Söylediklerinde çok haklısın. İçinde gülümseme olan iki cümle, hatta tek sözcük bile insanların içindeki o karanlık bakışı hemen gün yüzüne çıkarıyor. Sonra da çirkinleşiyorlar. Burada çok şahit olduk buna, psikolojik şiddetin "başkenti" antoloji..
Tepki göstermezsek önlenemez biçimde çoğalacak, hatta en yakınlarından bile, gün gelecek, belki o tarz çirkin sözler duyacaksın, hazırlıklı ol, gardını al bence.
Seninle, özel bir arkadaşlığımız yok, ama kürsüden birbirimize aşinayız. Az çok muhabbettimiz de oldu. Yani, kötü niyetli biri olmadığımı anlamış olduğunu umuyorum. Ve bütün samimiyetimle bugün, sana bir eleştirim olacak.
Sen, duruşu, tavrı net, açık sözlü birisin. Haksızlık olarak gördüğün olaylar karşısında / çoğu zaman tek başına / tepkini koyuyorsun. Tarzını ve üslubunu eleştirsem de, bu duruşuna saygım var. Bunlara eyvallah...
Ama, tartıştığın kişilerin kendisine değil de, annesine, babasına, kardeşine, kızına yönelik sözler /hakaretler /küfürler savurmanı doğru bulmuyorum. Konuyla ilgisi olmayan, kişilerin en kıymetlisi olanlara, belki de ölmüş ebeveynlere, üstelik de bir kadın olarak, diğer kadınlara o sözleri söylemenin hoş olmadığını da belirtmek istiyorum.
Muhatabımız, tartışmaya dahil olan kişidir. Diğerleri konu dışı olmalıdır. Yaşananlar ulu orta olduğu için, ben de eleştirimi, buradan dile getiriyorum. Ve tabii ki, herkes dilediğini söylemekte özgürdür..
ŞİMDİ ; Benim bu yazdıklarımı kendine kalkan yapıp, Maria'ya saldırıda bulunmaya hazırlanan şahıslara sesleniyorum, bu, iki kadın arasında bir konuşmadır. İki kişi konuşurken, üçüncüye.... Sanırım tamamlamaya gerek yok :)
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin, Bugün dudağında başka bir tad var, Boyunda başka bir yücelik. Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.
AYın, gökyüzüne bugün sığmamış. Göklere benzeyen göğsün, bugün daha geniş. Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle, Bir başka kavga var dünyada senin yüzünden, Dünyada bir başka gidiş
Biz, senin gözlerinden gördük Arslanlara meydan okuyan o ceylanı, Başka bir ovası var o ceylanın bugün, İki cihandan da dışarı..
Seven insanın ayağı mı yok, İşte ona ölümsüzlük kapandı, Yukarlarda onunla uçar gider.
Gözlerinin denizinde onu arama. O inci, bir başka denizde.
Bakarsın bugün sever bu yürek, Yarın sevilir bakarsın.
Hayatımızda önemsiz görünen her ayrıntı, çok basit düzeyde yaptığımız her hareket, aslında ya bizim ya da başkasının hayatının akışını etkiler.
Bir düşünün, antolojide gezinirken, bazen hiç tanımadığınız bir üyenin tek cümlesi veya yaptığı paylaşım, bizi bambaşka yerlere götürebilir. Hatta hayata bakış açımızı bile değiştirebilir.
O kişinin bundan haberi yoktur, ama bir kelebeğin kanat çırpması kadar naif bir şekilde sizin hayatınıza dokunmuştur. Küçük ayrıntılar, büyük etkiler yaratabilir.. Ve dileyelim ki bu etkiler hep olumlu yönde olsun :)
Sevgili Amarna ve sevgili Tuba, paylaşımlarınızı ilgiyle takip ediyorum. Ben de size teşekkür ederim..
Kelebek etkisi, yaygın tanımıyla, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin, büyük ve öngörülmez sonuçlar doğurabilmesidir. Edward N. Lorenz’in, bilgisayarında hava durumuyla ilgili hesaplamalar yaparken yaklaşık 1/1000 değerindeki küçük bir değişikliğin , oldukça farklı sonuçlar yarattığını farketmesiyle ortaya çıkan bu teori, başta matematik olmak üzere bir çok bilim dalını etkiledi. Lorenz 1972 yılında araştırmasıyla ilgili oldukça dikkat çekici bir örnek verdi:
Amazon ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpması, Amerika’da fırtına çıkmasına neden olabilir.
Bir sistemdeki kelebeğin kanat çırpması gibi küçük bir etkinin, başka bir sistemi alt üst edecek kadar büyük bir sonuç doğurabilmesi…
Kelebek etkisini insan yaşamıyla ilişkilendirdiğimizde, yaptığımız her küçük hareketin geleceğin oluşumunu etkilediğini fark ederiz. Hiçbir şey nedensiz değildir, şuan olan şeyler gelecekte olacak olan şeylerin gereğidir. Özetle:
Parça, bütünün habercisidir ve parçadaki her değişiklik bütünü etkiler.
