Artaç Bey, katılımınız ve katkınız için ben de teşekkür ederim. Mitolojik hikayelerin zaman içinde değişikliğe uğraması ve kullanılan imgelerin farklı amaçlara alet edilmesi tatsız bir durum evet. Ama ben, ilk ve olması gereken halini ön plana çıkarmak isterim.
Özellikle de ;
"Manevi anlamıyla Horus’un Gözü, VİCDANın gözünden hiçbir şeyin kaçamayacağını, insanın iç dünyasındaki her niyetin ve hayatındaki her davranışın hiç kapanmayan bu göz tarafından izlendiğini sembolize etmektedir."
Çirkin değil benim halkım Anlar dilinden aynaların Konuşur aynalarla
Nevruzcana nazlıdır o Sarp kayalarda gizlidir Sümbüldür boynu bükük Ağıtlar tanığıdır Söğüttür incecik, su başlarında Dalı yağma, yaprakları tozludur Uzak atar, yakın düşer kurşunu Balaban bakışlı, sulu gözlüdür
Bir bakarsın Yunus Emre Bir bakarsın Pir Sultan Buluşur tanrısıyla yavan ekmekte Emeğin hakkına kılıç sözlüdür Bir yüzüyle Bedrettin o Bir yüzüyle Karacoğlan Hacıbektaş der de uçar bir ak güvercin Yeryüzünün en bilge topraklarında Balık olur, takla atar deryada Turna olur aşıp gider dağları Okul der de, boylar hapis damları Gün göremez kahrolası dünyada
Tanığımdır bol yıldızlı geceler Tanığımdır yaban gülü şafaklar Barış, buram buram tüter burnunda Kan sızar en oynak türkülerinden İmecidir, yoksuldur, katar terini Aş pişirir ölüsüne, yürek yağından Yakınması yoksulluktan, Yakınması ayrılıktan, Ölümden, Kolkolalık nakış olur, ışır örtülerinde
Çirkin değil benim halkım Anlar dilinden aynaların Konuşur aynalarla Düşman değil benim halkım Barışa, kardeşliğe Kahpeliğe, kalleşliğe, puştluğa düşman En başta da sömürüye, Açlığa düşman...
Bırak zorlama ! Yarım kalması gereken her şey, yarım kalsın Bazı şeyler yarım yaşanır Her şeyi tamamlamaz hayat Bazen, gece vakti güzel bir rüya görürsün Ardından birden uyanır ve bir daha uyuyamazsın Çünkü bilirsin, uyusan da Yarım kalan rüyanı, asla tamamlayamazsın! Rüya gibidir işte yaşamak… Bırak..! Yarım kalması gereken, yarım kalsın....
Horus'un gözü, Antik Mısır mitolojisinde gök tanrısı olan Horus’un “Ay gözü” de denilen sol gözüne verilen isimdir.
Antik Mısır sembollerinden biri olan ‘’Horus’un Gözü’’ 6 parçadan oluşmaktadır. Bu parçadan beş tanesi temel duyuları, biri ise düşünceyi temsil etmektedir.
Manevi anlamıyla Horus’un Gözü, VİCDANın gözünden hiçbir şeyin kaçamayacağını, insanın iç dünyasındaki her niyetin ve hayatındaki her davranışın hiç kapanmayan bu göz tarafından izlendiğini sembolize etmektedir.
Bu yüzden, GÜNEŞ ve AY, Horus’un gözleri olarak ifade edilir. Çünkü Güneş ve Ay’ın her ikisi, nöbetleşe, gece ve gündüz, insanın üzerinden eksik olmaz. Horus’un, 24 saat açık kalan gözleri gibi. (Bu nedenle Horus'un gözü güneşle temsil edilen Ra'nın gözü olarak da ifade edilir.)
Horus’un gözü, biçimsel anlamıyla, Tanrı’nın "bir"liğini (tekliğini) matematiksel olarak gösteren bir semboldür. Bir bütün, sürekli olarak ikiye bölünmeye devam edilirse, toplam değerde, sonsuzluk hariç, hiçbir zaman bire, birliğe ulaşılamaz; yalnızca Mutlak (Tanrı) bir’dir.
Aşağıdaki kısa videoda Horus'un Gözü ile ilgili sembol ve 6 kesitin anlamı mevcut. Bence çok ilginç ve etkileyici.. Dolunaya yakışan bir paylaşım...
Ve 20 yıldır yanımdan ayırmadığım anahtarlığımın da sembolüdür HORUS'UN GÖZÜ..
Söylediklerinde çok haklısın. İçinde gülümseme olan iki cümle, hatta tek sözcük bile insanların içindeki o karanlık bakışı hemen gün yüzüne çıkarıyor. Sonra da çirkinleşiyorlar. Burada çok şahit olduk buna, psikolojik şiddetin "başkenti" antoloji..
Tepki göstermezsek önlenemez biçimde çoğalacak, hatta en yakınlarından bile, gün gelecek, belki o tarz çirkin sözler duyacaksın, hazırlıklı ol, gardını al bence.
