Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Güneşli Melek
Güneşli Melek

"KUSURA BAKMAMAK" GİBİ, BÜYÜK BİR KUSURUM VAR...

  • serbest kürsü03.02.2023 - 17:25



    Saklarım gözümde güzelliğini
    Her neye bakarsam, sen varsın orda
    Kalbimde gizlerim muhabbetini
    Koymam yabancıyı, sen varsın orda

    Aşkımın temeli, sen bir alemsin
    Sevgi muhabbetin, dilde kelamsın
    Merhabasın, dosttan gelen selamsın
    Duyarak alırım, sen varsın orda





  • Alıpbaşını uzaklara gitmek isteyenler kulübü ;)03.02.2023 - 10:05



    Biz mi taşırız aşkları
    Aşklar mı bizi
    Şimdi hangi kentte
    Yağdığını unuttuğum bir yağmur
    Ertelenmiş bir aşkın saçlarını yıkıyor

    O günden beri
    Öznesi yaralıdır şiirin


    Orada yıldızlar daha parlaktır
    Aynalar daha ayna
    Yaşamaya başladığın an
    Biraz daha koyulaşır ağaçların yeşili

    Orası
    Şiirin kendini göndere çektiği yerdir


    Sensiz, paslı bir çivi gibi duruyorum
    Bir duvarın yüzünde,
    Ateşe ve rüzgâra dair bir dize kuşan
    Bu geceyi teslim al
    Bir selam uçur bana
    Hâlâ bir sabah serinliği ise adresim

    İnsana dair her çığlık
    De ki şiirdir biraz

    A. Hicri İzgören


  • Birine Seslenin02.02.2023 - 21:39



    Özledim sesini, ne olur konuş
    Bir gül açtır zamanların ötesinden
    Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün, gel
    Gök mavisinden, deniz mavisinden
    Bana bir şarkı söyle...

    İçimde bir şey kımıldıyor
    Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
    Bir baksana ne haldeyim, deli divane
    Yaralıyım, çaresizim, umutsuzum
    Bana bir şarkı söyle...

    Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
    Dökül karanlığıma ışıklar gibi
    Al beni, en uzaklara götür
    Sesin aksın içimde bir pınar gibi
    Bana bir şarkı söyle...

    Bütün renkleri kat birbirine
    Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
    Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
    Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
    Bana bir şarkı söyle

    Bazen, kar nasıl hazin yağa, r bilirsin
    Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
    İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel
    En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
    Bana bir şarkı söyle....

    Ümit Yaşar Oğuzcan


  • nasılsın02.02.2023 - 08:52



    AYsız, yıldızsız bir gecenin sabahındayım..
    Bin yıllık kitabelere kazınmış hasretinle , güneşi uyandırıyoRuhum...

    Sen nasılsın?


  • Birine Seslenin01.02.2023 - 23:28



    Yıldızlar görse bendeki güzelliğini
    Birer birer düşerler içimdeki denize,
    Aydınlanırım, o kadar aydınlanırım ki,
    Bana gelirsin...

    Bahar anlarsa duyduğum üzüntüyü,
    Bütün dallarını uzatır kalbime doğru
    Çiçeklenirim, o kadar çiçeklenirim ki,
    Bana gelirsin...

    Din duysa ettiğim ibadetleri
    Bütün mihraplarıyla çevrilir bana
    Büyürüm, o kadar büyürüm ki,
    Bana gelirsin...

    İçimde bir kere görsen güzelliğini
    Garkolursun nurdan bir âleme
    Bulmak için, kendini bulmak için
    Bana gelirsin...

    Yıldızlar görse bendeki güzelliğini
    Birer birer düşerler içimdeki denize,
    Aydınlanırım, o kadar aydınlanırım ki,
    Bana gelirsin...

    Celal Sılay


  • kimsin?01.02.2023 - 23:14



    Geceye ve AYa hasret güneşim...

    Sen kimsin?


  • Pax Amarna01.02.2023 - 22:08



    TAC MAHAL: ÖLÜMSÜZ BİR AŞKIN HİKAYESİ

    Tac Mahal, hiç kuşkusuz dünyanın en güzel yapılarından biri… Bir kocanın eşine olan ölümsüz aşkını anlatan çok özel bir mekan. Sanırım bu kusursuz güzelliğinin ötesinde onu böylesine özel yapan şey, arkasında yatan bu büyük aşk hikayesi… Aynı zamanda dünyanın en pahalı sevgisi de denilebilir..

    Hindistan’da uzun yıllar hüküm süren Babür İmparatorluğu’nun hükümdarı Şah Cihan, Tac Mahal’i eşi Mümtaz Mahal için yaptırır.

