Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Güneşli Melek
Güneşli Melek

"KUSURA BAKMAMAK" GİBİ, BÜYÜK BİR KUSURUM VAR...

  • Alıpbaşını uzaklara gitmek isteyenler kulübü ;)16.01.2023 - 20:47



    Güneş ve Ay kadar uzakta, ama bir adım kadar yakınımda olan CAN DOST , sevgiyle kucaklıyorum seni.. <3


  • Alıpbaşını uzaklara gitmek isteyenler kulübü ;)16.01.2023 - 20:10



    Güneşi bağlasam AYa,
    Seyreylesem doya doya...




  • Pax Amarna16.01.2023 - 18:05



    "Felsefe İnsanın Kendisinin Farkında Olmasıdır"

    Çok güzel bir cümle, çok güzel bir özet..

    Kendimizin farkında olmadan belki de, geçiyor ömrümüz. Biz "ne"yiz? Kimiz? Ne hissediyoruz?
    Ne düşünüyoruz? Hissettiklerimizi dile getiriyor muyuz? Ve ne kadarını, nasıl ifade ediyoruz?

    Kendimi, duygularımı hep iyi ifade ettiğimi, aktardığımı düşünür(d)üm.. Ama her zaman öyle olmuyor. Bazen bir bakıyorum, anlatabildiklerim, anlatmak istediklerimin çeyreği bile değil..
    Bu "eksik" kalanlar yüzünden bile, yarım kalan ne çok hikaye vardır.

    İnsan bazen, konuşmadan da anlaşılmak istiyor. İnsan kendini farkediyor da, aynı zamanda fark edilmek de istiyor..

    Farkındalık önce ÖZde başlar. Sen kendini fark eder ve buna göre yaşarsan, çevren de seni farkeder..

    Haydi! Farkının farkına var!



  • Pax Amarna16.01.2023 - 12:40



    Müzik eşliğinde okumanızı tavsiye ederim :)





    Bağlam Etkisi ;

    Bireyin, bir uyarana yönelik algılarının, çevresel faktörlerden ne kadar etkilendiğini belirtmek için kullanılır. Bilişsel psikolojide kullanılan ilkelerden biridir.

    Metrodaki Kemancı

    Soğuk bir Ocak ayının sabahında, adamın biri Washington metro istasyonunda çöp bidonunun yanına dikilir ve önüne kemanının kılıfını sererek keman çalmaya başlar. 45 dakika boyunca birbirinden güzel 6 klasik eser çalar. Çoğu insanın işe gitmek için hareketlendiği bu yoğun saat süresince önünden 1100 kişi geçer.

    Bu insanların bir çoğu istasyonda keman çalındığından bile habersizdir, duymazlar. Duymak istemezler. Kemancı onlar için sadece bir hayalettir.

    Çalmaya başladıktan sadece 3 dakika sonra orta yaşlı bir adam müzisyenin çaldığını fark eder. Önce yavaşlar, bir kaç saniyeliğine durur ve sonrasında hızlı adımlarla yürümeye başlar günlük işlerinden geri kalmasın diye.

    Bir kaç dakika sonra kemancı ilk bir dolarlık bahşişini alır; Bir bayan parayı kemancının önüne geçerken atmış ve hiç durmadan yoluna devam etmiştir.

    Bir kaç dakika sonra birisi dinlemek için duvara yaslanır. Saatine bakar ve tekrar yürümeye başlar. Besbelli ki adam işine geç kalmıştır.

    Kemancıya en çok dikkat eden ise üç yaşında bir çocuktur. Annesi alelacele çekiştirirken kendisini, durup kemancıya bakar. Sonunda annesi kuvvetlice çekiştirir çocuğu ve çocuk sürekli arkasına bakarak yürümeye başlar. Bu olay diğer bir çok çocuk tarafından tekrarlanır, fakat istisnasız tüm ebeveynler çocuklarını yürümeye devam etmeye zorlar.

    Kemancının 45 dakikalık gösterisi boyunca sadece 6 kişi durup bir süre dinler. 20 Kişi kendisine para verir, sonra yine normal bir şekilde yürümeye devam eder. Bu gösterinin sonucunda 32 dolar toplar kemancı. Gösterisi bitip de etrafa sessizlik hakim olduğunda hiç kimse fark etmez bile. Kimse alkışlamaz yada tanımaz.

    Kimse az önce dünyadaki yazılan eserler arasındaki en eşsiz 6 parçayı 3.5 milyon dolar değerindeki kemanıyla çalan bu kişinin dünyanın en yetenekli müzisyenlerinden Joshua Bell olduğunun farkına varmaz.

