bak şu bebelerin güzelliğine kaşı destan gözü destan elleri kan içinde
kör olasın demiyorum kör olma da gör beni
damda birlikte yatmışız öküzü hoşça tutmuşuz koyun değil şu dağlarda san kendimizi gütmüşüz hor baktık mı karıncaya kırdık mı kanadını serçenin vurduk mu karacanın yavrulusunu ya nasıl kıyarız insana
sen olmasan öldürmek ne çürümek ne zindanlarda özlem ne ayrılık ne yokluk ne yoksulluk ne ilenmek ne dilenmek ne işsiz güçsüz dolanmak ne gün gün ile barışmalı kardeş kardeş duruşmalı koklaşmalı söyleşmeli korka korka yaşamak ne
kahrolasın demiyorum kahrolma da gör beni
kanadık toprak olduk çekildik bayrak olduk döküldük yaprak olduk geldik bugüne
ekmeği bol eyledik acıyı bal eyledik sıratı yol eyledik geldik bugüne
ekilir ekin geliriz ezilir un geliriz bir gider bin geliriz beni vurmak kurtuluş mu
Orada beni düşünüyorsun hissettim bunu: bir şiddetli rüzgar gibi, aşarak tepeleri geçerek boğazları ulaştı buraya geldi dokundu bana düşünmen beni.
Orada beni düşünüyorsan hissetmelisin bunu: bir rengarenk ışın gibi aşarak tepeleri geçerek boğazları ulaşmak oraya gelip dokunmak istiyor sana düşünmem seni....
ACIYI BAL EYLEDİK
«pir sultan ölür dirilir»
bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni
damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana
sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne
kahrolasın demiyorum
kahrolma da
gör beni
kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne
ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne
ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni...
Hasan Hüseyin Korkmazgil
90'lara gidemeyiz evet, ama onlar hep bizimle neyseki... Nostalji kokulu ezgiler...
Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!
Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!
Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!
Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman...
Can Yücel
S/Aklıma gelince sen, gülümsüyoRuhum..
Kendi kendime gülümseyince, beni "deli" zannedeceklererini düşünüp, daha çok gülümsüyorum...
Sen nasılsın?
Kırk yıllık hatrını, kırk saniyede kaybetmiş bir fincan kahveyim...
Sen kimsin?
"Özlemek
yanında olmak isteğidir
gülüşünü görmek biraz da
Hiç özlemedim seni.."
Orada
beni düşünüyorsun
hissettim bunu:
bir şiddetli rüzgar gibi,
aşarak tepeleri
geçerek boğazları
ulaştı buraya
geldi dokundu bana
düşünmen beni.
Orada
beni düşünüyorsan
hissetmelisin bunu:
bir rengarenk ışın gibi
aşarak tepeleri
geçerek boğazları
ulaşmak oraya
gelip dokunmak istiyor sana
düşünmem seni....
Oruç Aruoba
Senin gibiyim işte...
Sevdanın, hasretin, hüznün, umudun dibiyim...
Bildin mi nasılım?
Bana yüreğini ver
Bitsin vatan hasretim
Boşa geçen kayıp zaman
Nerede doğdum, yaşadım, öldüm...
Bir bir bilinsin
Bana yüreğini ver
Gözlerini Mardin eyleyim
Dargeçit'te vurulmayasın ama
Nusaybin’de yıkılmayasın
Bana yüreğini ver
Seni göğüs kafesimde başkent eyleyim
Sur'da ayaklarından vurulmayasın
“Tahir” gibi yere yığılmayasın ha
Bana yüreğini ver
Van Gölü’nün maviliğinde özgürleşelim
Erciş’ten Edremit’e kadar
Sana yasak şiirler okuyayım akşamüstü
Ahlat’ta gün batana kadar
Azad Penaber
KıRıldı sesim, seslenemiyorum...
Kurudu SÖZyaşlarım, yazamıyorum...