Mardin’in taşına düştü gecenin gölgesi,
Bir ezan yükseldi, bir çan yankılandı.
Kilise avlularında eski dualar,
Taş duvarlarda bin yıllık hatıralar,
Nice sevdalar bu taş duvarlarda ömür sürdü.
Dar sokaklara sindi ay ışığı,
Sarı taşlarda uzadı gölgeler.
Avlular sustu, damlarda rüzgar,
Mezopotamya’nın kadim sessizliğine
Karıştı Leyli…
Dicle uzakta, ağır ve derin,
Mardin’in taşlarına vurdu ay.
Bir avluda eski bir türkü,
Bir başka damda anne duası,
Göğe yükseldi geceyle beraber.
Dar sokaklardan geçti zaman,
Taş kapılarda kaldı eski sevdalar.
Her avlu bir hatıra sakladı,
Her duvar bir ayrılığa şahit,
Her gölge geçmişten bir iz taşıdı.
Ve Mezopotamya’nın altında
Binlerce yıllık uykusuyla toprak,
Mardin’in taşlarına emanet etti
Geçmişin bütün seslerini.
Leyli…
Gece derinleşiyor,
Mardin susuyor,
Ay sarı taşlarda ağır ağır yürüyor...
Kayıt Tarihi : 25.08.2026 21:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!