    Şah Cihan aslında Türk soyundan gelen Babür İmparatorluğu’nun en önemli hükümdarlarından biri. Onun döneninde imparatorluk en görkemli dönemini yaşar ve kendisine “dünyanın hükümdarı” anlamına gelen “şah cihan” ismi verilir. Şah Cihan, 1612 yılında Persli bir ailenin kızı olan Ercumend Banu Begüm ile evlenir. Şah Cihan o kadar sever ki eşini ona Mümtaz Mahal (sarayın tek sahibi/seçilmişi) ismini verir. Çift, büyük bir aşkla birbirlerine bağlıdır. Şahın askeri seferlerinde bile birbirinden ayrılmazlar.


    Şah, karısına o kadar güvenir ki, devletin mührünü bile kendisine verir. 1631 yılına gelindiğinde hamile olmasına rağmen Burhanpur seferinde şaha eşlik eden Mümtaz Mahal 14. çocuklarının doğumunu yaparken hayatını kaybeder. Henüz 40 yaşında bile değildir.

    Şah Cihan eşinin ölümüyle yıkılır. Gözlerden uzak bir yıl boyunca yas tutar. Acılar içerisinde yaşayan Şah, sevgisinin göstergesi olarak bu anıt mezarı yaptırarak teselli bulmaya çalışır.

    Şah, tüm aşkını ve servetini bu binanın yapımına harcar.1631 yılında yapımına başlanan binada mükemmel bir simetri vardır. Renkler, formlar, malzemeler arasında hiyerarşik bir geçiş takip edilir. Mümtaz Mahal’in cennette yaşayacağı mekanı temsil ettiğine inanılan bahçenin tasarımı ise buna yakışır şekilde göz alıcıdır.

    Binanın yapımı neredeyse 20 yıl sürer. Türbenin olduğu ana binanın bir yanında cami diğer yanında ise misafirhane vardır. Kırmızı tuğladan yapılmış giriş kapıları ise bu muhteşem yapıyı tamamlar.

    Tac Mahal’in beyaz rengi ona başka güzellik katar. Günün her saati farklı bir renge bürünen bina, sabah saatlerinde altın rengindeyken, ay ışığında bembeyaz olur. Gün batımlarında pembeden sarıya boyanır.

    Tac Mahal, yeni dünyanın yedi harikasından biri olarak ihtişamını korur..


  • ama neden31.01.2023 - 21:10



    Çünkü ;

    Biz, oldum olası böyle sarhoş, böyle umursamaz
    Bu, ilk saltanatımız değil, biliyorsun
    Yaşamak, bir siyah mermerdir işlediğimiz
    İçimiz serseri bizim, adımız değil, biliyorsun...


  • Pax Amarna31.01.2023 - 20:51



    Babil'in Asma Bahçeleri

    Mezopotamya çölünün ortasında, çok kuru ve susuz bir yerde hüküm sürmekte olan Babil Krallığı’nın başarı hikayesi denilebilir ‘Babil’in Asma Bahçeleri’ için. Öyle bir başarı hikayesi ki teraslı bahçelerden tutun, günümüz teknolojisinde yapımı mümkün olmayan, kurak topraklarda su kaynağı olmadan bir çok farklı bitki türünün yetiştirilmesine kadar uzanmış ve eski dünyanın 7 harikası içine girmeyi hak etmiştir.

    Babil’in Asma Bahçeleri MÖ 605 yılında 43 sene Babil krallığı yapmış olan Nebukadnezar tarafından inşa edilmiştir. Nebukadnezar bu yapıyı sıla hasreti çeken, Mezopotamya’nın sıcak ve düz ortamından bunalıma girmiş karısı Semiramis için yaptırmıştır. Bundan dolayı bazı kaynaklarda Babil’in asma bahçelerine Semiramis’in asma bahçeleri olarak da rastlamak mümkündür. Karısının şehrinin, yapay halini yapmayı başarmış kral; bahçede birçok yapay dağlar, yeşillikler, teraslı bahçeler, akan sular gibi yapılara yer vermiş ve çok kısa bir sürede inşa edilmesini sağlamıştır.

    Babil’in Asma Bahçeleri günümüzde varlığını sürdürmemektedir, kesin konumları ve neden yok olduklarına dair sır perdesi hala aralanamadı.
    Kimse, Babil’in Asma Bahçeleri’ne ne olduğunu ya da gerçekten var olup olmadıklarını bilmiyor.

    Bütün bunlara rağmen eski dünyanın 7 harikası içinde anılan bu bahçeler "büyülü" olabilir mi Amarna?

    :))

  • şu an ne dinliyorum31.01.2023 - 17:56



    Sanmasınlar asla,
    Seni benden ayrı...