Kovalamayın beni yatağa Hiç uykum yok Daha lafınıza karışacağım Ortalığı dağıtacağım Televizyonu kapatacağım Ayçiçeği resmi yapacağım daha Başparmağıma şiir okuyacağım Islık çalacağım Daha çok işim var Gecenizi karartacağım Kütahya vazonuzu kıracağım Vakitsiz yatırmayın beni Daha çok erken
Ne, gün aydınlık burada, ne güneşin sıcağı var. Soğuktu bize de,dikenli ve çivili yataklar... Enkazın altında, uzanacak bir el beklerken sizler, Benim de burada donuyoRuhum...
Acı, her renge bürünür bana göre.. Çünkü beynimiz, acıyı renklere göre kodlayabilir..
Sevgilinin verdiği KIRMIZI güldedir mesela acı, gün gelip de onunla ayrı düşünce anlarsın. Aşkla bakmış, bulutları yorgan yapmış bir çift SİYAH gözdedir acı, artık göremez olduğunda anlar insan bunu. Veda busesi bıraktığın PEMBE bir dudaktadır acı mesela...
Aynı denize huzurla bakmışsanız elele, gün gelir o denizin MAVİsindedir acı, tek başına izleyince anlaşılır... Gecenin KARAsındadır, yıldız yorgan altında huzurlu olduğun anları özlerken.. TURUNCU bir yazda, altın SARIsı güneştedir acı bazen, sıcağa rağmen üşüdüğünde anlar insan..
Bir elmanın YEŞİLinde, bir karış toprağın KAHVERENGİndedir acı, emeğinin karşılığını alamadığında mesela... Havanın GRİndesir acı, BEYAZ bir örtüdedir ölümü düşününce...
Acı hem her yerde, her renkte.. Hem de sığmaz hiçbir şeye..
Geri getirecek misin güneşlerini?
Donuk gözlerim özlüyor seni.
Ne yaparım ki güneşsiz, sensiz?
Kopuk köklerim bekliyor seni.
Geri getirecek misin ellerimi?
Güdük bileklerim özlüyor seni.
Ne yaparım ki elsiz, sensiz?
Çürük isteklerim bekliyor seni.
Geri getirecek misin ışıklarını?
Soğuk kağıtlarım özlüyor seni.
Ne yazarım ki ışıksız, sensiz?
Boğuk harflerim bekliyor seni.
Geri getirecek misin ellerimi? ,
Kırık sözcüklerim özlüyor seni.
Ne yazarım ki elsiz, sensiz?
Yıkık tümcelerim bekliyor seni.
Bekleyeceğim
Gene de
Hiçbir tekne getirmese de seni?
Getirene dek
Hiçbir tekne.
Gene de?
Oruç Aruoba
Bir yabancının anılarıyla, boğazımıza atılan DÜĞÜMdür DEPREM... Her nefes ayrı bir sarsıntı, her yudum ayrı bir enkazdır altında kaldığım..
Bir küçücük iyi habere bile, kanat çırpıyor yüreğim...
Ne zaman umutlanıp, ağzımın kenarına bir gülüş iliştirsem, büyük bir sızıyla utanıyoRuhum...
Gözüme yaş, yüreğime sızı olan , bugün nasılsın?
Kovalamayın beni yatağa
Hiç uykum yok
Daha lafınıza karışacağım
Ortalığı dağıtacağım
Televizyonu kapatacağım
Ayçiçeği resmi yapacağım daha
Başparmağıma
şiir okuyacağım
Islık çalacağım
Daha çok işim var
Gecenizi karartacağım
Kütahya vazonuzu kıracağım
Vakitsiz yatırmayın beni
Daha çok erken
Can yücel
Ahh vakitsiz uyuyan çocuk, yüreğimizi seninle gömdük... :((
sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde olurum
kötü geçen bir güzü
ve umutsuz bir aşkı anlatan
rüzgarla savrulan
kağıt parçalarına
yazılmış
dağıtılmamış
bildiriler gibi
uzun bir yolculuğa hazırlanan
yalnız bir yolculuğa.
çünkü beyaz bir gemidir ölüm
siyah denizlerin hep çağırdığı
batık bir gemi
sönmüş yıldızlar gibidir
yitik adreslere benzer
ölüm
yanık otlar gibi.
Sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
ÖLÜRÜM...
Behçet Aysan
D/Uyuyor musun?
Hayat boğazımdan geçmiyor...
Ne, gün aydınlık burada, ne güneşin sıcağı var.
Soğuktu bize de,dikenli ve çivili yataklar...
Enkazın altında, uzanacak bir el beklerken sizler,
Benim de burada donuyoRuhum...
Beni boşver de, bugün ne haldesin?
Bir enkazın altında kalmış gibi çaresiz, nefessiz, acıyla ama umutla bekliyoRuhum..
Beni boşver de, kimbilir sen ne haldesin?
:(((
Sarsılan tüm illerle birlikte bizim de yüreğimiz sarsıldı :(( Çok ama çok üzgünüm... :((
Geçmiş olsun..
Dualarımız sizinle...
Acı, her renge bürünür bana göre..
Çünkü beynimiz, acıyı renklere göre kodlayabilir..
Sevgilinin verdiği KIRMIZI güldedir mesela acı, gün gelip de onunla ayrı düşünce anlarsın. Aşkla bakmış, bulutları yorgan yapmış bir çift SİYAH gözdedir acı, artık göremez olduğunda anlar insan bunu.
Veda busesi bıraktığın PEMBE bir dudaktadır acı mesela...
Aynı denize huzurla bakmışsanız elele, gün gelir o denizin MAVİsindedir acı, tek başına izleyince anlaşılır... Gecenin KARAsındadır, yıldız yorgan altında huzurlu olduğun anları özlerken.. TURUNCU bir yazda, altın SARIsı güneştedir acı bazen, sıcağa rağmen üşüdüğünde anlar insan..
Bir elmanın YEŞİLinde, bir karış toprağın KAHVERENGİndedir acı, emeğinin karşılığını alamadığında mesela...
Havanın GRİndesir acı, BEYAZ bir örtüdedir ölümü düşününce...
Acı hem her yerde, her renkte..
Hem de sığmaz hiçbir şeye..