Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Güneşli Melek
Güneşli Melek

"KUSURA BAKMAMAK" GİBİ, BÜYÜK BİR KUSURUM VAR...

  • güneşe aşık olan kardan adam12.01.2023 - 07:49



    Kendi celladına sevdalı, DERSİM gibi...


  • Birine Seslenin11.01.2023 - 23:03



    Hangi türküye uzansam, suskunum sana
    Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
    Tut ki vurulmuşum
    Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
    Bir saçlarının rüzgarına
    Bir de ağzının kıyılarına konmuşum
    Hangi dalga silebilir beni senden
    Hangi kasırga koparabilir
    Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
    Coşkuların her şahlanışında
    Sana deprem deprem susmuşum
    Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum...

    Adnan Yücel


  • Pax Amarna11.01.2023 - 20:09



    "Sevgi yalnız bir insana bağlılık değildir, bir tutumdur.Kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren, bir kişilik yapısıdır."

    İnsanın sevgi dolu olması, dünyaya, etrafındaki "şey"lere (insan, nesne, doğa, hayvanlar) sevgi duyması bence de kişilik yapısıyla ilgilidir. Pozitif/olumlu insan yapısının da göstergesidir bana göre.. Sürekli şikayet eden insanlar bu tanıma uymazlar ve kolay kolay mutlu ol/a/mazlar. Çünkü her çözüme (!) mutlaka bir sorun bulurlar..

    Sevgi daha geneldir..
    Tek bir kimseye duyulan ve kesinlikle bencil olan AŞKtır...


  • Pax Amarna11.01.2023 - 15:50



    İLK AŞK MEKTUBU

    Mezopotamya’nın Niffer Vadisi’nde 1889 - 1900 yılları arasında , Philadelphia Üniversitesi profesörlerinden Hermann VolrathHilprecht, bir kazı yaptı. Bu kazı sırasında pek çok taş levha bulundu ve levhalar o zamanki toprak sahibi olan Osmanlı İmparatorluğu'na teslim edildi. Uzun yıllar sonra sırları çözülen bu çivi yazılı taşların biri, herkesi hayrete düşürdü. Çünkü bu taş levha, "dünyanın ilk aşk mektubu" olarak tarihe geçti . Hem de Sümer Medeniyeti’nin en büyük kral ve kraliçesinin aşkını anlatan bir mektup…

    Bu aşkın hikayesine gelince:

    Milattan önce 2.300 – 2.500 yılları arasında Mezopotamya’da yaşayan ve şahane bir güzelliğe sahip olan Enlil adında Sümerli bir rahibe, Kral Su-Sin’e aşıktı. Sümerlilerin yeni yıl bayramında, tesadüfen kralın gözüne çarparak onunla evlenmeye muvaffak oldu. Evlendiği gün de aşk ateşi ile sevgilisi krala bir şiir yazdı.

    Gerçek sevginin sembolü olan şiir, sarayda o kadar beğenildi ki, daha sonra o devrin en ünlü musiki üstadları tarafından bestelendi ve kısa zamanda halk arasına kadar yayılarak ebedileşti…

    4.500 yıl önce çivi yazısıyla yazılan dünyanın ilk aşk mektubu, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunuyor.

    Aşkını taşlara kazıtan güzel rahibe Enlil, mektubunda şöyle yazıyor:

    ”Güveyi, kalbimin sevgilisi,
    senin güzelliğin fazladır, bal gibi tatlı
    beni büyüledin,
    senin önünde titreyerek durayım,
    güveyi, seni okşayayım,
    benim kıymetli okşayışım baldan hoştur,
    bağışla bana okşayışlarını,
    benim beyim tanrım,
    benim beyim baygınlığım,
    Enlil’in kalbini memnun eden Su-Sin’im,
    bağışla bana okşayışlarını.”


    (Amarna, şarkın çok güzelmiş, teşekkürler)


  • nasılsın11.01.2023 - 09:21



    Geveze suskunluklardan geliyorum. Dalga dalga büyüyen kelimelerden kentler kuruyorum.. Ne söylesem, ne kadar anlatsam az gelir. Beni, ben söylemeden de duy istiyorum...

    İçimi dinliyoRuhum...

    Sen nasılsın?


  • Pax Amarna10.01.2023 - 18:20



    Sevgili Amarna,

    Senin güzel yüreğinden dökülen, güzel sözlerin ruhumu okşadı adeta. Teşekkür ederim..

