Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası Sözlerinde baskı yasası, yeter ! Hangi kavgayı özlesem, suskunum sana Zafer sabahlarında gece kadar Bayram sabahlarında yas kadar suskun Böyle güzelliklere de Böyle suskunluklara da lanet olsun Al bu suskunluğumu, al artık Al ki, Bütün gürültüler kahrolsun...
Le Trio Joubran, Filistinli üç kardeş ; Samir, Wissam ve Adnan'dan oluşan bir ud üçlüsü. Oldukça kederli ve duygusal müzikleriyle, Filistinlilerin acılarını ve Filistin kültürünü temsil ederek, uluslararası dünya müziği sahnesinde büyük ilgi görüyorlar...
Ben senin en çok sesini sevdim Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak Nice güzellikler gördüm yeryüzünde En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran Unutturur bana birden acıları, güçlükleri Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
Ben senin en çok davranışlarını sevdim Güçsüze merhametini, zalime direnişini Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim Tüm çocuklara kanat geren anneliğini Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...
Aşk, nedensiz sevmek midir? Yoksa, sevmek için sayısız neden yaratmak mı?
Birini sevmeye başladığınızda, onda sizi çeken bir özellik mutlaka vardır. Ya çok güzeldir /yakışıklıdır. Ya sesi billur bir su gibidir, içinize akmıştır. Ya sözleri şiir gibidir, gönül telinize dokunmuştur. Ruhu, ruhunuzu okumuştur ya da.. Ama mutlaka dikkatinizi çeken bir nokta vardır. İşte o noktadan yola çıkar insan AŞK için. Eğer, karşınızdaki sizin için "O" ise, o küçük nokta büyür kocaman olur, sizin evreninizi kaplar.. Ve her şey sizin ve onun etrafında döner. Merkez SİZ olursunuz..
Sonra, onu sevmeye devam ederken, artık daha fazla done elde etmeye başlarsınız. İç dünyasını, zevklerini, aynı ve ayrı yönlerinizi bulup çıkarırsınız. Ve bu "ayrı" yönleri anlayışla karşılayıp, hedefe mutlu olmayı koyarsanız, aşk büyür, büyür, gelişir.
Nedensiz sevilir gibi gelir bazen insana, ama mutlaka tutunduğumuz bir neden vardır, iyi düşünün. Öyle olmasaydı, sokaktaki her hangi birini de aynı tutkuyla sevmemiz gerekmez miydi?
İster tek bir sebep olsun, isterse milyonlarca.. Sevgi, olmazsa olmazımız..
Aşk, sevdiğimiz kişiyi bir kalıba sokmaya çalışmak değil, onu şeklini aldığı kalıpla kabul edebilmektir. Ama aynı zamanda sevdiğimiz için de esnetebilmektir o kalıbı aşk...
Şarkılar, şiirler, paylaşımlar, görüşleriniz, hepsi ayrı ayrı güzel, hepsi de doğru aslında. Ne hissediyorsak o :))
Amarna, okurken gözlerim doldu, boğazım düğümlendi "Sümerli Ludingirra’dan Annesine Mektup" paylaşımını.. Harikaa.. Bayıldım.. Ben kesin onlarla akrabayım, sizi bilemem :)
"Annem ufukta parlayan bir ışık, bir dağ geyiği, Işıldayan bir sabahyıldızıdır o… Değerli bir akik, Marhaşi’den bir topaz, Cazibe dolu bir prens mücevheri, Neşe yaratan bir akik, Bir kalay yüzük, demir bilezik, Bir altın çubuk, parıldayan bir gümüş, İçi çeken bir fildişi heykelcik, Mavi taştan bir taban üzerinde duran alabastar bir melektir o."
Çokkk güzel... Teşekkürler bu enfes paylaşım için..
Fırtınalardan sonra ayakta kalmış, sisler arasından ışığını yansıtan bir deniz feneriyim...
Sen kimsin?
Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
Sözlerinde baskı yasası, yeter !
Hangi kavgayı özlesem, suskunum sana
Zafer sabahlarında gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet olsun
Al bu suskunluğumu, al artık
Al ki,
Bütün gürültüler kahrolsun...
