Tac Mahal, hiç kuşkusuz dünyanın en güzel yapılarından biri… Bir kocanın eşine olan ölümsüz aşkını anlatan çok özel bir mekan. Sanırım bu kusursuz güzelliğinin ötesinde onu böylesine özel yapan şey, arkasında yatan bu büyük aşk hikayesi… Aynı zamanda dünyanın en pahalı sevgisi de denilebilir..
Hindistan’da uzun yıllar hüküm süren Babür İmparatorluğu’nun hükümdarı Şah Cihan, Tac Mahal’i eşi Mümtaz Mahal için yaptırır.
Şah Cihan aslında Türk soyundan gelen Babür İmparatorluğu’nun en önemli hükümdarlarından biri. Onun döneninde imparatorluk en görkemli dönemini yaşar ve kendisine “dünyanın hükümdarı” anlamına gelen “şah cihan” ismi verilir. Şah Cihan, 1612 yılında Persli bir ailenin kızı olan Ercumend Banu Begüm ile evlenir. Şah Cihan o kadar sever ki eşini ona Mümtaz Mahal (sarayın tek sahibi/seçilmişi) ismini verir. Çift, büyük bir aşkla birbirlerine bağlıdır. Şahın askeri seferlerinde bile birbirinden ayrılmazlar.
Şah, karısına o kadar güvenir ki, devletin mührünü bile kendisine verir. 1631 yılına gelindiğinde hamile olmasına rağmen Burhanpur seferinde şaha eşlik eden Mümtaz Mahal 14. çocuklarının doğumunu yaparken hayatını kaybeder. Henüz 40 yaşında bile değildir.
Şah Cihan eşinin ölümüyle yıkılır. Gözlerden uzak bir yıl boyunca yas tutar. Acılar içerisinde yaşayan Şah, sevgisinin göstergesi olarak bu anıt mezarı yaptırarak teselli bulmaya çalışır.
Şah, tüm aşkını ve servetini bu binanın yapımına harcar.1631 yılında yapımına başlanan binada mükemmel bir simetri vardır. Renkler, formlar, malzemeler arasında hiyerarşik bir geçiş takip edilir. Mümtaz Mahal’in cennette yaşayacağı mekanı temsil ettiğine inanılan bahçenin tasarımı ise buna yakışır şekilde göz alıcıdır.
Binanın yapımı neredeyse 20 yıl sürer. Türbenin olduğu ana binanın bir yanında cami diğer yanında ise misafirhane vardır. Kırmızı tuğladan yapılmış giriş kapıları ise bu muhteşem yapıyı tamamlar.
Tac Mahal’in beyaz rengi ona başka güzellik katar. Günün her saati farklı bir renge bürünen bina, sabah saatlerinde altın rengindeyken, ay ışığında bembeyaz olur. Gün batımlarında pembeden sarıya boyanır.
Tac Mahal, yeni dünyanın yedi harikasından biri olarak ihtişamını korur..
Biz, oldum olası böyle sarhoş, böyle umursamaz Bu, ilk saltanatımız değil, biliyorsun Yaşamak, bir siyah mermerdir işlediğimiz İçimiz serseri bizim, adımız değil, biliyorsun...
Mezopotamya çölünün ortasında, çok kuru ve susuz bir yerde hüküm sürmekte olan Babil Krallığı’nın başarı hikayesi denilebilir ‘Babil’in Asma Bahçeleri’ için. Öyle bir başarı hikayesi ki teraslı bahçelerden tutun, günümüz teknolojisinde yapımı mümkün olmayan, kurak topraklarda su kaynağı olmadan bir çok farklı bitki türünün yetiştirilmesine kadar uzanmış ve eski dünyanın 7 harikası içine girmeyi hak etmiştir.
Babil’in Asma Bahçeleri MÖ 605 yılında 43 sene Babil krallığı yapmış olan Nebukadnezar tarafından inşa edilmiştir. Nebukadnezar bu yapıyı sıla hasreti çeken, Mezopotamya’nın sıcak ve düz ortamından bunalıma girmiş karısı Semiramis için yaptırmıştır. Bundan dolayı bazı kaynaklarda Babil’in asma bahçelerine Semiramis’in asma bahçeleri olarak da rastlamak mümkündür. Karısının şehrinin, yapay halini yapmayı başarmış kral; bahçede birçok yapay dağlar, yeşillikler, teraslı bahçeler, akan sular gibi yapılara yer vermiş ve çok kısa bir sürede inşa edilmesini sağlamıştır.
Babil’in Asma Bahçeleri günümüzde varlığını sürdürmemektedir, kesin konumları ve neden yok olduklarına dair sır perdesi hala aralanamadı. Kimse, Babil’in Asma Bahçeleri’ne ne olduğunu ya da gerçekten var olup olmadıklarını bilmiyor.
