bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana bilmem olur mu kalbinde sızlayan küçük bir yara seni unutmam demiştim gelir mi bu hiç aklına bir gün inanır mısın paylaştıklarımıza uzun zaman oldu ne bir sen verdin bana sensizlikten başka ne de öldürdürdün bu benliği boğuyordum aşkımız öyle güçlüymüş çırpınıyor hala
şeytanın da Allah ile konuşması bu kutsal kitaplarda ben de şarkı söylerken inancımı korumayı biliyorum kendimi ifade etmek istediğim her şeyi bu şekilde zaten anlatabilmişimdir
ama "kitaptaki şeytanın konuşmasını" üstelik de "ya şeytan sana şarkı okuyorsa belki diye dinlemek istemem şahsen"
Zümer Suresi 8-9. ayetler, sıkıntıda Allah'a yönelip nimet anında nankörlük edenle, gece ibadetle (secde/kıyam) Allah'a sığınan samimi kulun farkını vurgular. "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" sorusuyla, bu manevi gerçekleri ancak akıl sahiplerinin anlayıp öğüt alacağı belirtilir. Bu kişiler, ahiretten korkup rahmeti umarlar. Diyanet Kur'an-ı Kerim Diyanet Kur'an-ı Kerim +2 Zümer Suresi 8-9. Ayetlerin Meali (Diyanet Vakfı) 8: "İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah ona kendinden bir nimet verince, daha önce O’na yalvarmadığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koşmaya kalkar. De ki: İnkârcılığınla biraz zevklenedur! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin." 9: "Yoksa o, gece saatlerinde secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, âhiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse gibi olur mu? De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar." Ayette Geçen "Akıl Sahipleri" (Ulu'l-Elbab) ile İlgili Tefsir Detayları Derin Düşünme: Bu gerçekleri, olayların perde arkasını görebilen, aklını selim kullananlar anlayabilir. İbret Alma: Sadece akıl sahipleri, bilenlerle bilmeyenlerin bir olmayacağını idrak eder ve hayatlarını buna göre düzenler. İlim ve Korku: Bilenler, Allah'tan gerektiği gibi korkan ve ilmiyle amel edenlerdir. Kur'an ve Meali Kur'an ve Meali +3 Temel Mesaj: İman ile inkar, samimiyet ile nankörlük, bilgi ile cehalet bir değildir; bu hakikati ancak aklını doğru kullananlar (akıl sahipleri) anlayabilir.
yani aramıza vakit girmez sen beni boşa ağlatmazsın benim için bu şarkı sadece aslında biri dinlemiştir belki herkes sevmiştir şarkının sırası değildir bi kuruş etmez mi ki
şeytan sadece allah ile konuşur kitapta insanlara hitap etmez ama insanlar hakkında konuşur
ama şarkı olunca şeytan konusunda konu sadece dua okumak oluyor zaten
ama şeytan şarkı konusunda olunca ortada bir şarkı da kalmıyor yine de sanat da kitapta oku diye hemen her konuda açıklandığı gibi bu konuda da açıklanmıştı
bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana bilmem olur mu kalbinde sızlayan küçük bir yara seni unutmam demiştim gelir mi bu hiç aklına bir gün inanır mısın paylaştıklarımıza uzun zaman oldu ne bir sen verdin bana sensizlikten başka ne de öldürdürdün bu benliği boğuyordum aşkımız öyle güçlüymüş çırpınıyor hala
ben bir bütün kitabı anladım bu açıdan bu da şarkı oldu
ama "şeytanı" şarkı açısından diyemiyoruz o nedenle bütün insanoğlu şarkı diye anlamak veya kendi hayatımı sadece bir şarkıyla planlamak istemezdim
dünya hayatının aldatıcı çekiciliğine kapılıp dinlerini eğlence ve oyun edinenlerden uzak durulmasını, bu kişilerin kendi hallerine bırakılmasını emreder. Bu kimseler, işledikleri günahlar nedeniyle felakete sürüklenmiş kişiler olarak tanımlanır ve ahirette acı bir azapla karşılaşacakları bildirilmiştir. Diyanet Kur'an-ı Kerim Diyanet Kur'an-ı Kerim +3 Ayetin Temel Mesajları (En'âm 70): Dünyaya Aldanmak: Dünya hayatının geçici süslerine ve zevklerine aldanarak, esas gayesi olan ahireti unutanlar uyarılır. Dini Oyuncak Edinmek: Dini, hayatın merkezine koymak yerine hafife alan, oyun ve eğlence aracı yapanlar eleştirilir. Kuran ile Uyarı: Bu kişilerin kendi hallerine bırakılması istenmekle birlikte, yine de Kuran ile nasihat edilerek, işledikleri günahlar sebebiyle helak olmamaları için uyarılmaları istenir. Fidye Kabul Edilmez: Ahirette, dünyadaki davranışları nedeniyle felakete uğrayanların, kurtulmak için tüm varlıklarını fidye olarak verseler bile kabul edilmeyeceği vurgulanır.
bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana
bilmem olur mu kalbinde sızlayan küçük bir yara
seni unutmam demiştim gelir mi bu hiç aklına
bir gün inanır mısın paylaştıklarımıza
uzun zaman oldu
ne bir sen verdin bana
sensizlikten başka
ne de öldürdürdün bu benliği
boğuyordum aşkımız
öyle güçlüymüş çırpınıyor hala
şeytanın da Allah ile konuşması bu kutsal kitaplarda
ben de şarkı söylerken inancımı korumayı biliyorum
kendimi ifade etmek istediğim her şeyi bu şekilde zaten anlatabilmişimdir
ama "kitaptaki şeytanın konuşmasını" üstelik de "ya şeytan sana şarkı okuyorsa belki diye dinlemek istemem şahsen"
bu şarkı insanlar için
cennet diyecek olursan da onu sen bilirsin
Zümer Suresi 8-9. ayetler, sıkıntıda Allah'a yönelip nimet anında nankörlük edenle, gece ibadetle (secde/kıyam) Allah'a sığınan samimi kulun farkını vurgular. "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" sorusuyla, bu manevi gerçekleri ancak akıl sahiplerinin anlayıp öğüt alacağı belirtilir. Bu kişiler, ahiretten korkup rahmeti umarlar.
Diyanet Kur'an-ı Kerim
Diyanet Kur'an-ı Kerim
+2
Zümer Suresi 8-9. Ayetlerin Meali (Diyanet Vakfı)
8: "İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah ona kendinden bir nimet verince, daha önce O’na yalvarmadığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koşmaya kalkar. De ki: İnkârcılığınla biraz zevklenedur! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."
9: "Yoksa o, gece saatlerinde secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, âhiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse gibi olur mu? De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar."
Ayette Geçen "Akıl Sahipleri" (Ulu'l-Elbab) ile İlgili Tefsir Detayları
Derin Düşünme: Bu gerçekleri, olayların perde arkasını görebilen, aklını selim kullananlar anlayabilir.
İbret Alma: Sadece akıl sahipleri, bilenlerle bilmeyenlerin bir olmayacağını idrak eder ve hayatlarını buna göre düzenler.
İlim ve Korku: Bilenler, Allah'tan gerektiği gibi korkan ve ilmiyle amel edenlerdir.
Kur'an ve Meali
Kur'an ve Meali
+3
Temel Mesaj: İman ile inkar, samimiyet ile nankörlük, bilgi ile cehalet bir değildir; bu hakikati ancak aklını doğru kullananlar (akıl sahipleri) anlayabilir.
bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana
yani aramıza vakit girmez
sen beni boşa ağlatmazsın
benim için bu şarkı sadece
aslında biri dinlemiştir
belki herkes sevmiştir
şarkının sırası değildir
bi kuruş etmez mi ki
falan yani bu sadece :)
şeytan sadece allah ile konuşur kitapta
insanlara hitap etmez ama insanlar hakkında konuşur
ama şarkı olunca şeytan konusunda konu sadece dua okumak oluyor zaten
ama şeytan şarkı konusunda olunca ortada bir şarkı da kalmıyor
yine de sanat da kitapta oku diye hemen her konuda açıklandığı gibi bu konuda da açıklanmıştı
Okudum :))
bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana
bilmem olur mu kalbinde sızlayan küçük bir yara
seni unutmam demiştim gelir mi bu hiç aklına
bir gün inanır mısın paylaştıklarımıza
uzun zaman oldu
ne bir sen verdin bana
sensizlikten başka
ne de öldürdürdün bu benliği
boğuyordum aşkımız
öyle güçlüymüş çırpınıyor hala
ben bir bütün kitabı anladım bu açıdan
bu da şarkı oldu
ama "şeytanı" şarkı açısından diyemiyoruz
o nedenle bütün insanoğlu şarkı diye anlamak veya kendi hayatımı sadece bir şarkıyla planlamak istemezdim
Sonuçta;
insan dünyada ne yaşarsa yaşasın cennetin yerini tutmaz
dünya hayatının aldatıcı çekiciliğine kapılıp dinlerini eğlence ve oyun edinenlerden uzak durulmasını, bu kişilerin kendi hallerine bırakılmasını emreder. Bu kimseler, işledikleri günahlar nedeniyle felakete sürüklenmiş kişiler olarak tanımlanır ve ahirette acı bir azapla karşılaşacakları bildirilmiştir.
