Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu; Seni bundan daha çok sevemem, diyenler hani; Ama o zamanlar, aklım bir türlü almıyordu, İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini. Oysa zaman,kralların fermanını bile değiştirir, Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla, Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir; Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda; Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla, 'En çok şimdi seviyorum seni,' diyemez miyim; Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda, Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim Aşk bir bebek olduğuna göre... Hayır, bunu diyemem, Büyümesini sürdüren şeyi, Büyümüş gibi göremem....
Kızıl Tepe şiiri çok güzel, kaleminize sağlık Artaç Bey.. Mardin'e gitmedim, ama tam bir kültürel mozaik olduğunu biliyorum. Kardeşçe yaşayan pek çok millet bir arada. Ve çok sevdiğim Mardinli dostlarım var..
Benim rengim bugün Ebruli.. Barınır içimde, gökkuşağının binbir rengi...
Öyle bir hayat yaşadım ki Cenneti de gördüm cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de Bazıları seyrederken hayatı en önden Kendime bir sahne buldum oynadım Öyle bir rol vermişler ki Okudum okudum anlamadım Kendi kendime konuştum bazen evimde Hem kızdım hem güldüm halime Sonra dedim ki "söz ver kendine" Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım Öyle çok değerliymiş ki zaman Hep acele etmem bundan,
Bir ben biliyorum Yorgun gözlerinin altındaki halkaların Ebem kuşağı olduğunu ve İstediğinde yedi renk bakabileceğini Siyah saçlarındaki akların aslında Hırçın dalgaların gelgitlerinden oluşan Köpüklerin bulaşığı olduğunu
Bir ben biliyorum Yüreğinin severken Ölmekten değil de öldürmekten korktuğu için Tir tir titrediğini Kayboluşlarında kendini bulup Her şeye yeniden başlama hevesini Yalnızlığının nasıl kursağında bıraktığını
Bir ben biliyorum Dağların eteklerine ziller takıp Hızla doruklara kaçışından olduğunu Ruhunun serin esintisinin Hayatın çarmıhına Yalpalarda çürüyen tahtaların Paslı çivileriyle gerildiğini
Bir ben biliyorum Her kundaklama sonrası Ormanlarının zehrini Bir hışımla genzine çektiğini Bu yangınlarla Ciğerinin de yandığını Yine de hiç ağlamadığını
Bir ben biliyorum Bu şehrin goncalarını bile sevmediğini İnim inim inleyen gecelerinde Demlenemediğini Bir ben tanıyorum Ve bir ben seviyorum adamım seni Bu şehirde adam gibi...
Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin Tekkede, manastırda eremezsin Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada Cennetin, cehennemin üstündesin.
Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka Bir ışık daha var, bu ışıklardan başka Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye! Bir şey daha var, bütün yaptıklarından başka...
Gitmek isteyeni kırk düğüm halatla bağlasan, tutamazsın. Kalmak isteyene saç teli yeter...
Elifim, özledim seni...
Sevgiler :)
Çünkü ;
S/Aklımdan çıkmıyor !
Aklım çıkıyor,
O çıkmıyor...
Oğuz Atay
Dünden çok, yarından az...
Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;
Seni bundan daha çok sevemem, diyenler hani;
Ama o zamanlar, aklım bir türlü almıyordu,
İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
Oysa zaman,kralların fermanını bile değiştirir,
Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,
Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;
Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;
Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,
'En çok şimdi seviyorum seni,' diyemez miyim;
Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda,
Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim
Aşk bir bebek olduğuna göre...
Hayır, bunu diyemem,
Büyümesini sürdüren şeyi,
Büyümüş gibi göremem....
William Shakespeare
Günaydınnn :))
Kızıl Tepe şiiri çok güzel, kaleminize sağlık Artaç Bey..
Mardin'e gitmedim, ama tam bir kültürel mozaik olduğunu biliyorum. Kardeşçe yaşayan pek çok millet bir arada.
Ve çok sevdiğim Mardinli dostlarım var..
Benim rengim bugün Ebruli..
Barınır içimde, gökkuşağının binbir rengi...
Gününüz güzel, dualarınız kabul olsun..
Salomeye
Öyle bir hayat yaşadım ki
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan,
Anladım...
Friedrich Nietzsche
Bir Ben Biliyorum
Friedrich Nietzsche’ye
Bir ben biliyorum
Yorgun gözlerinin altındaki halkaların
Ebem kuşağı olduğunu ve
İstediğinde yedi renk bakabileceğini
Siyah saçlarındaki akların aslında
Hırçın dalgaların gelgitlerinden oluşan
Köpüklerin bulaşığı olduğunu
Bir ben biliyorum
Yüreğinin severken
Ölmekten değil de öldürmekten korktuğu için
Tir tir titrediğini
Kayboluşlarında kendini bulup
Her şeye yeniden başlama hevesini
Yalnızlığının nasıl kursağında bıraktığını
Bir ben biliyorum
Dağların eteklerine ziller takıp
Hızla doruklara kaçışından olduğunu
Ruhunun serin esintisinin
Hayatın çarmıhına
Yalpalarda çürüyen tahtaların
Paslı çivileriyle gerildiğini
Bir ben biliyorum
Her kundaklama sonrası
Ormanlarının zehrini
Bir hışımla genzine çektiğini
Bu yangınlarla
Ciğerinin de yandığını
Yine de hiç ağlamadığını
Bir ben biliyorum
Bu şehrin goncalarını bile sevmediğini
İnim inim inleyen gecelerinde
Demlenemediğini
Bir ben tanıyorum
Ve bir ben seviyorum adamım seni
Bu şehirde adam gibi...
Lou Andreas Salome
Oradan bakınca, sevinmiş gibi mi duruyorum?
Anlamadım, bu sözler bana mı?
Kendi ayaklarına bile, dolanıp düşer insan bazen,
İşte o zaman da, kendinin ellerinden tutup ayağa kalkıyoRuhum...
Sen de uzattın mı elini ruhuna?
Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
Tekkede, manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
Cennetin, cehennemin üstündesin.
Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka
Bir ışık daha var, bu ışıklardan başka
Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye!
Bir şey daha var, bütün yaptıklarından başka...
Ömer Hayyam