    Aynı hislerle sana yaklaştığımı, her paylaşımını ilgiyle takip ettiğimi bilmeni isterim.
    Saygı ve sevgi karşılıklı... Senin de nezaketin, duruşun, birikimin ve bunu sunma biçimin çok kıymetli.. Artsın, eksilmesin motivasyonun..
    Biz, birbirimizi anlıyoruz :))

    Sevgiler... :)






  • Alıpbaşını uzaklara gitmek isteyenler kulübü ;)10.01.2023 - 18:05



    Sevgili Elif,
    Sesine, dost yüreğine sağlık..
    Kocaman gülümsedim, çok mutlu oldum.. :))

    Ve kocaman sarıldım dost yürekli kadın..





  • Pax Amarna10.01.2023 - 13:14



    Merhabalar :))

    Güneşin hiç batmadığı, göndermelerin asla gölgede kalmadığı, kardan heykelin cinsiyetinin olmadığı tüm kardeş topraklara selamlar...

    Amarna, sana sabah çektiğim kor kızılı göndereyim :))


  • Birine Seslenin10.01.2023 - 08:00



    Hangi güzelliği özlesem, suskunum sana
    Yürek boşluğunda bir of kadar suskun
    Özlüyorum seni, masmavi
    Koşuyorum sana, bembeyaz
    Ve kahroluyorum bir anda, kapkara
    Ah oluyorum
    Of oluyorum
    Ve susuyorum...
    Oysa haykırabilsem
    Işık yumağı bir pınar olur soluğum...

    Adnan Yücel


  • serbest kürsü10.01.2023 - 00:39






    Mezopotamya’yım ben;
    Damarlarım su ve nehir,
    Hayatım kavga, mevzum kan,
    Dilim edebi, sözüm ebedi.
    Her zaman bir şairin, bir vakanüvisin sözünden çok
    Gılgamış’ın dudaklarında bir zaman,
    Kadim nehrin kenarında
    Nemrud’un zihninde,
    Yunus’un ruhunda,
    Tufan ülkesinde İbrahim’in yüreğinde.
    Açın mukaddes kitapların sayfalarını,
    Açın yaşayan ruhların kapısını,
    Oralardayım ben,
    Orada yankılanıyor sesim.

    Dinleyin beni,
    Güneşten ve felaketlerden kavrulan toprağın sesini dinleyin.
    Tohumum, doğumum, açan tomurcuğum, saadetim,
    Arzuyum, sevdayım, hepsiyim ben.
    Ateşim, yangınım, yıkılışım, nefretim, düşmanlığım,
    Hepsiyim ben.
    Bütün köklerimde, yanık toprağın bütün derinliklerinde,
    Her şey benimle başlar, benimle söner her şey.

    Gün vardı, hasretim bir damla yağmur,
    Serin bir gün, gür bir ses, berrak bir avaz,
    Görkemli buğday başakları, arpanın, darının.

    Hasretim, dut ağacının yaprağında bir damla su.
    Palmiye ağaçlarında, rüzgârsız hurma ağacında, sessiz.
    Harabelerde ot bitmiyor,
    Telli turnalar ötmüyor, leylekler yuvasız,
    Geceler kara, günler ağır;
    Yanık toprağın sesine kulak verin,
    Çığlık, göğsümde ölüm kılıcı gibi yangın;
    Paslı mızraklar, kılıçlar, hançer ve oklar,
    Hepsi yüreğime saplı.
    Ve ben sessiz, mezarsız, başucumda taş yok.
    Nerede Semiramis bahçeleri, Sanherip bağları nerede?
    Sargon’un sarayları, Sardanapal sokakları, Nabopolasar burçları
    Nerede Nabukadnezar yazlıkları,
    Nerede İskender’in kanalları?

    Kulak verin Fırat’ın ağıdına, haykırışına Dicle’nin…
    Ben ağıdım, havar, havar.
    Sesim ben, devir ve devranlardan
    Harabelerden yükselen yankıyım ben.

    Toprağın öfkesi, kanın intikamı,
    Zamanın hükmü, dönemin fermanı,
    Dünün, bugünün adıyım ben,
    Dağlar ülkesinde,
    Çöl ülkesinde, nehirlerin ülkesinde,
    Dengbêj’lerin kelamıyla sonsuza kadar yaşayan.

    Mehmed Uzun