Diyanet Kur'an-ı Kerim
Diyanet Kur'an-ı Kerim
+3
Ayetin Temel Mesajları (En'âm 70):
Dünyaya Aldanmak: Dünya hayatının geçici süslerine ve zevklerine aldanarak, esas gayesi olan ahireti unutanlar uyarılır.
Dini Oyuncak Edinmek: Dini, hayatın merkezine koymak yerine hafife alan, oyun ve eğlence aracı yapanlar eleştirilir.
Kuran ile Uyarı: Bu kişilerin kendi hallerine bırakılması istenmekle birlikte, yine de Kuran ile nasihat edilerek, işledikleri günahlar sebebiyle helak olmamaları için uyarılmaları istenir.
Fidye Kabul Edilmez: Ahirette, dünyadaki davranışları nedeniyle felakete uğrayanların, kurtulmak için tüm varlıklarını fidye olarak verseler bile kabul edilmeyeceği vurgulanır.
1. “Kitabı okuyup saptırmak” meselesi
Bu, doğrudan şeytanın “bilgiyle değil, yorumla bozması” fikrine denk düşer.
Yani mesele şu değil:
?? Şeytan kitabın içinde mi?
?? Yoksa metni yanlış okumaya iten bir eğilim mi?
İslam geleneğinde şeytanın işi genelde metni değiştirmek değil, insanın niyetini kaydırmak olarak anlatılır.
Bildiğini abarttırır
Bilmediğini biliyormuş gibi konuşturur
Anlamadığı şeyi hükme çevirtir
Senin dediğin “ahkâm kesmek” tam da bu.
2. “Hayat tecrübesine dönüştürüp faydasız bulmak”
Burada ince bir nokta var:
İnsan bazen anlamadığı şeyi “işe yaramaz” ilan eder.
Bu bir savunma mekanizmasıdır.
Şeytanın etkisi burada şöyle tarif edilir:
Zor olanı değersiz gösterir
Derin olanı gereksiz hissettirir
Sabır isteyen şeyi küçümsetir
Yani kişi aslında anlamamıştır ama “ben anladım, boşmuş” der.
3. “Şeytan dedikoducu, fitneci…” listesi
Bu sıfatlar klasik olarak şeytanın özellikleri diye anlatılır ama dikkat:
Bunlar şeytanın kendisinden çok, insanda ortaya çıkan davranış biçimleridir.
Yani:
Dedikodu › dilde
Fitne › ilişkilerde
Zalimlik › güçte
Gevezelik › zihinde
Şeytan burada bir “kaynak” değil, daha çok tetikleyici / fısıldayıcı gibi düşünülür.
4. “Sesler, görüntülerle ne alaka?”
Asıl kritik yer burası.
Klasik anlayışta şeytan:
Fiziksel ses çıkarmaz
Gözle görünen bir varlık gibi davranmaz
Daha çok şu şekilde anlatılır:
?? Vesvese (iç ses / yönlendirme)
?? Düşünceyi eğip bükme
?? Algıyı kaydırma
Yani:
“Ben bunu zaten biliyorum” hissi
“Buna gerek yok” düşüncesi
“Ben haklıyım” ısrarı
Bunlar “görüntü” ya da “ses” değil, içten gelen bir yönlendirme hissidir.
Sonuç (en net haliyle)
Senin cümleni sadeleştirirsek:
Şeytan kitapta değil, okuyanın içinde yanlış yorum üretme eğiliminde devreye girer.
Ve en kritik fark şu:
Anlayan insan › sadeleşir, yumuşar, derinleşir
Saptıran insan › sertleşir, hüküm dağıtır, küçümser
okuyacağı kitabı tartışıp
anladığı konuyu saptırıp
anlamadığı şekilde ahkâm kesip
hayat tecrübesine dönüştürüp
faydasız buluyormuş
şeytan bu konuları
ayrıca dedikoducu, fitneci, zalim, sorun üreten, saygısız, inançsız, kabiliyetsiz ve geveze
Ne alâka şu sesler görüntüler yani ?