırgalar gönderdik, kimini o korkunç ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı."
41. Ayet: "Allah’tan başkalarını dost edinenler, kendilerine yuva yapan örümceğin durumuna benzerler. Evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!"
42. Ayet: "Allah, onların kendisinden başka nelere el açıp yalvarmakta olduklarını çok iyi bilmektedir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir."
43. Ayet: "İşte biz bu misalleri insanlara veriyoruz. Fakat bunları ancak âlimler (akıl sahipleri) anlar."
44. Ayet: "Allah gökleri ve yeri hak (gerçek) ile yarattı. Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret ve ders vardır."
Hac Suresi'nde "insanlardan öyleleri vardır ki" ifadesiyle, Allah'a gerçek bir imanla değil, çıkara dayalı veya bilgisizce yaklaşımlarla (şüphe, menfaat, inat) kulluk edenler kınanır. Özellikle 11. ayette, başa gelen iyilikte Allah'a şükredip, sıkıntıda sırt dönen "kıyıdan köşeden" inananların ziyanı vurgulanır; 3. ve 8. ayetlerde ise cahilce tartışanlar eleştirilir.
Hac Suresi'nde bu ifadeyle dikkat çekilen temel zihniyet yapıları şöyledir:
Çıkarcı/Tereddütlü Kulluk (Hac 11): İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah'a bir "yar kenarındaymış" gibi, tereddüt içinde kulluk eder. İşler iyiyse tatmin olur, başına bir bela gelirse hemen yüz çevirir. Bu kişi hem dünyada hem ahirette büyük bir kayba uğramıştır.
Bilgisizce/İnatla Tartışma (Hac 3, 8): Bazı insanlar, ilim, rehber veya aydınlatıcı bir kitapları olmaksızın, kibirlenerek Allah hakkında tartışır ve şeytanın peşinden giderler.
eminim bütün dünya insanları yasaklanmıştırdır allah ın kuluna yüklemediğini kuluna yüklemekten
zaten insan peygamberine bu duayı ezberle diyemez
ve oturup kim cani kim değil hangisi arkadaşı hangisi değil diye tartışılması sakıncalı olduğundan
bunlar bir kitapta toplanmış durumda
başka bir konu olmaması gerekir ki o konu güzel olsun
konusu "bu" kitaplarımızın kutsal anlamda
inanmak şart
başka bir şartı yok
benim açımdan böyle bir dünya yani
ne okusam kendimle hemfikirim ben zaten
insanlar babasının evinde
kocasının evinde
dualar okur
nokta...
sen şarkı ezberle ben belki gelmem
sen yazılı yap ben belki geçerim
sen sözlüye kaldır ben belki parmak kaldırırım
sen beni tahtaya kaldır ben belki buna okul diyorum
bir insanın ses duyması şeytan alametidir
Allah da bu yükü insana yüklemez
ezanlar da okunur
BU FİLM Mİ SİZCE YAZDIKLARIM
VEYA HER ŞEY BİR FİLM Mİ
?
Yoksa sanat kadar hafifliği olan
izlerken neysen yaparken o olabileceğin bir şey mi
"Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez" ifadesi, Bakara Suresi 286. ayette geçen ve “Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus'ahâ” (Allah, hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez) şeklinde Arapçası bulunan ayettir. Bu ayet, insanların sınavlarında sabır ve güçle donatıldıklarını, zorluklarla başa çıkabilecek potansiyele sahip olduklarını vurgular.
EZBERLEYİN BUNU BANA YETER
SEN BÜTÜN GÜN ANLAMLI ANLAMSIZ KONUŞSAN
BEN DE DİNLEMEK ZORUNDA KALSAM
BİLE (!)
ben bu duayı okuma niyetimi eşit derecede taşımadım mı yani
bana da Allah sabır verdi dinledim yani
ben de eve gittim kitaptı bu dedim
veya kitap bu dedim
veya kitap olacaktı dedim
ne kitabı dedim dua ezberledim
Sıkıntıdan öldüğüm oldu benim belki ... ama sustum.
AMA SENİ DİNLEDİM
HANGİSİ ARAMIZDA BİR BAĞ OLDU *
Biz şimdi Allah'ı övmüş olduk mu yani *
Allah bizim ibadetlerimize muhtaç değil
ama biz ibadet etmek istiyoruz insanlar olarak
fakat bu durum Allah'ın bana yüklemeyeceği yüklerin bir kitapta toparlanmış hali değil de bir konu olması hoş mu sizce
?
Zuhruf Suresi 43. ayettir: "O halde sana vahyolunan Kur'an'a sımsıkı sarıl! Çünkü sen gerçekten dosdoğru bir yoldasın."
veya
Bu ifade, Hucurât Suresi 12. ayette yer alan, zannın çoğundan sakınmayı, gizlilikleri (tecessüs) araştırmamayı ve gıybet etmemeyi emreden ilahi bir uyarıdır. Gıybet, ölü kardeşinin etini yemeye benzetilerek büyük bir haram olarak nitelendirilmiş; toplumsal huzur için kusur arama ve dedikodudan kaçınma gerekliliği vurgulanmıştır.
BİR FARK MI VAR YANİ ?
BİZ DE BÜTÜN GÜN BU DUAYI OKUMADIK MI
-amaç
-saat
-inanç
-sevgi
-görev
-hak
-niyet
-adet
-alışkanlık
-nasihat
gibi binlerce nedenlerle ?