Aynı yalınlıkla ölmek isterim Kırda bir çiçek gibi, sakin, gösterişsiz. Mum yerine yıldızlar parlasın üstümde Yeryüzü uzansın altımda sessiz.
Ben aydınlık ve özgürlük delisiyim Varsın hainleri gizlesinler, soğuk bir taş altında Dürüstçe yaşadım ben, karşılığında Yüzüm, doğan güneşe dönük öleceğim.
Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar Bir gelincik açılır ansızın Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düşünürken Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır Deliler gibi dönmeye başlar Döndükçe yumak yumak çözülür Çözüldükçe ufalır küçülür Çekirdeği henüz süt bağlamış Masmavi bir erik kesilir ağzımda Dokundukça yanar dudaklarım
"Çadıra ırkçılık bulaşmış , çadıra Türk yazılmış üstüne bayrak.
Suriyelilerin çadırına sayilandirma ."
Elif'in bu paylaşımından benim anladığım şu ;
Mesele oradaki Türk ve bayrak değil, mesele Suriyelilerin sadece bir numara olarak yansıtılmaları. Onların çadırına da Suriyeli yazılmalıydı aslında.
Ben böyle yorumladım, çünkü Elif arkadaşımın ne kadar iyi niyetli biri olduğunu biliyorum.
Ayrıca demişsiniz ki ;
"Böylesi zor bir dönem yaşarken, insanlar acıları ile boğuşurken kafanıza bunlar mı takılıyor?"
Üç haftayı geçti bu afetin yaşanmasının üzerinden, Allah bir daha yaşatmasın.
Ama afetin 3.günü deposunda bulunan ve halka göndermesi gereken çadırı, başka bir yardım kuruluşuna (AHBAP) , Eczacılar Birliğine parayla veren, halkın gözbebeği bir kuruluşun yarattığı hayal kırıklığını da bırakın konuşalım artık.
Yardımların kimden, nerden geldiğinin bir önemi yok, olmamalı. Önemli olan sonuç. İnsanlar ölüm /yaşam mücadelesi içindeyken amblemin, bayrağın, siyasi görüşün bir önemi olamaz, olmamalı..
Spor her daim birleştirir, ayrıştırmaz. Bu günler de geride kalacak, herkes omuz omuza tribünlerde yine oturacak.. Bence büyütmeye gerek yok.. Sadece psikolik bir yansıma diye düşünüyorum..
Bazı türler var, hiçbir sınıfa girmeyen.. Fotosentez yaparak zehrini evrene yayan ve evrendeki iyi /güzel ne varsa yok etmeye çalışan.. Sevgiden, saygıdan, insanlıktan bihaber olan...
Özellikle özgüveni yüksek, kendini iyi ifade eden, ne istediğini bilen kadınları hedef alan bir tür bu.. Bir isim veremiyorum bu zararlı "tür" e..
Tanrı hepimizi, özellikle kadınları, bu zararlılardan korusun...
Bana, şöyle bir bak, diyorsun Yaşama sevincini sana ben veriyormuşum gibi Sevgilin olmasam da, sevgilinmişim gibi bak.. Kumsalda bırakılan ayak izi Kanadın üzerine değen bulut gibi.. Kayalıklara sürüklenen bir gemiye Yanıp sönen deniz feneri gibi bak bana.. Çünkü, unutmamanın eşiğidir Ve anımsamanın kapısıdır bakmak.. Sevgili İrem Bunun için bile kibrit çakılabilir ; Okyanusun kıyısında Karanlıkta Bir kedi gözü gibi Pençeleriyle dolaşırken aşk...
Yarım kalmış bir şiirin, bir türlü yazılamamış son mısrası gibi bekliyoRuhum...
Şiir sözlüm, sen nasılsın?
Demedim mi sana gönül?
Aynı yalınlıkla ölmek isterim
Kırda bir çiçek gibi, sakin, gösterişsiz.
