"Güçlü olmak istersen söz ustası ol: Dil, yiğit elindeki kılıç gibidir, iyi konuşan daha merttir iyi döğüşenden. Dize getiremezler yüreği cerbezeli olanı. İyilikle, adaletle hüküm sürer Atalar dilini güzel konuşan.”
barış nedir sevgilim,biliyor musun? bir köprü müdür, üstüne gölgeler düşünce çöken. halka açılamadan batan bir şirket, iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış? yoksa, hurdacıya söylediği son sözler mi bisikleti vurulan bir çocuğun...
söyle sevgilim, Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış Lozan'dan gelen telefon mu, Mustafa Kemal'e çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokak mıdır barış yoksa...
söyle sevgilim de ki ; tünediği balkon uçuruma düşen yavru bir kuştur barış saatçiyi hapse attıkları için kurulamayan bir meydan saati. ayağımızdaki paslı çiviyi bacağımızı keserek çıkaran bir melek...
de ki ; aptalların türküsü, oyuna getirilenlerin ülküsüdür barış dişleri sökülmüş Asya kaplanıdır kapitalizmin sirkinde...
de ki sevgilim ; içine bayat pil konmuş el feneridir barış fosforlu izleridir, bayrakların üzerinde gezen salyangozların.
barış, düşsel beyaz buluttur bir kaleye çarpıp dağılan kör bir toplumun, tehdit dolu yazılarla kirlettiği bir defterdir.
barış ; kendinde bulamayıp başkalarında aradığıdır insanın... barış ; halkının üzerine devrilen bir devlettir zor dönemeçlerde. açılmadığı için, posta kutusunda ölen bir mektuptur barış.. patlayıp, seyircileri öldüren bir futbol topudur son dakikada..
bunların hiçbiri, hiçbiri değilse barış söyle sevgilim, savaşın düş kurduğu yerlerde hangi yüzsüzün uydurduğu bi' sözcüktür şu dillerden düşmeyen barış...
İlk üçe girmişim, teşekkür ederim Emine Hanım ;))
Nihat Bey latife yapıyor tabii ki ;))
En azından herkes gülümsedi bu sakinlik / ödül konusuyla.. ;))
İyi geceler...
Sesini sesime katık edip, türküler söylüyoRuhum...
Sen nasılsın?
Biri de çıkıp demedi ki ; "Sensin en sakin".
Neden acaba :))
İyi geceler :))
Eski Mısır'dan güzel bir öğüt bizlere..
"Güçlü olmak istersen söz ustası ol:
Dil, yiğit elindeki kılıç gibidir,
iyi konuşan daha merttir iyi döğüşenden.
Dize getiremezler yüreği cerbezeli olanı.
İyilikle, adaletle hüküm sürer
Atalar dilini güzel konuşan.”
Ha haa haaa ;)))
Maria ;))
Amarna da değil, Maria da..:)
Onlardan daha sakin, çok daha sakin, benden daha iyi bir barış elçisi olarak hep kürsüyü bekliyor...
Nihat Bey... Türkü sizindir ;))
Kürsünün en sakin insanına gitsin bu güzel ezgi..
Acaba kim?
Gerilim müziği bulamadım, bununla idare edin :))
Hepsi burada... İyi, kötü, çirkin...
D/İpsiz, karanlık kuyulardan çıktım, aydınlığında hayat buluyoRuhum..
Sen nasılsın?
Kar yağıyordu dışarıda,
İçimdeki KORa hiçbir tesiri olmayan...
Karda ayak izlerimi bırakıyordum,
Yüreğimdi, KORun izlerini taşıyan...
Şiir, buraya daha çok yakışır...
BARIŞ NEDİR?
barış nedir sevgilim,biliyor musun?
bir köprü müdür,
üstüne gölgeler düşünce çöken.
halka açılamadan batan bir şirket,
iki savaş arasında verilen
çay molası mıdır barış?
yoksa,
hurdacıya söylediği son sözler mi
bisikleti vurulan bir çocuğun...
söyle sevgilim,
Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış
Lozan'dan gelen telefon mu, Mustafa Kemal'e
çöplerini bilimin süpürdüğü
bir sokak mıdır barış yoksa...
söyle sevgilim
de ki ;
tünediği balkon uçuruma düşen
yavru bir kuştur barış
saatçiyi hapse attıkları için
kurulamayan bir meydan saati.
ayağımızdaki paslı çiviyi
bacağımızı keserek çıkaran bir melek...
de ki ;
aptalların türküsü,
oyuna getirilenlerin ülküsüdür barış
dişleri sökülmüş Asya kaplanıdır
kapitalizmin sirkinde...
de ki sevgilim ;
içine bayat pil konmuş el feneridir barış
fosforlu izleridir,
bayrakların üzerinde gezen salyangozların.
barış, düşsel beyaz buluttur
bir kaleye çarpıp dağılan
kör bir toplumun, tehdit dolu yazılarla
kirlettiği bir defterdir.
barış ;
kendinde bulamayıp
başkalarında aradığıdır insanın...
barış ;
halkının üzerine devrilen bir devlettir
zor dönemeçlerde.
açılmadığı için, posta kutusunda ölen
bir mektuptur barış..
patlayıp, seyircileri öldüren
bir futbol topudur son dakikada..
bunların hiçbiri,
hiçbiri değilse barış
söyle sevgilim,
savaşın düş kurduğu yerlerde
hangi yüzsüzün uydurduğu bi' sözcüktür
şu dillerden düşmeyen barış...
Akgün Akova