gidin, şarkılarım, yalnıza ve tatminsize, asabı bozulana, sözleşmeyle köleleşenlere, küçümsemelerimi götürün zulmedenlere. serin bir suyun dalgası olarak gidin, zalimlere nefretimi iletin.
konuşun şuursuz baskıya karşı, hayalgücü kıt olanın gaddarlığına, kayıtlara karşı konuşun. can sıkıntısından ölmekte olan burjuvaziye, varoşlardaki kadınlara gidin. tiksinerek evlenenlere gidin, başarısızlığı örtülenlere, talihsizce eşleşenlere gidin. satınalınmış zevceye, miras kalmış kadına gidin.
şehveti zarif olanlara gidin, zarif arzuları bastırılanlara, dünyanın ruhsuzluğu üstüne samyeli gibi esin; duyarlı gidin, güçlendirin ince bağları, ruhun yosun ve dokunuşlarına güven verin.
dostça bir havayla gidin, samimi bir lisanla. yeni günahlar ve yeni sevaplar bulmaya istekli gidin. karşı çıkın zulmün her biçimine. orta yaşın kabalaştırdıklarına gidin. kazandığını kaybedenlere.
çıkın dışarı ve önyargıya meydan okuyun, kanın, bu yeşil köleliğine karşı koyun ve karşı koyun, ruhun her çeşit köleliğine.
Başımızı alıp da, gitmek istediğimiz çok oldu..
Ama, yüreğimizdeki prangalar izin vermedi buna....
Yol senin içinde <3
Gününüz güzel olsun :))
İlk günkü gibiyim...
İçine düştüğüm şiir kuyusundan, sesinle dönüp durduğum müzik kutusundan, çıkmak istemiyoRuhum...
Gözbebeğim, sen nasılsın?
"Kitap, yazılardan anıtlardan üstündür,
Dört yanı sımsıkı örtülü gömütlerden de...
İnsan çürür gider, ceset toprak olur,
Ölümün kucağına düşer yakınlarının hepsi...
Ama kitabı, dillere gönüllere
Destan olur da unutturmaz onu,
Sapasağlam köşklerden üstündür kitap,
Tapınaktaki taş sütunlardan üstündür."
Bu bir Eski Mısır şiiri:
"modern" çağlarda bile tazeliğini yitirmeyen "antik" bir şiir.
Ehramların şiiri, evet; ama günümüzde yazılmış gibi: dipdiri!
Mezopotamya'dan sevgiler :)
Sokağın tavanı kadar...
Herkese iyi akşamlar... :)
Türkü CANdır...
Türkü seven dostlarımıza gelsin :))
Kenti şarkılarla doldurmak...
O şarkılarla uyuyup, uyanmak sonra...
"Ne Diyarbakır anladı beni, ne de sen
Oysa, ne çok sevdim ikinizi de bir bilsen..."
Günaydınnn :))
Duydum ki ; ben ES vermişken, bana SES vermiş birileri :)) Kahvemi aldım geldim...
Ama kahve sıcak olamaz, bir dost selamı kadar...
Selamlar...
gidin, şarkılarım, yalnıza ve tatminsize,
asabı bozulana, sözleşmeyle köleleşenlere,
küçümsemelerimi götürün zulmedenlere.
serin bir suyun dalgası olarak gidin,
zalimlere nefretimi iletin.
konuşun şuursuz baskıya karşı,
hayalgücü kıt olanın gaddarlığına,
kayıtlara karşı konuşun.
can sıkıntısından ölmekte olan burjuvaziye,
varoşlardaki kadınlara gidin.
tiksinerek evlenenlere gidin,
başarısızlığı örtülenlere,
talihsizce eşleşenlere gidin.
satınalınmış zevceye,
miras kalmış kadına gidin.
şehveti zarif olanlara gidin,
zarif arzuları bastırılanlara,
dünyanın ruhsuzluğu üstüne samyeli gibi esin;
duyarlı gidin,
güçlendirin ince bağları,
ruhun yosun ve dokunuşlarına güven verin.
dostça bir havayla gidin,
samimi bir lisanla.
yeni günahlar ve yeni sevaplar bulmaya istekli gidin.
karşı çıkın zulmün her biçimine.
orta yaşın kabalaştırdıklarına gidin.
kazandığını kaybedenlere.
çıkın dışarı ve önyargıya meydan okuyun,
kanın, bu yeşil köleliğine karşı koyun
ve karşı koyun, ruhun her çeşit köleliğine.
Ezra Pound