İzlerken kırık aynalardan süzülen geceyi,
Görürdüm baştan sona değin o bitmeyen heceyi.
Titrek bir damla usulca sarardı her bir köşeyi,
Nerede o eski dostlar, nerede gidenin neşesi?
Nasıl da kaydı avucumdan o cıvalı heves.
*
Yokladım karanlığını içimdeki solgun odaların,
Sessizce çınlamasını yaklaşan sert fırtınaların.
Gece ıssızlığında bitmeyen o koca sanrıların,
Gizli ağırlığıyla yorgundan çok daha fazla yorgun,
Nasıl da kaydı avucumdan o cıvalı heves.
*
Bir anlık karanlığa öncekiler son basamaktır,
İnsan bırakmaz gölgesini, gölge insanı daraltır.
Düşerse ellerinin izine yaldızı belki sararır,
Gün üşür, camlar pırıldar, sokaklar oldukça sıcaktır.
Nasıl da kaydı avucumdan o cıvalı heves.
*
O gece de ışığımızı söndürmüştük bir bilge ile,
Bilgeden bile sakındığım o ince sızım ile.
Son umutlar savrulmuştu esen rüzgâr ile,
Yalnız uzak bir tepede yankılanırdı bir ses.
Nasıl da kaydı avucumdan o cıvalı heves.
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 10:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!