Sebepsizce yürüdüm o gecede Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile Yaslandım o buz gibi duvarlara Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi Ama okşuyorduda azrail saçlarımi Senmiydin gelen yoksa Sessizce gelen yanıma Yoksa gölgenmiydi beni takip eden Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde Kana kana içiyorum sensizliği Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik... Vedalar acı gercekler can yakıyor Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan Söküp neden almadın ki Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi Cambazca oynadın sevdayı belkide Ya ruhun odamı cambazdı Bile bile attın beni en dibe Çıkamayacaksın diye diye Dediğin gibide oldu Bıraktığın yerdeyim O buz gibi duvara yaslı çocuk O yola bakıp hayaller kuran Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu .....
Sebepsizce yürüdüm o gecede Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile Yaslandım o buz gibi duvarlara Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi Ama okşuyorduda azrail saçlarımi Senmiydin gelen yoksa Sessizce gelen yanıma Yoksa gölgenmiydi beni takip eden Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde Kana kana içiyorum sensizliği Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik... Vedalar acı gercekler can yakıyor Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan Söküp neden almadın ki Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi Cambazca oynadın sevdayı belkide Ya ruhun odamı cambazdı Bile bile attın beni en dibe Çıkamayacaksın diye diye Dediğin gibide oldu Bıraktığın yerdeyim O buz gibi duvara yaslı çocuk O yola bakıp hayaller kuran Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu .....
Sebepsizce yürüdüm o gecede Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile Yaslandım o buz gibi duvarlara Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi Ama okşuyorduda azrail saçlarımi Senmiydin gelen yoksa Sessizce gelen yanıma Yoksa gölgenmiydi beni takip eden Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde Kana kana içiyorum sensizliği Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik... Vedalar acı gercekler can yakıyor Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan Söküp neden almadın ki Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi Cambazca oynadın sevdayı belkide Ya ruhun odamı cambazdı Bile bile attın beni en dibe Çıkamayacaksın diye diye Dediğin gibide oldu Bıraktığın yerdeyim O buz gibi duvara yaslı çocuk O yola bakıp hayaller kuran Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu .....
Sebepsizce yürüdüm o gecede Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile Yaslandım o buz gibi duvarlara Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi Ama okşuyorduda azrail saçlarımi Senmiydin gelen yoksa Sessizce gelen yanıma Yoksa gölgenmiydi beni takip eden Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde Kana kana içiyorum sensizliği Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik... Vedalar acı gercekler can yakıyor Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan Söküp neden almadın ki Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi Cambazca oynadın sevdayı belkide Ya ruhun odamı cambazdı Bile bile attın beni en dibe Çıkamayacaksın diye diye Dediğin gibide oldu Bıraktığın yerdeyim O buz gibi duvara yaslı çocuk O yola bakıp hayaller kuran Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu .....
Sebepsizce yürüdüm o gecede Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile Yaslandım o buz gibi duvarlara Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi Ama okşuyorduda azrail saçlarımi Senmiydin gelen yoksa Sessizce gelen yanıma Yoksa gölgenmiydi beni takip eden Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde Kana kana içiyorum sensizliği Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik... Vedalar acı gercekler can yakıyor Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan Söküp neden almadın ki Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi Cambazca oynadın sevdayı belkide Ya ruhun odamı cambazdı Bile bile attın beni en dibe Çıkamayacaksın diye diye Dediğin gibide oldu Bıraktığın yerdeyim O buz gibi duvara yaslı çocuk O yola bakıp hayaller kuran Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu .....