Bütün bunlara rağmen eski dünyanın 7 harikası içinde anılan bu bahçeler "büyülü" olabilir mi Amarna?
Mısır yazınının ölümsüz eserlerinden biri, Ölüler Kitabı’dır. Bu, İsadan önce 1600 yılında başlayan Yeni Krallık sırasında ya da belki daha sonra, mezarlara ve türbelere yerleştirilen çeşitli büyü metinlerinden meydana gelmiş bir derlemedir. Büyülerin amacı, ölülerin ölümsüz olmasına ve kutlu varlığına yardım etmektir.
“SEVGİLİYE BÜYÜ YAPMAK İÇİN ŞİİR
Dinle beni, Re, İkiz Ufkun Şahini, tanrıların babası! Dinleyin beni, yedi Hatorlar, siz kaderin ağını örerken kızıl ipliklerle! İşitin sesimi, göklerin yeryüzünün tüm tanrıları!
Yalvarırım size, Şu güzel kız, anasının öz kızı, peşime düşsün hiç ölmeyecek bir arzuyla, Ardımdan yürüsün otlak arayan inek gibi, bebeğin üstüne düşen dadı gibi, sürüsünü önüne katan sığırtmaç gibi!
Onun bana âşık olmasını sağlamazsanız ömrümün sonu gelmiş demektir yanıp tutuşurum, kül olur giderim.”
Ülkemizde en çok hayali kurulan meslek "oyunculuk" imiş. Bence okuluna gitmeden de gayet başarıyla yapılıyor.. Şöyle bir etrafınıza bakın, göreceksiniz oscarlık oyunculukları...
En popüler oyunlar ise ; mutluluk oyunu, evcilik oyunu, dostluk /arkadaşlık oyunu, inanç oyunu, politika /siyaset oyunu....
ben, hüzünlü küçük bir periyi biliyorum okyanusta yaşayan ve yüreğini tahta bir kavalda usul usul çalan küçük hüzünlü bir peri geceleri bir öpücükle ölen ve sabahları bir öpücükle yeniden doğacak olan..
Geceye ve AYa hasret güneşim...
Sen kimsin?
TAC MAHAL: ÖLÜMSÜZ BİR AŞKIN HİKAYESİ
Tac Mahal, hiç kuşkusuz dünyanın en güzel yapılarından biri… Bir kocanın eşine olan ölümsüz aşkını anlatan çok özel bir mekan. Sanırım bu kusursuz güzelliğinin ötesinde onu böylesine özel yapan şey, arkasında yatan bu büyük aşk hikayesi… Aynı zamanda dünyanın en pahalı sevgisi de denilebilir..
Hindistan’da uzun yıllar hüküm süren Babür İmparatorluğu’nun hükümdarı Şah Cihan, Tac Mahal’i eşi Mümtaz Mahal için yaptırır.
Şah Cihan aslında Türk soyundan gelen Babür İmparatorluğu’nun en önemli hükümdarlarından biri. Onun döneninde imparatorluk en görkemli dönemini yaşar ve kendisine “dünyanın hükümdarı” anlamına gelen “şah cihan” ismi verilir. Şah Cihan, 1612 yılında Persli bir ailenin kızı olan Ercumend Banu Begüm ile evlenir. Şah Cihan o kadar sever ki eşini ona Mümtaz Mahal (sarayın tek sahibi/seçilmişi) ismini verir. Çift, büyük bir aşkla birbirlerine bağlıdır. Şahın askeri seferlerinde bile birbirinden ayrılmazlar.
Şah, karısına o kadar güvenir ki, devletin mührünü bile kendisine verir. 1631 yılına gelindiğinde hamile olmasına rağmen Burhanpur seferinde şaha eşlik eden Mümtaz Mahal 14. çocuklarının doğumunu yaparken hayatını kaybeder. Henüz 40 yaşında bile değildir.
Şah Cihan eşinin ölümüyle yıkılır. Gözlerden uzak bir yıl boyunca yas tutar. Acılar içerisinde yaşayan Şah, sevgisinin göstergesi olarak bu anıt mezarı yaptırarak teselli bulmaya çalışır.
Şah, tüm aşkını ve servetini bu binanın yapımına harcar.1631 yılında yapımına başlanan binada mükemmel bir simetri vardır. Renkler, formlar, malzemeler arasında hiyerarşik bir geçiş takip edilir. Mümtaz Mahal’in cennette yaşayacağı mekanı temsil ettiğine inanılan bahçenin tasarımı ise buna yakışır şekilde göz alıcıdır.
Binanın yapımı neredeyse 20 yıl sürer. Türbenin olduğu ana binanın bir yanında cami diğer yanında ise misafirhane vardır. Kırmızı tuğladan yapılmış giriş kapıları ise bu muhteşem yapıyı tamamlar.
