Beni düşün, şehre her yağmur yağdığında Islak ve kırılgan bir türkünün içinde Göğsünden dudaklarına doğru, sancılı bir isyan kabardığında Bastırarak kalbini avuçlarınla Sesini okşadığımı bil....
Zakkumların arasından bir şehre gireceksin, Aşk şiirleri, tabiat şiirleri, tarih şiirleri düşünerek Bir dinamit yapacaksın kendine. Korkma, ateşle onu. Öldürecek nice balıklar vardır sularında, Patlamayla dirilecek nice balıklar vardır. İşte o zaman an beni, yaşa beni, İşte o zaman unutma beni.
Hatırlanacak çok hüzünler bulacaksın, Onların tohumunu havaya savurarak Uzun bir yolculuk yaratacaksın kendine, Her şeyin, hiçbir şeyin yolculuğu. İşte o zaman an beni, yaşa beni, Kıyılarda bile boğulan seni, Bir saz kuşu olarak gezinen hayaletini, Çeliğinden kemik oyan gövdeni.
İçinde bir kaçakçı yaşar senin, Kayıkla dolaşır göllerinde, Beynine tabanca ve şiir satar, O kaçakçının bakışını, sakın unutma.
Ne giydiğini yaz bana! Sıcak tutuyor mu? Nasıl uyuduğunu yaz bana! Yatağın yumuşak mı? Nasıl göründüğünü yaz bana! Hep aynı mısın? Neyi özlediğini yaz bana! Kolumu mu? Nasılsın, yaz bana! Hoş tutuyorlar mı seni? Ne bok yiyorlar, yaz bana! Cesaretin yetiyor mu? Ne yaptığını yaz bana! Yaptığın şey iyi mi? Neyi düşündüğünü yaz bana! Beni mi? Elbette sorulardır sana bütün verebildiğim. Ve gelen yanıtları kabullenmeliyim, mecburum buna. Yorgunsan, uzatamam sana elimi. Ya da açsan, seni besleyemem. Sanki yaşamamışım bu dünyada, hiç yokmuşum. Unutmuşum sanki seni...
Bir yaprak gönder bana, Bir koruluktan koparılmış olsun, Hiç değilse, evinden yarım saat öteden. Sen, oraya dek yürür güçlenirsin, Bense, kalkar teşekkür ederim sana O güzel yaprak için...
İnci ateşi, usta dalgıçla söner,
Usta dalgıçta elbet olmalı hüner,
Malı yârin elinde, canı avuçta
Dibe giderken, başı ayağa döner!
Hayyam
Gel seninle resim yapalım
Bir yüz çizelim, ince,
Küçük, nezleli bir burun
Ve gözler, zeytin iriliğinde.
Sonra bir gelincik, ince bir boyun,
Soyulmuş bademden daha ak bir ten,
Öyle bir yüz ki seher vakti
Mutluluk estirsin güneş doğarken
Ve saçları çizelim, bulutlar,
Türküler, masallar gibi,
Hepsinin üstüne sonra
Kocaman bir insan yüreği.
Öyle bir yürek ki, sevgiyle
Arkadaşlıkla, mutlulukla dolsun,
İsterse ondan sonra
Bütün şairler ölsün.
CAHİT KÜLEBİ
Aslıcım merhaba :)
Dedikodu mu, sensiz aslaaa :))
Sevgiler...
Hoşbuldum Elif CAN <3
Unutur muyum, aslaa ;)
Özledim, geldim...
Sensiz, sonsuz bir boşlukta dolanıp durdum..
Sana mektuplar yazdım, şiirler okudum
Şarkılar hediye ettim, bilmedin...
Hasretler büyüttüm, geldim..
Yüreğini, yüreğimle tavaf ettiğim ;
Bensiz, sen nasılsın?
Beni düşün, şehre her yağmur yağdığında
Islak ve kırılgan bir türkünün içinde
Göğsünden dudaklarına doğru, sancılı bir isyan kabardığında
Bastırarak kalbini avuçlarınla
Sesini okşadığımı bil....
Beni düşün.. Unutma!
....
Zakkumların arasından bir şehre gireceksin,
Aşk şiirleri, tabiat şiirleri, tarih şiirleri düşünerek
Bir dinamit yapacaksın kendine.
Korkma, ateşle onu.
Öldürecek nice balıklar vardır sularında,
Patlamayla dirilecek nice balıklar vardır.
İşte o zaman an beni, yaşa beni,
İşte o zaman unutma beni.
Hatırlanacak çok hüzünler bulacaksın,
Onların tohumunu havaya savurarak
Uzun bir yolculuk yaratacaksın kendine,
Her şeyin, hiçbir şeyin yolculuğu.
İşte o zaman an beni, yaşa beni,
Kıyılarda bile boğulan seni,
Bir saz kuşu olarak gezinen hayaletini,
Çeliğinden kemik oyan gövdeni.
İçinde bir kaçakçı yaşar senin,
Kayıkla dolaşır göllerinde,
Beynine tabanca ve şiir satar,
O kaçakçının bakışını, sakın unutma.
Ülkü Tamer
Ne giydiğini yaz bana!
Sıcak tutuyor mu?
Nasıl uyuduğunu yaz bana!
Yatağın yumuşak mı?
Nasıl göründüğünü yaz bana!
Hep aynı mısın?
Neyi özlediğini yaz bana!
Kolumu mu?
Nasılsın, yaz bana!
Hoş tutuyorlar mı seni?
Ne bok yiyorlar, yaz bana!
Cesaretin yetiyor mu?
Ne yaptığını yaz bana!
Yaptığın şey iyi mi?
Neyi düşündüğünü yaz bana!
Beni mi?
Elbette sorulardır
sana bütün verebildiğim.
Ve gelen yanıtları kabullenmeliyim,
mecburum buna.
Yorgunsan, uzatamam sana elimi.
Ya da açsan, seni besleyemem.
Sanki yaşamamışım bu dünyada,
hiç yokmuşum.
Unutmuşum sanki seni...
Bertolt Brecht
90lar CANdır :)
Takvimler ilkbaharı gösterirken, bir sonbahar hüznü taşıyoRuhum...
Sesine tutunup, güneşe tırmandığım,
Peki ya sen, sen nasılsın?
Bir yaprak gönder bana,
Bir koruluktan koparılmış olsun,
Hiç değilse, evinden yarım saat öteden.
Sen, oraya dek yürür güçlenirsin,
Bense, kalkar teşekkür ederim sana
O güzel yaprak için...
Bertolt Brecht
90'lara selam olsun...