Adnan Yücel
Yuvarlağın köşeleri gibiyim, sadece kendime çizikler atıyoRuhum...
Sen nasılsın?
Le Trio Joubran, Filistinli üç kardeş ; Samir, Wissam ve Adnan'dan oluşan bir ud üçlüsü. Oldukça kederli ve duygusal müzikleriyle, Filistinlilerin acılarını ve Filistin kültürünü temsil ederek, uluslararası dünya müziği sahnesinde büyük ilgi görüyorlar...
Artaç, teşekkür ederim..
Amarna'dan sonra, bir düğüm de sen attın boğazıma... Nedensiz ağlamak mı? Yoksa ağlamak için sayısız sebep bulmak mı?
Allah rahmet eylesin.. Sabır diliyorum..
Yüreğine sağlık.. Çok güzel anlatmışsın..
SEVİ ŞİİRİ
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...
Ümit Yaşar OĞUZCAN
Sevmek için , sayısız neden bulmaktır AŞK...
Aşk, nedensiz sevmek midir?
Yoksa, sevmek için sayısız neden yaratmak mı?
Birini sevmeye başladığınızda, onda sizi çeken bir özellik mutlaka vardır. Ya çok güzeldir /yakışıklıdır. Ya sesi billur bir su gibidir, içinize akmıştır. Ya sözleri şiir gibidir, gönül telinize dokunmuştur. Ruhu, ruhunuzu okumuştur ya da.. Ama mutlaka dikkatinizi çeken bir nokta vardır. İşte o noktadan yola çıkar insan AŞK için. Eğer, karşınızdaki sizin için "O" ise, o küçük nokta büyür kocaman olur, sizin evreninizi kaplar.. Ve her şey sizin ve onun etrafında döner. Merkez SİZ olursunuz..
Sonra, onu sevmeye devam ederken, artık daha fazla done elde etmeye başlarsınız. İç dünyasını, zevklerini, aynı ve ayrı yönlerinizi bulup çıkarırsınız. Ve bu "ayrı" yönleri anlayışla karşılayıp, hedefe mutlu olmayı koyarsanız, aşk büyür, büyür, gelişir.
Nedensiz sevilir gibi gelir bazen insana, ama mutlaka tutunduğumuz bir neden vardır, iyi düşünün. Öyle olmasaydı, sokaktaki her hangi birini de aynı tutkuyla sevmemiz gerekmez miydi?
İster tek bir sebep olsun, isterse milyonlarca.. Sevgi, olmazsa olmazımız..
Aşk, sevdiğimiz kişiyi bir kalıba sokmaya çalışmak değil, onu şeklini aldığı kalıpla kabul edebilmektir.
Ama aynı zamanda sevdiğimiz için de esnetebilmektir o kalıbı aşk...
Şarkılar, şiirler, paylaşımlar, görüşleriniz, hepsi ayrı ayrı güzel, hepsi de doğru aslında.
Ne hissediyorsak o :))
Sevgiler :))
İyi akşamlar arkadaşlar :))
Tubacım, hoşgeldin ;) Özlemiştik seni..
Amarna, okurken gözlerim doldu, boğazım düğümlendi "Sümerli Ludingirra’dan Annesine Mektup" paylaşımını.. Harikaa.. Bayıldım..
Ben kesin onlarla akrabayım, sizi bilemem :)
"Annem ufukta parlayan bir ışık, bir dağ geyiği,
Işıldayan bir sabahyıldızıdır o…
Değerli bir akik, Marhaşi’den bir topaz,
Cazibe dolu bir prens mücevheri,
Neşe yaratan bir akik,
Bir kalay yüzük, demir bilezik,
Bir altın çubuk, parıldayan bir gümüş,
İçi çeken bir fildişi heykelcik,
Mavi taştan bir taban üzerinde duran alabastar bir melektir o."
Çokkk güzel... Teşekkürler bu enfes paylaşım için..
Bir ezgiyi aynı anda dinleyip, eşlik etmek ne güzel...
Sevgiyle...
Merhabalar...
Aşk, nedensiz sevmek midir?
Yoksa, sevmek için sayısız neden yaratmak mı?
Not : Mezopotamya ve Sümerler.. Kesin akrabayız :)