Tac Mahal’in beyaz rengi ona başka güzellik katar. Günün her saati farklı bir renge bürünen bina, sabah saatlerinde altın rengindeyken, ay ışığında bembeyaz olur. Gün batımlarında pembeden sarıya boyanır.
Tac Mahal, yeni dünyanın yedi harikasından biri olarak ihtişamını korur..
Çünkü ;
Biz, oldum olası böyle sarhoş, böyle umursamaz
Bu, ilk saltanatımız değil, biliyorsun
Yaşamak, bir siyah mermerdir işlediğimiz
İçimiz serseri bizim, adımız değil, biliyorsun...
Babil'in Asma Bahçeleri
Mezopotamya çölünün ortasında, çok kuru ve susuz bir yerde hüküm sürmekte olan Babil Krallığı’nın başarı hikayesi denilebilir ‘Babil’in Asma Bahçeleri’ için. Öyle bir başarı hikayesi ki teraslı bahçelerden tutun, günümüz teknolojisinde yapımı mümkün olmayan, kurak topraklarda su kaynağı olmadan bir çok farklı bitki türünün yetiştirilmesine kadar uzanmış ve eski dünyanın 7 harikası içine girmeyi hak etmiştir.
Babil’in Asma Bahçeleri MÖ 605 yılında 43 sene Babil krallığı yapmış olan Nebukadnezar tarafından inşa edilmiştir. Nebukadnezar bu yapıyı sıla hasreti çeken, Mezopotamya’nın sıcak ve düz ortamından bunalıma girmiş karısı Semiramis için yaptırmıştır. Bundan dolayı bazı kaynaklarda Babil’in asma bahçelerine Semiramis’in asma bahçeleri olarak da rastlamak mümkündür. Karısının şehrinin, yapay halini yapmayı başarmış kral; bahçede birçok yapay dağlar, yeşillikler, teraslı bahçeler, akan sular gibi yapılara yer vermiş ve çok kısa bir sürede inşa edilmesini sağlamıştır.
Babil’in Asma Bahçeleri günümüzde varlığını sürdürmemektedir, kesin konumları ve neden yok olduklarına dair sır perdesi hala aralanamadı.
Kimse, Babil’in Asma Bahçeleri’ne ne olduğunu ya da gerçekten var olup olmadıklarını bilmiyor.
Bütün bunlara rağmen eski dünyanın 7 harikası içinde anılan bu bahçeler "büyülü" olabilir mi Amarna?
:))
Sanmasınlar asla,
Seni benden ayrı...
Gözlerimiz sevgiyi, yüreğimiz sevdayı
Ellerimiz emeği, anlatırdı usanmadan...
Kırdı dallarımızı fırtınalar, boranlar
Kaldı,, bahar çiçekleri üzerinde sevdamız...
Son nefesim ol, içime es...
Mezopotamya'dan haberler...
Mısır yazınının ölümsüz eserlerinden biri, Ölüler Kitabı’dır. Bu, İsadan önce 1600 yılında başlayan Yeni Krallık sırasında ya da belki daha sonra, mezarlara ve türbelere yerleştirilen çeşitli büyü metinlerinden meydana gelmiş bir derlemedir. Büyülerin amacı, ölülerin ölümsüz olmasına ve kutlu varlığına yardım etmektir.
“SEVGİLİYE BÜYÜ YAPMAK İÇİN ŞİİR
Dinle beni, Re, İkiz Ufkun Şahini, tanrıların babası!
Dinleyin beni, yedi Hatorlar, siz kaderin ağını örerken kızıl ipliklerle!
İşitin sesimi, göklerin yeryüzünün tüm tanrıları!
Yalvarırım size,
Şu güzel kız, anasının öz kızı, peşime düşsün hiç ölmeyecek bir arzuyla,
Ardımdan yürüsün otlak arayan inek gibi, bebeğin üstüne düşen dadı gibi, sürüsünü önüne katan sığırtmaç gibi!
Onun bana âşık olmasını sağlamazsanız ömrümün sonu gelmiş demektir yanıp tutuşurum, kül olur giderim.”
Böyle bir sevmek görülmemiştir :))
Merhabalar PAX sakinleri :)
Ülkemizde en çok hayali kurulan meslek "oyunculuk" imiş. Bence okuluna gitmeden de gayet başarıyla yapılıyor.. Şöyle bir etrafınıza bakın, göreceksiniz oscarlık oyunculukları...
En popüler oyunlar ise ; mutluluk oyunu, evcilik oyunu, dostluk /arkadaşlık oyunu, inanç oyunu, politika /siyaset oyunu....
Mutlu günler :)
ben, hüzünlü küçük bir periyi biliyorum
okyanusta yaşayan
ve yüreğini tahta bir kavalda
usul usul çalan
küçük hüzünlü bir peri
geceleri bir öpücükle ölen
ve sabahları bir öpücükle
yeniden doğacak olan..
Furuğ Ferruhzad
<3 <3 <3