gidin, şarkılarım, yalnıza ve tatminsize, asabı bozulana, sözleşmeyle köleleşenlere, küçümsemelerimi götürün zulmedenlere. serin bir suyun dalgası olarak gidin, zalimlere nefretimi iletin.
konuşun şuursuz baskıya karşı, hayalgücü kıt olanın gaddarlığına, kayıtlara karşı konuşun. can sıkıntısından ölmekte olan burjuvaziye, varoşlardaki kadınlara gidin. tiksinerek evlenenlere gidin, başarısızlığı örtülenlere, talihsizce eşleşenlere gidin. satınalınmış zevceye, miras kalmış kadına gidin.
şehveti zarif olanlara gidin, zarif arzuları bastırılanlara, dünyanın ruhsuzluğu üstüne samyeli gibi esin; duyarlı gidin, güçlendirin ince bağları, ruhun yosun ve dokunuşlarına güven verin.
dostça bir havayla gidin, samimi bir lisanla. yeni günahlar ve yeni sevaplar bulmaya istekli gidin. karşı çıkın zulmün her biçimine. orta yaşın kabalaştırdıklarına gidin. kazandığını kaybedenlere.
çıkın dışarı ve önyargıya meydan okuyun, kanın, bu yeşil köleliğine karşı koyun ve karşı koyun, ruhun her çeşit köleliğine.
İçime kazır gibi, alnıma yazı gibi sevdim seni... Buğusu gibi ekmeğin, kokusu gibi toprağın, sesi gibi yaprağın, sevdim ben seni... Sevdim seni... Günüme güneş, geceme ay gibi... Yürek atışı gibi, ruhumun yoldaşı gibi sevdim seni...
geleceğim... ve her duvarın başına bir karanfil dikeceğim. her pencerenin altında bir şiir okuyacağım. her kargaya bir çam vereceğim. yılana diyeceğim ki: kurbağa nasıl da fiyakalı ama! barıştıracağım... tanıştıracağım... yol alacağım... ışık içeceğim... seveceğim...
Günaydınnn :))
Duydum ki ; ben ES vermişken, bana SES vermiş birileri :)) Kahvemi aldım geldim...
Ama kahve sıcak olamaz, bir dost selamı kadar...
Selamlar...
gidin, şarkılarım, yalnıza ve tatminsize,
asabı bozulana, sözleşmeyle köleleşenlere,
küçümsemelerimi götürün zulmedenlere.
serin bir suyun dalgası olarak gidin,
zalimlere nefretimi iletin.
konuşun şuursuz baskıya karşı,
hayalgücü kıt olanın gaddarlığına,
kayıtlara karşı konuşun.
can sıkıntısından ölmekte olan burjuvaziye,
varoşlardaki kadınlara gidin.
tiksinerek evlenenlere gidin,
başarısızlığı örtülenlere,
talihsizce eşleşenlere gidin.
satınalınmış zevceye,
miras kalmış kadına gidin.
şehveti zarif olanlara gidin,
zarif arzuları bastırılanlara,
dünyanın ruhsuzluğu üstüne samyeli gibi esin;
duyarlı gidin,
güçlendirin ince bağları,
ruhun yosun ve dokunuşlarına güven verin.
dostça bir havayla gidin,
samimi bir lisanla.
yeni günahlar ve yeni sevaplar bulmaya istekli gidin.
karşı çıkın zulmün her biçimine.
orta yaşın kabalaştırdıklarına gidin.
kazandığını kaybedenlere.
çıkın dışarı ve önyargıya meydan okuyun,
kanın, bu yeşil köleliğine karşı koyun
ve karşı koyun, ruhun her çeşit köleliğine.
Ezra Pound
Ya sırtımıza alıp taşıyoruz
Ya ayaklarımızın altına alıp çiğniyoruz
Öğrenemedik bir türlü,
Yan yana yürümeyi....
Ö. HAYYAM
İçime kazır gibi, alnıma yazı gibi sevdim seni...
Buğusu gibi ekmeğin, kokusu gibi toprağın, sesi gibi yaprağın, sevdim ben seni...
Sevdim seni... Günüme güneş, geceme ay gibi...
Yürek atışı gibi, ruhumun yoldaşı gibi sevdim seni...
Ya sen beni?
Korkma, bağır!
Olmadı HIZIRı çağır...
YA XIZIR, TU ESTA !!!
Günaydınn :))
geleceğim...
ve her duvarın başına bir karanfil dikeceğim.
her pencerenin altında bir şiir okuyacağım.
her kargaya bir çam vereceğim.
yılana diyeceğim ki: kurbağa nasıl da fiyakalı ama!
barıştıracağım...
tanıştıracağım...
yol alacağım...
ışık içeceğim...
seveceğim...
Sohrab Sepehri
DUA....
Bir radyo frekansına takılı kaldım. İkimiz için, şarkılardan fal tuttum.
Sıradaki şarkıyı mırıldanıyoRuhum...
" Sen ağlama, dayanamam
Ağlama gözbebeğim, sana kıyamam..."
Canözüm... Sen nasılsın?