Hayatımızda önemsiz görünen her ayrıntı, çok basit düzeyde yaptığımız her hareket, aslında ya bizim ya da başkasının hayatının akışını etkiler. Sizin evden çıkarken, kapınızın önünde uçuşan bir kelebeğe gözünüzün saniyelik süreyle takılması, sıradaki otobüsü kaçırmanıza neden olabilir ve aynı anda dün gece sevdiği filme, tam televizyonunu kapatacakken denk gelen ve izleyen, bu yüzden sabah okula geç kalmış bir öğrenci, sizin kaçırdığınız tek kişilik yeri kalan o otobüse biner, eşiyle tartıştığı için gergin olan ve aracını hızlı kullanan sürücü aniden o otobüsle çarpışır, ve öğrenci ölür. Eğer en küçük bir şey değişseydi tüm sonuçlar değişirdi, değişen her sonuç da yeni bir olasılık doğururdu, gözünüz kelebeğe takılmasaydı, o otobüse o öğrenci binemezdi, ya da öğrenci son anda o filmi görmeseydi, ya da sürücü eşiyle tartışmasaydı.
insan hiçbir zaman geleceğin getireceklerinden çekinmemeli ve geçmişteki kararlarını karamsarca sorgulamamalıdır, geçmişte kötü yaşanan olay yaşanmalıydı ki bugün yaşanacak olan iyi şeylere ulaşılabilinsin.
Ne tuhaf bir ikilemdi: Yaşadıkça unutmak mümkün değildi, ama unutmak için de yaşamak gerekiyordu. Bildiğin bir sırrı taşımak, bilmediğin sırların peşinden koşmaktan daha zordur. Ağırdır yükü.
Sevgili Maria,
Bu mektup sana...
Söylediklerinde çok haklısın. İçinde gülümseme olan iki cümle, hatta tek sözcük bile insanların içindeki o karanlık bakışı hemen gün yüzüne çıkarıyor. Sonra da çirkinleşiyorlar. Burada çok şahit olduk buna, psikolojik şiddetin "başkenti" antoloji..
Tepki göstermezsek önlenemez biçimde çoğalacak, hatta en yakınlarından bile, gün gelecek, belki o tarz çirkin sözler duyacaksın, hazırlıklı ol, gardını al bence.
Seninle, özel bir arkadaşlığımız yok, ama kürsüden birbirimize aşinayız. Az çok muhabbettimiz de oldu. Yani, kötü niyetli biri olmadığımı anlamış olduğunu umuyorum. Ve bütün samimiyetimle bugün, sana bir eleştirim olacak.
Sen, duruşu, tavrı net, açık sözlü birisin. Haksızlık olarak gördüğün olaylar karşısında / çoğu zaman tek başına / tepkini koyuyorsun. Tarzını ve üslubunu eleştirsem de, bu duruşuna saygım var.
Bunlara eyvallah...
Ama, tartıştığın kişilerin kendisine değil de, annesine, babasına, kardeşine, kızına yönelik sözler /hakaretler /küfürler savurmanı doğru bulmuyorum. Konuyla ilgisi olmayan, kişilerin en kıymetlisi olanlara, belki de ölmüş ebeveynlere, üstelik de bir kadın olarak, diğer kadınlara o sözleri söylemenin hoş olmadığını da belirtmek istiyorum.
Muhatabımız, tartışmaya dahil olan kişidir. Diğerleri konu dışı olmalıdır. Yaşananlar ulu orta olduğu için, ben de eleştirimi, buradan dile getiriyorum. Ve tabii ki, herkes dilediğini söylemekte özgürdür..
ŞİMDİ ;
Benim bu yazdıklarımı kendine kalkan yapıp, Maria'ya saldırıda bulunmaya hazırlanan şahıslara sesleniyorum, bu, iki kadın arasında bir konuşmadır. İki kişi konuşurken, üçüncüye.... Sanırım tamamlamaya gerek yok :)
Sevgiler... :))
B/AŞK/a Yarınlar
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
Bugün dudağında başka bir tad var,
Boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.
AYın, gökyüzüne bugün sığmamış.
Göklere benzeyen göğsün, bugün daha geniş.
Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,
Bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,
Dünyada bir başka gidiş
Biz, senin gözlerinden gördük
Arslanlara meydan okuyan o ceylanı,
Başka bir ovası var o ceylanın bugün,
İki cihandan da dışarı..
Seven insanın ayağı mı yok,
İşte ona ölümsüzlük kapandı,
Yukarlarda onunla uçar gider.
Gözlerinin denizinde onu arama.
O inci, bir başka denizde.
Bakarsın bugün sever bu yürek,
Yarın sevilir bakarsın.
Yüreğimin özünde b/AŞK/a yarınlar var..
