Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu; Seni bundan daha çok sevemem, diyenler hani, Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu, İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini. Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir, Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla, Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir; Nice dik başları, değişimin çarkına uydurur sonunda; Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla, 'En çok şimdi seviyorum seni,' diyemez miyim? Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda, Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim. Aşk bir bebek olduğuna göre, Hayır, bunu diyemem, Büyümesini sürdüren şeyi, Büyümüş gibi göremem....
Ben ona, sabah olamasam da Dingin bir ikindi olayım istemişimdir Herşeyin usul usul durulduğu saatlerde gelsin Yüzünde uçuk bir gülümsemeyle Yaslasın yorgunluğunu, gövdemin yaşlı çınarına Serip üzerine, yapraklarımın ağırlıksız yorganını Dinlendireyim istemiştim Üşütmek istememiştim. Ben ona ne istemişsem, bu yalnızlık aylarında Gecikmiş... İnce... Güzel ve uzak... Biraz da kendime istemiştim Sevgi adına...
Cana d/okunan şarkılar...
Elifim <3
Güzel dostum...
Düşerken CEMREler yüreklere, gitmek kötü..
Bahar geliyor, aç gözlerini...
Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;
Seni bundan daha çok sevemem, diyenler hani,
Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu,
İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir,
Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,
Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;
Nice dik başları, değişimin çarkına uydurur sonunda;
Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,
'En çok şimdi seviyorum seni,' diyemez miyim?
Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda,
Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim.
Aşk bir bebek olduğuna göre,
Hayır, bunu diyemem,
Büyümesini sürdüren şeyi,
Büyümüş gibi göremem....
William Shakespeare
Hüzün, ellerindir şimdi, gözlerindir..
Hüzün, acıyla b/akan çocuk yüzleridir...
Sensizlikten geçen ama sensiz geçmeyen, sessiz günlerde sana SUsuyoRuhum...
Varlığın içindeki yokluk gibiyim...
Suskun limanım benim , sen nasılsın?
Kaç aynaya baktıysam, bembeyaz yüzümle
Hepsinde seni gördüm..
İçine daldığım aynalarda
Bulduğum kaçıncı çıkmaz sokaktayım
NERDESİN?
Yoktu karşılığı yüzünün...
Yok karşılığı bu hüznün...
Kent şarkıları CANdır...
Ucu kırık kalemimle çizdiğim mutluluk resminde, kendine yer arıyoRuhum...
Yapan var mı ki o resmi sahi?
Cevapsız sorum benim, sen nasılsın?
Ben ona, sabah olamasam da
Dingin bir ikindi olayım istemişimdir
Herşeyin usul usul durulduğu saatlerde gelsin
Yüzünde uçuk bir gülümsemeyle
Yaslasın yorgunluğunu, gövdemin yaşlı çınarına
Serip üzerine, yapraklarımın ağırlıksız yorganını
Dinlendireyim istemiştim
Üşütmek istememiştim.
Ben ona ne istemişsem, bu yalnızlık aylarında
Gecikmiş... İnce... Güzel ve uzak...
Biraz da kendime istemiştim
Sevgi adına...
Şükrü Erbaş