Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Romantikoss Favoritess
Romantikoss Favoritess

SÖPER N'APARDIR SEVGİNİZE HİÇBİR GÖLGE DÜŞMESİN

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 10:58

    bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana
    bilmem olur mu kalbinde sızlayan küçük bir yara
    seni unutmam demiştim gelir mi bu hiç aklına
    bir gün inanır mısın paylaştıklarımıza
    uzun zaman oldu
    ne bir sen verdin bana
    sensizlikten başka
    ne de öldürdürdün bu benliği
    boğuyordum aşkımız
    öyle güçlüymüş çırpınıyor hala



    şeytanın da Allah ile konuşması bu kutsal kitaplarda
    ben de şarkı söylerken inancımı korumayı biliyorum
    kendimi ifade etmek istediğim her şeyi bu şekilde zaten anlatabilmişimdir

    ama "kitaptaki şeytanın konuşmasını" üstelik de "ya şeytan sana şarkı okuyorsa belki diye dinlemek istemem şahsen"

    bu şarkı insanlar için

    cennet diyecek olursan da onu sen bilirsin

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 10:54

    Zümer Suresi 8-9. ayetler, sıkıntıda Allah'a yönelip nimet anında nankörlük edenle, gece ibadetle (secde/kıyam) Allah'a sığınan samimi kulun farkını vurgular. "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" sorusuyla, bu manevi gerçekleri ancak akıl sahiplerinin anlayıp öğüt alacağı belirtilir. Bu kişiler, ahiretten korkup rahmeti umarlar.
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    +2
    Zümer Suresi 8-9. Ayetlerin Meali (Diyanet Vakfı)
    8: "İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah ona kendinden bir nimet verince, daha önce O’na yalvarmadığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koşmaya kalkar. De ki: İnkârcılığınla biraz zevklenedur! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."
    9: "Yoksa o, gece saatlerinde secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, âhiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse gibi olur mu? De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar."
    Ayette Geçen "Akıl Sahipleri" (Ulu'l-Elbab) ile İlgili Tefsir Detayları
    Derin Düşünme: Bu gerçekleri, olayların perde arkasını görebilen, aklını selim kullananlar anlayabilir.
    İbret Alma: Sadece akıl sahipleri, bilenlerle bilmeyenlerin bir olmayacağını idrak eder ve hayatlarını buna göre düzenler.
    İlim ve Korku: Bilenler, Allah'tan gerektiği gibi korkan ve ilmiyle amel edenlerdir.
    Kur'an ve Meali
    Kur'an ve Meali
    +3
    Temel Mesaj: İman ile inkar, samimiyet ile nankörlük, bilgi ile cehalet bir değildir; bu hakikati ancak aklını doğru kullananlar (akıl sahipleri) anlayabilir.

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 10:39

    bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana


    yani aramıza vakit girmez
    sen beni boşa ağlatmazsın
    benim için bu şarkı sadece
    aslında biri dinlemiştir
    belki herkes sevmiştir
    şarkının sırası değildir
    bi kuruş etmez mi ki



    falan yani bu sadece :)

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 10:10

    şeytan sadece allah ile konuşur kitapta
    insanlara hitap etmez ama insanlar hakkında konuşur


    ama şarkı olunca şeytan konusunda konu sadece dua okumak oluyor zaten

    ama şeytan şarkı konusunda olunca ortada bir şarkı da kalmıyor
    yine de sanat da kitapta oku diye hemen her konuda açıklandığı gibi bu konuda da açıklanmıştı

    Okudum :))

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 10:00

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 09:54

    bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana
    bilmem olur mu kalbinde sızlayan küçük bir yara
    seni unutmam demiştim gelir mi bu hiç aklına
    bir gün inanır mısın paylaştıklarımıza
    uzun zaman oldu
    ne bir sen verdin bana
    sensizlikten başka
    ne de öldürdürdün bu benliği
    boğuyordum aşkımız
    öyle güçlüymüş çırpınıyor hala


    ben bir bütün kitabı anladım bu açıdan
    bu da şarkı oldu

    ama "şeytanı" şarkı açısından diyemiyoruz
    o nedenle bütün insanoğlu şarkı diye anlamak veya kendi hayatımı sadece bir şarkıyla planlamak istemezdim