Mevlana Celaleddin Rumi
Günaydınnn sayfa sakinleri :))
Hayatımızda önemsiz görünen her ayrıntı, çok basit düzeyde yaptığımız her hareket, aslında ya bizim ya da başkasının hayatının akışını etkiler.
Bir düşünün, antolojide gezinirken, bazen hiç tanımadığınız bir üyenin tek cümlesi veya yaptığı paylaşım, bizi bambaşka yerlere götürebilir. Hatta hayata bakış açımızı bile değiştirebilir.
O kişinin bundan haberi yoktur, ama bir kelebeğin kanat çırpması kadar naif bir şekilde sizin hayatınıza dokunmuştur.
Küçük ayrıntılar, büyük etkiler yaratabilir..
Ve dileyelim ki bu etkiler hep olumlu yönde olsun :)
Sevgili Amarna ve sevgili Tuba, paylaşımlarınızı ilgiyle takip ediyorum. Ben de size teşekkür ederim..
Sevgilerimle...
Hepsi birden, öyle yüksek sesle konuşuyorlardı ki, sonunda, kendi seslerini bile işitemez oldu kulakları ve kalpleri...
S/Onsuz kelimeler deryasında, rastgele sallayıp oltamı, şiirler avlıyorum...
Sonra aniden, Munzur Çayı'nda, soyu tükenmekte olan bir alabalığa dönüşüyoRuhum...
Sen ne yapıyorsun?
ayrılık, taş duvar
ayrılık, Çin Seddi aramızda
Çin Seddi ne kadar uzun,
Allah kahretsin !
Akgün Akova
KELEBEK ETKİSİ
Kelebek etkisi, yaygın tanımıyla, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin, büyük ve öngörülmez sonuçlar doğurabilmesidir. Edward N. Lorenz’in, bilgisayarında hava durumuyla ilgili hesaplamalar yaparken yaklaşık 1/1000 değerindeki küçük bir değişikliğin , oldukça farklı sonuçlar yarattığını farketmesiyle ortaya çıkan bu teori, başta matematik olmak üzere bir çok bilim dalını etkiledi. Lorenz 1972 yılında araştırmasıyla ilgili oldukça dikkat çekici bir örnek verdi:
Amazon ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpması, Amerika’da fırtına çıkmasına neden olabilir.
Bir sistemdeki kelebeğin kanat çırpması gibi küçük bir etkinin, başka bir sistemi alt üst edecek kadar büyük bir sonuç doğurabilmesi…
Kelebek etkisini insan yaşamıyla ilişkilendirdiğimizde, yaptığımız her küçük hareketin geleceğin oluşumunu etkilediğini fark ederiz. Hiçbir şey nedensiz değildir, şuan olan şeyler gelecekte olacak olan şeylerin gereğidir. Özetle:
Parça, bütünün habercisidir ve parçadaki her değişiklik bütünü etkiler.
Hayatımızda önemsiz görünen her ayrıntı, çok basit düzeyde yaptığımız her hareket, aslında ya bizim ya da başkasının hayatının akışını etkiler.
Sizin evden çıkarken, kapınızın önünde uçuşan bir kelebeğe gözünüzün saniyelik süreyle takılması, sıradaki otobüsü kaçırmanıza neden olabilir ve aynı anda dün gece sevdiği filme, tam televizyonunu kapatacakken denk gelen ve izleyen, bu yüzden sabah okula geç kalmış bir öğrenci, sizin kaçırdığınız tek kişilik yeri kalan o otobüse biner, eşiyle tartıştığı için gergin olan ve aracını hızlı kullanan sürücü aniden o otobüsle çarpışır, ve öğrenci ölür. Eğer en küçük bir şey değişseydi tüm sonuçlar değişirdi, değişen her sonuç da yeni bir olasılık doğururdu, gözünüz kelebeğe takılmasaydı, o otobüse o öğrenci binemezdi, ya da öğrenci son anda o filmi görmeseydi, ya da sürücü eşiyle tartışmasaydı.
insan hiçbir zaman geleceğin getireceklerinden çekinmemeli ve geçmişteki kararlarını karamsarca sorgulamamalıdır, geçmişte kötü yaşanan olay yaşanmalıydı ki bugün yaşanacak olan iyi şeylere ulaşılabilinsin.
(Alıntı)
Güzel sözlü, güzel yürekli insanlar var sadece hayatımda.. Dostlukları, sevgileri, sevdaları büyütüyoRuhum..
Sevgiler <3
Ne tuhaf bir ikilemdi: Yaşadıkça unutmak mümkün değildi, ama unutmak için de yaşamak gerekiyordu. Bildiğin bir sırrı taşımak, bilmediğin sırların peşinden koşmaktan daha zordur.
Ağırdır yükü.
Ali Kırca
Günaydınnn :))
S/Ele verdim kağıttan gemilerimi, kumdan kalelerimi..
Bir gerçeğin içine gizlenmiş düş gibiyim..
Sen nasılsın?