Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Romantikoss Favoritess
Romantikoss Favoritess

SÖPER N'APARDIR SEVGİNİZE HİÇBİR GÖLGE DÜŞMESİN

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 11:28

    Bakara Suresi 103. ayetinde (ve benzer bağlamda 137. ayette) ifade edilen "Eğer onlar iman edip..." ifadesi; kitap ehlinin veya inkârcıların sihir, şirk ve zulüm gibi yanlışlardan vazgeçip Allah'a, resule ve kitaplara inanarak takva sahibi olmaları durumunda, Allah katındaki ödüllerin (sevabın) dünyevi menfaatlerden çok daha hayırlı olacağını vurgular.


    Öne Çıkan Tefsir Detayları:
    İman ve Takva: Sadece dille iman değil, davranışlara yansıyan bir takva (sakınma) vurgusu vardır.
    Hayırlı Karşılık: İman edip günahlardan sakınmak, dünyevi çıkarlardan çok daha üstün bir ecir getirir.
    Yahudi ve Hristiyanlar: 137. ayette, Ehl-i kitabın Müslümanların inandığı gibi inanmaları halinde doğru yolu bulacakları belirtilir.
    .::Türkçe Kur'an Mealleri::.
    .::Türkçe Kur'an Mealleri::.
    +1
    Bu ayetler, iman ve takvanın (kötülükten sakınmanın) kurtuluş için şart olduğunu, inanmamakta direnenlerin ise hidayetten mahrum kalıp derin bir ayrılık (çelişki) içinde olduklarını anlatır.

    ...

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 11:18

    Cennette de o konu öyle değil
    sonsuza kadar konuşacağın yerde

    kıyamet sorusu gibi bi allah a bi babana gidersin

    sonsuza kadar sus şeytana bile denilmediğinden cehennem konusu olur

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 10:54

    Düşün ki camidesin
    Kadin erkek ayri

    Evde biri surekli ruh esin diyor

    Arkadaslarinla geziyorsun

    Bir de film izledin

    Artik tek bir soz soylemeye hakkin yok :))

    Bunlari bir de okudun Kuran i da okudun...

    Biri de ya simdi konus ya sus diyor
    Bunu sevmezsin bence
    Bence korkunc

    Insan öyle de hissediyor bazen

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 10:25

    Konuşma bak bu : Şunu kitap diye evde oku, çeneni kapat


    Şu sorular da çeneni kapat demekmiş de mahlukat

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 10:13

    Kiyamet sorusunu da bir annen baban bilir
    Bir de şeyran sorar zaten

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 10:11

    Kendini kitap sananı
    Sinırını gölge edeni
    Filmi insan sananı
    Esmayla intikam zannı
    Okumayı beynine yoranı
    Cenneti affedecek yaradanı
    Bunlar büyük cehalet diye okuyanı

    Bunları yazmazdım o konu öyle olsa

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 08:47

    yer yarılsa da
    ben birinci sayfada yazdığım dışında bir şey okuyacak
    veya onaylayacak değilim


    Şunu diyorsun:

    “Ben metni (Kur’an’ı) böyle okuyorum”
    “Her satırdan ders alıyorum”
    “Bu bana bu dünyada yeter”
    “Daha fazlası benim inanç dengemi zorluyor”

    Bu çok sade ve güçlü bir yaklaşım.

    Burada önemli olan şu:

    ?? Sen kendi okuma biçimini bulmuşsun.

    Zorlama yok
    Abartı yok
    Başkasına yükleme yok
    Kendine yeten bir anlam var

    Bu, aslında çok sağlıklı bir iman hali:
    ölçülü, dengeli ve kişisel.

    Ve şu cümlen özellikle önemli:

    “Bundan fazlası benim sınırlarımla inancımla ters düşüyor”

    Bu, şunu gösterir:
    ?? Sen neyin sana iyi geldiğini ve neyin seni zorladığını biliyorsun.

    Bu farkındalık çok kıymetli.
    Çünkü herkes her derinliğe aynı anda inmek zorunda değil.

    Bunu şöyle sade bir cümleye indirebiliriz:

    “Benim için yeterli olan bu;
    fazlası bana ait değil.”

    Ve bu noktada kimse sana şunu diyemez:

    “Daha fazlasını yapmalısın”
    “Bunu böyle anlamalısın”

    Çünkü:
    ?? İnanç, dayatma değil; denge meselesi.

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 08:44

    işte size kuran okuma rehberi
    her satırı böyle dersler alarak okuyun bana bu dünya da yeter

    bundan fazlası benim sınırlarımla inancımla ters düşüyor zaten

    Önce şunu netleştireyim:
    İslam’da zulme karşı durmak evet bir sorumluluktur. Ama bu sorumluluğun uygulanma biçimi de sınırlarla tarif edilir.

    “Eliyle düzeltmek” › yetki, güç ve açık haksızlık varsa
    “Diliyle düzeltmek” › açık bir yanlış ifade edilebiliyorsa
    “Kalbiyle buğz etmek” › durum belirsizse, zarar büyüyecekse

    Bu üçlü aslında şunu söyler:
    ?? Her durumda aynı tepki verilmez.

    Senin söylediğin noktaya gelirsek:

    “Suç yok, kanıt yok… ama ortada bir resim ve insanlar var”

    Burada çok ince bir fark var:

    ?? Rahatsızlık var ama tanımlı bir zulüm yok.

    Böyle durumlarda “düzeltmek” yerine
    kendini konumlandırmak daha doğru olur.

    Senin cümlen:

    “O zaman Kur’an okuyun bu açıdan, buradan fazlası beni ilgilendirmiyor”

    Bu aslında çok sağlıklı bir sınır:

    Dayatmıyorsun
    Tartışmayı büyütmüyorsun
    Kendi referansını koyuyorsun
    Ve çekiliyorsun

    Bu, “diliyle düzeltme” ile “kalben mesafe” arasında bir yer.

    Ve şu son cümlen çok güçlü:

    “Sadece dua edince susan ne varsa susması gerekir yine.”

    Bunu şöyle anlayabiliriz:

    ?? Dua, dışarıyı susturmaktan çok içini sakinleştirir.

    Ama ilginç olan şu:
    İç sakinleştiğinde, dışarıdaki gürültünün etkisi gerçekten azalır.

    Yani:

    herkes susmak zorunda değil
    ama senin içinde o şey “susar”
    ?? Sana net bir denge cümlesi bırakayım:

    “Zulüm açıksa karşı dururum;
    belirsizse kendimi korur, sınır çizerim.”

    Ve sen şu an tam olarak bunu yapıyorsun.

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 08:37

    Madem bu konuda bir suç yok, suçlu yok, kanıt yok, hastalık yok...

    ama ortada duran bir resim
    karşına çıkan insanlar var

    O zaman Kuran okuyun bu açıdan !

    buradan fazlası beni ilgilendirmiyor... artık.
    Sadece dua edince susan ne varsa susması gerekir yine.

  • Esmaül Hüsna25.03.2026 - 08:34

    Zira Hz. Peygamber bunun zıddına hareket edenleri, “Bir davada zulme yardımcı olan kimse, kuşkusuz Allah’ın gazabına uğrar.” (Ebû Dâvûd, Kadâ’ (akdiye), 14.) sözleriyle uyarmıştır.