Zakkumların arasından bir şehre gireceksin, Aşk şiirleri, tabiat şiirleri, tarih şiirleri düşünerek Bir dinamit yapacaksın kendine. Korkma, ateşle onu. Öldürecek nice balıklar vardır sularında, Patlamayla dirilecek nice balıklar vardır. İşte o zaman an beni, yaşa beni, İşte o zaman unutma beni.
Hatırlanacak çok hüzünler bulacaksın, Onların tohumunu havaya savurarak Uzun bir yolculuk yaratacaksın kendine, Her şeyin, hiçbir şeyin yolculuğu. İşte o zaman an beni, yaşa beni, Kıyılarda bile boğulan seni, Bir saz kuşu olarak gezinen hayaletini, Çeliğinden kemik oyan gövdeni.
İçinde bir kaçakçı yaşar senin, Kayıkla dolaşır göllerinde, Beynine tabanca ve şiir satar, O kaçakçının bakışını, sakın unutma.
Ne giydiğini yaz bana! Sıcak tutuyor mu? Nasıl uyuduğunu yaz bana! Yatağın yumuşak mı? Nasıl göründüğünü yaz bana! Hep aynı mısın? Neyi özlediğini yaz bana! Kolumu mu? Nasılsın, yaz bana! Hoş tutuyorlar mı seni? Ne bok yiyorlar, yaz bana! Cesaretin yetiyor mu? Ne yaptığını yaz bana! Yaptığın şey iyi mi? Neyi düşündüğünü yaz bana! Beni mi? Elbette sorulardır sana bütün verebildiğim. Ve gelen yanıtları kabullenmeliyim, mecburum buna. Yorgunsan, uzatamam sana elimi. Ya da açsan, seni besleyemem. Sanki yaşamamışım bu dünyada, hiç yokmuşum. Unutmuşum sanki seni...
Bir yaprak gönder bana, Bir koruluktan koparılmış olsun, Hiç değilse, evinden yarım saat öteden. Sen, oraya dek yürür güçlenirsin, Bense, kalkar teşekkür ederim sana O güzel yaprak için...
Yarına çıkacağımızın garantisi yokken, nasıl da uzak hesaplar yapıyoruz... Bir gün mutlu olacağımızı umarak, bugünü mutsuz geçiriyoruz... Düşünmeyin... Sevin...
....
Zakkumların arasından bir şehre gireceksin,
Aşk şiirleri, tabiat şiirleri, tarih şiirleri düşünerek
Bir dinamit yapacaksın kendine.
Korkma, ateşle onu.
Öldürecek nice balıklar vardır sularında,
Patlamayla dirilecek nice balıklar vardır.
İşte o zaman an beni, yaşa beni,
İşte o zaman unutma beni.
Hatırlanacak çok hüzünler bulacaksın,
Onların tohumunu havaya savurarak
Uzun bir yolculuk yaratacaksın kendine,
Her şeyin, hiçbir şeyin yolculuğu.
İşte o zaman an beni, yaşa beni,
Kıyılarda bile boğulan seni,
Bir saz kuşu olarak gezinen hayaletini,
Çeliğinden kemik oyan gövdeni.
İçinde bir kaçakçı yaşar senin,
Kayıkla dolaşır göllerinde,
Beynine tabanca ve şiir satar,
O kaçakçının bakışını, sakın unutma.
Ülkü Tamer
Ne giydiğini yaz bana!
Sıcak tutuyor mu?
Nasıl uyuduğunu yaz bana!
Yatağın yumuşak mı?
Nasıl göründüğünü yaz bana!
Hep aynı mısın?
Neyi özlediğini yaz bana!
Kolumu mu?
Nasılsın, yaz bana!
Hoş tutuyorlar mı seni?
Ne bok yiyorlar, yaz bana!
Cesaretin yetiyor mu?
Ne yaptığını yaz bana!
Yaptığın şey iyi mi?
Neyi düşündüğünü yaz bana!
Beni mi?
Elbette sorulardır
sana bütün verebildiğim.
Ve gelen yanıtları kabullenmeliyim,
mecburum buna.
Yorgunsan, uzatamam sana elimi.
Ya da açsan, seni besleyemem.
Sanki yaşamamışım bu dünyada,
hiç yokmuşum.
Unutmuşum sanki seni...
Bertolt Brecht
90lar CANdır :)
Takvimler ilkbaharı gösterirken, bir sonbahar hüznü taşıyoRuhum...
Sesine tutunup, güneşe tırmandığım,
Peki ya sen, sen nasılsın?
Bir yaprak gönder bana,
Bir koruluktan koparılmış olsun,
Hiç değilse, evinden yarım saat öteden.
Sen, oraya dek yürür güçlenirsin,
Bense, kalkar teşekkür ederim sana
O güzel yaprak için...
Bertolt Brecht
90'lara selam olsun...
Gafil gezme şaşkın, bir gün ölürsün
Dünya kadar malın, olsa ne fayda
Söyleyen dillerin, söylemez olur
Bülbül gibi dilin, olsa ne fayda...
Abdal deyince, bunu da söylemek gerek :)
Şiirin, müziğin, sıcak bir selamın giremeyeceği yürek, açamayacağı kapı yoktur sanırım...
Acılara gebe olsa da geceler ve günler, unutulmasa da yaşanan kederler, mecburen, hayat devam ediyor...
Hoşbuldum, teşekkür ederim :)
Elifim, özledik <3
Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu... İnsanı insanla kırdılar; biri aç, biri toktu...
Pir Sultan Abdal
Selamlar herkese :))
Eksikliğim çoktur, ben de bilirim.
Eksiklikle kabul eyle gel beni...
PİR SULTAN ABDAL
Hastayım...
Ateşler içinde s/ayıklıyorum içimden geçenleri,
Aldığım hiçbir ilaç, dindirmiyor hasretini
Susuz, ıssız, sessiz bir çöl gibiyim
İçine düştüğün kuyuya inmek istiyoRuhum...
Şiirine tutunduğum, bugün nasılsın?
Yarına çıkacağımızın garantisi yokken, nasıl da uzak hesaplar yapıyoruz...
Bir gün mutlu olacağımızı umarak, bugünü mutsuz geçiriyoruz... Düşünmeyin... Sevin...