    Konser biletleri ortalama 100 dolardan yok satan bu adam kendisini kimseye dinletememiştir.

    * Sanat sadece fark edildiğinde mi değerlidir?

    * Siz etrafınızda yaşanan olaylara karşı ne kadar ilgilisiniz?

    * Hayat hızla akıp giderken, değerli olan şeylere ne kadar zaman ayırabiliyorsunuz?

    * En son ne zaman bir sokak müzisyeninin çaldığı parçayı dinlediniz?


  • Pax Amarna16.01.2023 - 12:36



    Amarna,
    Paylaştığın müziği dinlerken yazıyorum ;)
    Teşekkürler..

    Mısırlıları da, Sümerlileri de seviyorum.
    Onlara dair bilgi ve paylaşımları da.. Eline sağlık ;))

    Farkındalık hakkında söylediklerin de çok güzel ve doğru.

    Bir bütün olarak etrafa açık olmak algıyı, algı da farkındalığı getirir.Duyu organlarımız, aklımız, yüreğimiz açık olduğunda etrafta olup biteni de bütün olarak algılayabilir ve yorumlayabiliriz...

    Sevgiler :)


  • Pax Amarna16.01.2023 - 09:22



    Günaydınnn Arkadaşlar :))

    Güzel bir gün, güzel bir hafta dileğiyle..

    Güneş bütün güzelliğiyle güne düşmüşken, bugün, etrafımızda olup bitenlere ne kadar duyarlıyız, ne kadar farkındayız? Bunu konuşalım isterim.

    Bakmakla görmek, duymakla işitmek farklılığında ve farkındalıkta, biz neredeyiz mesela, bunu gözden geçirelim..
    Paylaşımım olacak bununla ilgili..

    Herkese kolaylıklar dilerim :))

  • güneşe aşık olan kardan adam15.01.2023 - 10:30



    Güneşi, gülüşüne nasıl sığdırdın?


  • Ve sonra farkettim ki15.01.2023 - 09:46



    Kırgın umutta
    Keder tortusunda
    Acıda, zehirde, pusuda
    Yılma
    Doğan günü bekle

    Çünkü tutar bir erik ağacı sunar sana
    Doğan gün
    Van gölünden bir sabah
    Bir kıvılcım, bir titreşim
    Bir tutam akdeniz
    Süphancı bir serinlik
    Ve genç bir gerinme
    Usulcacık saç hışırtıları
    Bir dudaktan buğulanan sıcaklık
    Tutar getirir
    Doğan gün

    Öpücük gibi konar gözlerinde bir melodi
    Sevgilin gibi dokunur parmaklarına bir kedi
    Ve kavga ve zulüm ve ateş
    Hep birlikte örülen bir türkü
    Güzel yapmak için, güzel olmak için
    Çünkü hayat dönen, kıvrılan
    Yanan bir ibrişimdir
    Tutar getirir
    Doğan gün


    Kemal BURKAY


  • serbest kürsü15.01.2023 - 09:19



    Günaydın :)

    Geçmiş olsun Nihat Bey, tekrarı olmasın dilerim.

    Artaç, ben de Özne gibi, zaman zaman aynı yanılgıya düşüyorum, karışıyor isimler :)) Ahmet İhsan Bey 'in (kendisi, böyle hitap edilsin istiyor!) kulakları çınlasın :))

    Gülümsettiniz beni :))
    İyi pazarlar..



  • Pax Amarna14.01.2023 - 21:56



    Anlatmak istedikçe herşeyi, birden yitiriyorum
    Bir kutupyıldızı, bir ben, bir dinmeyen ağrılarım
    Yapayalnız kalıyorum birden güzelim
    Ve müthiş ağlamak istiyorum..
    Gecenin, kanatları kırık bir saati var,
    Bilmem bilir misin?
    Ölüm korkusu, alkol gibi yayılır damarlara
    Sakın o saatte sokaklara çıkma
    Denize bakma
    Karanlığa
    Yıldızlara bakma sakın
    O saat
    İşte güzelim, o saat
    Ölüm, o ateşkuşu
    Ölüm; o mavidüğüm
    Deniz kızlarının türküsünü söyler
    Ben yalnızım
    Orkestrada kırık bir saz
    Kanayarak koşan bir kurt
    Yüreğim dağ başında unutulmuş
    Vakur bir bayrak, yırtılırcasına
    Bir kutup yıldızı, bir ben, bir dinmeyen ağrılarım
    Çiftleşen kuşların, böceklerin, insanların yalnızlığı
    Ve müthiş ağlamak istiyorum...

    Hasan Hüseyin Korkmazgil


    " Unutur muyuz? ASLA!
    Güzelleşiriz YASla.."