Mum yerine yıldızlar parlasın üstümde
Yeryüzü uzansın altımda sessiz.
Ben aydınlık ve özgürlük delisiyim
Varsın hainleri gizlesinler, soğuk bir taş altında
Dürüstçe yaşadım ben, karşılığında
Yüzüm, doğan güneşe dönük öleceğim.
Jose Marti
Elleri, dilleri, yüzleri ve kalpleri kirli insanlardan uzak durmam gerektiğini...
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeye başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bedri Rahmi Eyüboğlu
Sen de, kendi payından bir hatıra seç
Ve o, ben olayım,
Beni unutma...
Artaç Bey,
"Çadıra ırkçılık bulaşmış , çadıra Türk yazılmış üstüne bayrak.
Suriyelilerin çadırına sayilandirma ."
Elif'in bu paylaşımından benim anladığım şu ;
Mesele oradaki Türk ve bayrak değil, mesele Suriyelilerin sadece bir numara olarak yansıtılmaları.
Onların çadırına da Suriyeli yazılmalıydı aslında.
Ben böyle yorumladım, çünkü Elif arkadaşımın ne kadar iyi niyetli biri olduğunu biliyorum.
Ayrıca demişsiniz ki ;
"Böylesi zor bir dönem yaşarken, insanlar acıları ile boğuşurken kafanıza bunlar mı takılıyor?"
Üç haftayı geçti bu afetin yaşanmasının üzerinden, Allah bir daha yaşatmasın.
Ama afetin 3.günü deposunda bulunan ve halka göndermesi gereken çadırı, başka bir yardım kuruluşuna (AHBAP) , Eczacılar Birliğine parayla veren, halkın gözbebeği bir kuruluşun yarattığı hayal kırıklığını da bırakın konuşalım artık.
Yardımların kimden, nerden geldiğinin bir önemi yok, olmamalı. Önemli olan sonuç. İnsanlar ölüm /yaşam mücadelesi içindeyken amblemin, bayrağın, siyasi görüşün bir önemi olamaz, olmamalı..
Spor her daim birleştirir, ayrıştırmaz.
Bu günler de geride kalacak, herkes omuz omuza tribünlerde yine oturacak.. Bence büyütmeye gerek yok.. Sadece psikolik bir yansıma diye düşünüyorum..
Dünya FANİ, ölüm ANİ diyenler değil mi, en çok biriktirenler dünya malını?
Nereye götürecekler o sarayları, hanları, makamları bilen var mı?
Vicdan! Hala umutluyum... Vicdanlı insanları var yurdumun ve onlarla "iyilik" yaşayacak.. Yaşamalı..
Irkçılık mı?
En üstün ırk İNSAN! Ötesi var mı?
Merhabalar,
Bazı türler var, hiçbir sınıfa girmeyen..
Fotosentez yaparak zehrini evrene yayan ve evrendeki iyi /güzel ne varsa yok etmeye çalışan..
Sevgiden, saygıdan, insanlıktan bihaber olan...
Özellikle özgüveni yüksek, kendini iyi ifade eden, ne istediğini bilen kadınları hedef alan bir tür bu.. Bir isim veremiyorum bu zararlı "tür" e..
Tanrı hepimizi, özellikle kadınları, bu zararlılardan korusun...
Selamlar :))
Bana, şöyle bir bak, diyorsun
Yaşama sevincini sana ben veriyormuşum gibi
Sevgilin olmasam da, sevgilinmişim gibi bak..
Kumsalda bırakılan ayak izi
Kanadın üzerine değen bulut gibi..
Kayalıklara sürüklenen bir gemiye
Yanıp sönen deniz feneri gibi bak bana..
Çünkü, unutmamanın eşiğidir
Ve anımsamanın kapısıdır bakmak..
Sevgili İrem
Bunun için bile kibrit çakılabilir ;
Okyanusun kıyısında
Karanlıkta
Bir kedi gözü gibi
Pençeleriyle dolaşırken aşk...
Akgün Akova