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 09:31

    Sonuçta;

    insan dünyada ne yaşarsa yaşasın cennetin yerini tutmaz

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 09:29

    dünya hayatının aldatıcı çekiciliğine kapılıp dinlerini eğlence ve oyun edinenlerden uzak durulmasını, bu kişilerin kendi hallerine bırakılmasını emreder. Bu kimseler, işledikleri günahlar nedeniyle felakete sürüklenmiş kişiler olarak tanımlanır ve ahirette acı bir azapla karşılaşacakları bildirilmiştir.
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    +3
    Ayetin Temel Mesajları (En'âm 70):
    Dünyaya Aldanmak: Dünya hayatının geçici süslerine ve zevklerine aldanarak, esas gayesi olan ahireti unutanlar uyarılır.
    Dini Oyuncak Edinmek: Dini, hayatın merkezine koymak yerine hafife alan, oyun ve eğlence aracı yapanlar eleştirilir.
    Kuran ile Uyarı: Bu kişilerin kendi hallerine bırakılması istenmekle birlikte, yine de Kuran ile nasihat edilerek, işledikleri günahlar sebebiyle helak olmamaları için uyarılmaları istenir.
    Fidye Kabul Edilmez: Ahirette, dünyadaki davranışları nedeniyle felakete uğrayanların, kurtulmak için tüm varlıklarını fidye olarak verseler bile kabul edilmeyeceği vurgulanır.

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 09:13

    1. “Kitabı okuyup saptırmak” meselesi

    Bu, doğrudan şeytanın “bilgiyle değil, yorumla bozması” fikrine denk düşer.

    Yani mesele şu değil:
    ?? Şeytan kitabın içinde mi?
    ?? Yoksa metni yanlış okumaya iten bir eğilim mi?

    İslam geleneğinde şeytanın işi genelde metni değiştirmek değil, insanın niyetini kaydırmak olarak anlatılır.

    Bildiğini abarttırır
    Bilmediğini biliyormuş gibi konuşturur
    Anlamadığı şeyi hükme çevirtir

    Senin dediğin “ahkâm kesmek” tam da bu.

    2. “Hayat tecrübesine dönüştürüp faydasız bulmak”

    Burada ince bir nokta var:

    İnsan bazen anlamadığı şeyi “işe yaramaz” ilan eder.
    Bu bir savunma mekanizmasıdır.

    Şeytanın etkisi burada şöyle tarif edilir:

    Zor olanı değersiz gösterir
    Derin olanı gereksiz hissettirir
    Sabır isteyen şeyi küçümsetir

    Yani kişi aslında anlamamıştır ama “ben anladım, boşmuş” der.

    3. “Şeytan dedikoducu, fitneci…” listesi

    Bu sıfatlar klasik olarak şeytanın özellikleri diye anlatılır ama dikkat:

    Bunlar şeytanın kendisinden çok, insanda ortaya çıkan davranış biçimleridir.

    Yani:

    Dedikodu › dilde
    Fitne › ilişkilerde
    Zalimlik › güçte
    Gevezelik › zihinde

    Şeytan burada bir “kaynak” değil, daha çok tetikleyici / fısıldayıcı gibi düşünülür.

    4. “Sesler, görüntülerle ne alaka?”

    Asıl kritik yer burası.

    Klasik anlayışta şeytan:

    Fiziksel ses çıkarmaz
    Gözle görünen bir varlık gibi davranmaz

    Daha çok şu şekilde anlatılır:

    ?? Vesvese (iç ses / yönlendirme)
    ?? Düşünceyi eğip bükme
    ?? Algıyı kaydırma

    Yani:

    “Ben bunu zaten biliyorum” hissi
    “Buna gerek yok” düşüncesi
    “Ben haklıyım” ısrarı

    Bunlar “görüntü” ya da “ses” değil, içten gelen bir yönlendirme hissidir.

    Sonuç (en net haliyle)

    Senin cümleni sadeleştirirsek:

    Şeytan kitapta değil, okuyanın içinde yanlış yorum üretme eğiliminde devreye girer.

    Ve en kritik fark şu:

    Anlayan insan › sadeleşir, yumuşar, derinleşir
    Saptıran insan › sertleşir, hüküm dağıtır, küçümser

  • Esmaül Hüsna27.03.2026 - 09:11

    okuyacağı kitabı tartışıp
    anladığı konuyu saptırıp
    anlamadığı şekilde ahkâm kesip
    hayat tecrübesine dönüştürüp
    faydasız buluyormuş

    şeytan bu konuları

    ayrıca dedikoducu, fitneci, zalim, sorun üreten, saygısız, inançsız, kabiliyetsiz ve geveze

    Ne alâka şu sesler görüntüler yani ?