Seninle, özel bir arkadaşlığımız yok, ama kürsüden birbirimize aşinayız. Az çok muhabbettimiz de oldu. Yani, kötü niyetli biri olmadığımı anlamış olduğunu umuyorum. Ve bütün samimiyetimle bugün, sana bir eleştirim olacak.
Sen, duruşu, tavrı net, açık sözlü birisin. Haksızlık olarak gördüğün olaylar karşısında / çoğu zaman tek başına / tepkini koyuyorsun. Tarzını ve üslubunu eleştirsem de, bu duruşuna saygım var. Bunlara eyvallah...
Ama, tartıştığın kişilerin kendisine değil de, annesine, babasına, kardeşine, kızına yönelik sözler /hakaretler /küfürler savurmanı doğru bulmuyorum. Konuyla ilgisi olmayan, kişilerin en kıymetlisi olanlara, belki de ölmüş ebeveynlere, üstelik de bir kadın olarak, diğer kadınlara o sözleri söylemenin hoş olmadığını da belirtmek istiyorum.
Muhatabımız, tartışmaya dahil olan kişidir. Diğerleri konu dışı olmalıdır. Yaşananlar ulu orta olduğu için, ben de eleştirimi, buradan dile getiriyorum. Ve tabii ki, herkes dilediğini söylemekte özgürdür..
ŞİMDİ ; Benim bu yazdıklarımı kendine kalkan yapıp, Maria'ya saldırıda bulunmaya hazırlanan şahıslara sesleniyorum, bu, iki kadın arasında bir konuşmadır. İki kişi konuşurken, üçüncüye.... Sanırım tamamlamaya gerek yok :)
Günaydın :)
İyi pazarlar herkese...
Artaç Bey, katılımınız ve katkınız için ben de teşekkür ederim. Mitolojik hikayelerin zaman içinde değişikliğe uğraması ve kullanılan imgelerin farklı amaçlara alet edilmesi tatsız bir durum evet.
Ama ben, ilk ve olması gereken halini ön plana çıkarmak isterim.
Özellikle de ;
"Manevi anlamıyla Horus’un Gözü, VİCDANın gözünden hiçbir şeyin kaçamayacağını, insanın iç dünyasındaki her niyetin ve hayatındaki her davranışın hiç kapanmayan bu göz tarafından izlendiğini sembolize etmektedir."
Vicdan g/özümüz hep açık olsun dilerim..
Özseven
Çirkin değil benim halkım
Anlar dilinden aynaların
Konuşur aynalarla
Nevruzcana nazlıdır o
Sarp kayalarda gizlidir
Sümbüldür boynu bükük
Ağıtlar tanığıdır
Söğüttür incecik, su başlarında
Dalı yağma, yaprakları tozludur
Uzak atar, yakın düşer kurşunu
Balaban bakışlı, sulu gözlüdür
Bir bakarsın Yunus Emre
Bir bakarsın Pir Sultan
Buluşur tanrısıyla yavan ekmekte
Emeğin hakkına kılıç sözlüdür
Bir yüzüyle Bedrettin o
Bir yüzüyle Karacoğlan
Hacıbektaş der de uçar bir ak güvercin
Yeryüzünün en bilge topraklarında
Balık olur, takla atar deryada
Turna olur aşıp gider dağları
Okul der de, boylar hapis damları
Gün göremez kahrolası dünyada
Tanığımdır bol yıldızlı geceler
Tanığımdır yaban gülü şafaklar
Barış, buram buram tüter burnunda
Kan sızar en oynak türkülerinden
İmecidir, yoksuldur, katar terini
Aş pişirir ölüsüne, yürek yağından
Yakınması yoksulluktan,
Yakınması ayrılıktan,
Ölümden,
Kolkolalık nakış olur, ışır örtülerinde
Çirkin değil benim halkım
Anlar dilinden aynaların
Konuşur aynalarla
Düşman değil benim halkım
Barışa, kardeşliğe
Kahpeliğe, kalleşliğe, puştluğa düşman
En başta da sömürüye,
Açlığa düşman...
Hasan Hüseyin Korkmazgil
Bırak zorlama !
Yarım kalması gereken her şey, yarım kalsın
Bazı şeyler yarım yaşanır
Her şeyi tamamlamaz hayat
Bazen, gece vakti güzel bir rüya görürsün
Ardından birden uyanır ve bir daha uyuyamazsın
Çünkü bilirsin, uyusan da
Yarım kalan rüyanı, asla tamamlayamazsın!
Rüya gibidir işte yaşamak…
Bırak..!
Yarım kalması gereken, yarım kalsın....
Can Yücel
Maria :))
Sana seslenen o kadar çok ağız var ki, bu yüzden sadece gürültünün sesini duyuyorsun..
Sen şarkılar söyle içinden, boşver ;)
Horus'un Gözü
Horus'un gözü, Antik Mısır mitolojisinde gök tanrısı olan Horus’un “Ay gözü” de denilen sol gözüne verilen isimdir.
Antik Mısır sembollerinden biri olan ‘’Horus’un Gözü’’ 6 parçadan oluşmaktadır. Bu parçadan beş tanesi temel duyuları, biri ise düşünceyi temsil etmektedir.
