Bir kuş oldun gökyüzünde, uçamadın sen Nehir oldun, ırmak oldun, taşamadın sen Çocuk oldun sokaklarda, oynamadın sen Doğdun da büyüdün ama yaşamadın sen…
Bu mektuplar aslında sanadır sevgili arkadaşım. Adını bile bilmediğim sana. Öylesine yakından ve derinden tanıyoruz ki birbirimizi, öylesine ortak bir umut ve bilinçle paylaşıyoruz ki yeryüzünü, yaşama öylesine inanıyoruz ki, adını bilmesem ne çıkar?
Kovalamayın beni yatağa Hiç uykum yok Daha lafınıza karışacağım Ortalığı dağıtacağım Televizyonu kapatacağım Ayçiçeği resmi yapacağım daha Başparmağıma şiir okuyacağım Islık çalacağım Daha çok işim var Gecenizi karartacağım Kütahya vazonuzu kıracağım Vakitsiz yatırmayın beni Daha çok erken
Bu hayat böyle mi olur?
Düşen hep yerde mi kalır?
Gün olur, belin doğrulur
KİM N'OLACAK BELLİ Mİ OLUR?
Bir kuş oldun gökyüzünde, uçamadın sen
Nehir oldun, ırmak oldun, taşamadın sen
Çocuk oldun sokaklarda, oynamadın sen
Doğdun da büyüdün ama yaşamadın sen…
Bu mektuplar aslında sanadır sevgili arkadaşım.
Adını bile bilmediğim sana.
Öylesine yakından ve derinden tanıyoruz ki birbirimizi,
öylesine ortak bir umut ve bilinçle paylaşıyoruz ki yeryüzünü,
yaşama öylesine inanıyoruz ki,
adını bilmesem ne çıkar?
Onat Kutlar
Geceyle gündüzün örtüştüğü o yerdeyim. Senin üstüne, umut ve acıyla karışık, yağıyoRuhum..
Yüreğimin ağrısı , bugün nasılsın?
Geri getirecek misin güneşlerini?
Donuk gözlerim özlüyor seni.
Ne yaparım ki güneşsiz, sensiz?
Kopuk köklerim bekliyor seni.
Geri getirecek misin ellerimi?
Güdük bileklerim özlüyor seni.
Ne yaparım ki elsiz, sensiz?
Çürük isteklerim bekliyor seni.
Geri getirecek misin ışıklarını?
Soğuk kağıtlarım özlüyor seni.
Ne yazarım ki ışıksız, sensiz?
Boğuk harflerim bekliyor seni.
Geri getirecek misin ellerimi? ,
Kırık sözcüklerim özlüyor seni.
Ne yazarım ki elsiz, sensiz?
Yıkık tümcelerim bekliyor seni.
Bekleyeceğim
Gene de
Hiçbir tekne getirmese de seni?
Getirene dek
Hiçbir tekne.
Gene de?
Oruç Aruoba
Bir yabancının anılarıyla, boğazımıza atılan DÜĞÜMdür DEPREM... Her nefes ayrı bir sarsıntı, her yudum ayrı bir enkazdır altında kaldığım..
Bir küçücük iyi habere bile, kanat çırpıyor yüreğim...
Ne zaman umutlanıp, ağzımın kenarına bir gülüş iliştirsem, büyük bir sızıyla utanıyoRuhum...
Gözüme yaş, yüreğime sızı olan , bugün nasılsın?
Kovalamayın beni yatağa
Hiç uykum yok
Daha lafınıza karışacağım
Ortalığı dağıtacağım
Televizyonu kapatacağım
Ayçiçeği resmi yapacağım daha
Başparmağıma
şiir okuyacağım
Islık çalacağım
Daha çok işim var
Gecenizi karartacağım
Kütahya vazonuzu kıracağım
Vakitsiz yatırmayın beni
Daha çok erken
Can yücel
Ahh vakitsiz uyuyan çocuk, yüreğimizi seninle gömdük... :((
sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde olurum
kötü geçen bir güzü
ve umutsuz bir aşkı anlatan
rüzgarla savrulan
kağıt parçalarına
yazılmış
dağıtılmamış
bildiriler gibi
uzun bir yolculuğa hazırlanan
yalnız bir yolculuğa.
çünkü beyaz bir gemidir ölüm
siyah denizlerin hep çağırdığı
batık bir gemi
sönmüş yıldızlar gibidir
yitik adreslere benzer
ölüm
yanık otlar gibi.
Sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
ÖLÜRÜM...
Behçet Aysan
D/Uyuyor musun?
Hayat boğazımdan geçmiyor...