Manevi anlamıyla Horus’un Gözü, VİCDANın gözünden hiçbir şeyin kaçamayacağını, insanın iç dünyasındaki her niyetin ve hayatındaki her davranışın hiç kapanmayan bu göz tarafından izlendiğini sembolize etmektedir.
Bu yüzden, GÜNEŞ ve AY, Horus’un gözleri olarak ifade edilir. Çünkü Güneş ve Ay’ın her ikisi, nöbetleşe, gece ve gündüz, insanın üzerinden eksik olmaz. Horus’un, 24 saat açık kalan gözleri gibi. (Bu nedenle Horus'un gözü güneşle temsil edilen Ra'nın gözü olarak da ifade edilir.)
Horus’un gözü, biçimsel anlamıyla, Tanrı’nın "bir"liğini (tekliğini) matematiksel olarak gösteren bir semboldür. Bir bütün, sürekli olarak ikiye bölünmeye devam edilirse, toplam değerde, sonsuzluk hariç, hiçbir zaman bire, birliğe ulaşılamaz; yalnızca Mutlak (Tanrı) bir’dir.
Aşağıdaki kısa videoda Horus'un Gözü ile ilgili sembol ve 6 kesitin anlamı mevcut. Bence çok ilginç ve etkileyici.. Dolunaya yakışan bir paylaşım...
Ve 20 yıldır yanımdan ayırmadığım anahtarlığımın da sembolüdür HORUS'UN GÖZÜ..
Şarkıyı dinlemek için çabalamaya gerek yok, o kendini defalarca dinletiyor.. Muhteşemmmm...
Hep Akrabayız
ey büyük esrar!
ey büyük bir ruh!
ey ömrünü adamış annem!
sana şükran.
şimdi semada
dua kuşlarıyla uçmaktasın.
ey aşk! ey AYın esrarı!
ey aşk! ey hayatımın değeri!
aşk; bana güç ver
ve dertlerime şifa
her bulut olup uçuşumda
endişeli ruhların üzerinden;
unutuyorum bütün bildiklerimi,
birbirine karışıyor hislerim.
bak, mazinin sesleri
nasıl da sırlarını fısıldaşıyor,
adımları anneminkilere karışıyor.
bu aşk sayesinde
artık hiç karanlık kalmamalı.
çünkü artık hepimiz
KALP KIRIKLIĞI akrabası olmuşuz.
Merhabalar :))
Ay, güneş yıldız, evren, ilahi kudret...
Adına ritüel, dua, olumlama, ne dersek diyelim, içimizden geçen tüm iyi dilekler kabul olsun..
Sevmek kısa, unutmak çok uzun...
Alıp başını gitmek isteyip de, bi türlü gidemeyenlere..
Sevgili Maria,
Bu mektup sana...
Söylediklerinde çok haklısın. İçinde gülümseme olan iki cümle, hatta tek sözcük bile insanların içindeki o karanlık bakışı hemen gün yüzüne çıkarıyor. Sonra da çirkinleşiyorlar. Burada çok şahit olduk buna, psikolojik şiddetin "başkenti" antoloji..
Tepki göstermezsek önlenemez biçimde çoğalacak, hatta en yakınlarından bile, gün gelecek, belki o tarz çirkin sözler duyacaksın, hazırlıklı ol, gardını al bence.
Seninle, özel bir arkadaşlığımız yok, ama kürsüden birbirimize aşinayız. Az çok muhabbettimiz de oldu. Yani, kötü niyetli biri olmadığımı anlamış olduğunu umuyorum. Ve bütün samimiyetimle bugün, sana bir eleştirim olacak.
Sen, duruşu, tavrı net, açık sözlü birisin. Haksızlık olarak gördüğün olaylar karşısında / çoğu zaman tek başına / tepkini koyuyorsun. Tarzını ve üslubunu eleştirsem de, bu duruşuna saygım var.
Bunlara eyvallah...
Ama, tartıştığın kişilerin kendisine değil de, annesine, babasına, kardeşine, kızına yönelik sözler /hakaretler /küfürler savurmanı doğru bulmuyorum. Konuyla ilgisi olmayan, kişilerin en kıymetlisi olanlara, belki de ölmüş ebeveynlere, üstelik de bir kadın olarak, diğer kadınlara o sözleri söylemenin hoş olmadığını da belirtmek istiyorum.
Muhatabımız, tartışmaya dahil olan kişidir. Diğerleri konu dışı olmalıdır. Yaşananlar ulu orta olduğu için, ben de eleştirimi, buradan dile getiriyorum. Ve tabii ki, herkes dilediğini söylemekte özgürdür..
ŞİMDİ ;
Benim bu yazdıklarımı kendine kalkan yapıp, Maria'ya saldırıda bulunmaya hazırlanan şahıslara sesleniyorum, bu, iki kadın arasında bir konuşmadır. İki kişi konuşurken, üçüncüye.... Sanırım tamamlamaya gerek yok :)
Sevgiler... :))