Sn. Pehlevan bey, “HER MEFHUM KENDİ LİSANIYLA KENDİ ÖZÜNÜ İFADE EDER* demişsiniz. Her halde MEFHUM kelimesini devinim sağlayan bir canlı ve ya bir nesne olarak aldınız? Eğer ki, anladığım şekildeyse, Ehh benimde şahsıma münhasır bir tarzım vardır.” Konteks: Mefhum kelimesi terminolojide nasılsa öyle aldım yani kavramlaşabilen ne varsa babında ele aldım, çünkü sadece canlı varlıklar kendi özünü ifade etmez, cansız varlıklarda birtakım şeyler ifade eder. Devinim kelimesini sıkça kullandığınızı varsayarsak bazı şeyler sadece heterojen etkide bulunmaz homojen etkidede bulunabilir. Tarzınıza gelince değişime dönüşüme açık olmanızı tavsiye ederim, nitekim yeni nesilinde yeni generasyonunda eski nesile eski generasyona göre daha fazla imkanlara sahip olduğu gibi olanakları kullanma açısından bir çok hususta daha kabiliyetli ve şanslı olduğu malumumuz. Bu bağlamda yeni nesilin yeni genarasyonun yozlaşması yanlış bir tesbit olur. İnanın youtube ve antoloji hariç hiçbir sosyal medya aracı kullanmıyorum ve böyle fazlasıyla çok rahatım…
“--Muammer bey, düz ve yorumsal yazılarınızı takip ediyorum. Antoloji'nin bize vermiş olduğu imkânları değerlendiriyorum. Ben sizi, bir kılı bile kırka ayırıp inceleyen birisi olarak tanıdığımı sanıyordum. Yani her hangi bir mevzuyu araştırmadan, irdelemeden yorum yapmaz ve hüküm vermez diye biliyordum. Oysa bir önce ki yazınızda gayet aleni ve oldukça ön yargılı bir davranış eyleminde bulunmuşsunuz?” Konteks: Kendimi tanıtmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum, çünkü terminolojinin dışına çıkmadan birşeyler paylaşmaya gayret ediyorum bu sebepten dolayı bir kılı kırka ayırıp inceleyen izlenimi vermiş olabilirim kesinlikle aslında teferruata takıntılı bir birey olmadığımı belirtirim. Sadece herhangibi sosyal medya aracı kullanmadığımdan buralara bazen takılıyorum. Önyargılı davrandığımıda düşünmüyorum eğer önyargılı bir davranışım olsaydı size alelen böyle cevap vermezdim. Şunuda bilmekte fayda var bazen önyargılı davranmak pisikolojik savunma mekanizma gereği faydalı olabilir!…
“--Bakınız Orman Bakanlığının 2007 den sonra üretim etalarını %500 oranın da artırmasına, Baltalıkların köylüden alınmasına, Enerji ormanların kıyımına, Plantasyon eylem planlarının artırılmasına, Maktaların müteahhit sistemiyle çalıştırılmasına tepki gösterip ve ilgili makama görüş bildiren 60 kişiden biriyim...“ Konteks: Böyle bir eylemde bulunmanız ne güzel, kesinlikle emekli olmakla eski görevin sona erdiğine inananlardan değilim, manevi anlamda emekli olanlarında toplumda etkin yer bulmaları için bazı hususlarda tecrübelerine dayanarak kamuya yönelik görüşlerinin alınması tarafındanım…
İnsanlara iyi dilekler besleyin, İyi,iyi,hep iyi, Yolda iyi, Sağda, solda iyi, İyilikler bitmez ki, İyilik kahretmez ki, Bir iyilik, on iyilik, On iyilik,yüz iyilik, Yüz iyilik, Bin iyilik, Hep iyilik.
Güzellik ve Devleti ve Şiir ve Dua sayfa 354 Kenan Aydın
*** MUAMMER ORAK *** --Mevzuya Zat-i alinizin bir sözüyle girelim... Ne demişsiniz? *HER MEFHUM KENDİ LİSANIYLA KENDİ ÖZÜNÜ İFADE EDER* demişsiniz. Her halde MEFHUM kelimesini devinim sağlayan bir canlı ve ya bir nesne olarak aldınız? Eğer ki, anladığım şekildeyse, Ehh benimde şahsıma münhasır bir tarzım vardır. Herkesin olduğu gibi... --Muammer bey, düz ve yorumsal yazılarınızı takip ediyorum. Antoloji'nin bize vermiş olduğu imkânları değerlendiriyorum. Ben sizi, bir kılı bile kırka ayırıp inceleyen birisi olarak tanıdığımı sanıyordum. Yani her hangi bir mevzuyu araştırmadan, irdelemeden yorum yapmaz ve hüküm vermez diye biliyordum. Oysa bir önce ki yazınızda gayet aleni ve oldukça ön yargılı bir davranış eyleminde bulunmuşsunuz? --Bakınız Orman Bakanlığının 2007 den sonra üretim etalarını %500 oranın da artırmasına, Baltalıkların köylüden alınmasına, Enerji ormanların kıyımına, Plantasyon eylem planlarının artırılmasına, Maktaların müteahhit sistemiyle çalıştırılmasına tepki gösterip ve ilgili makama görüş bildiren 60 kişiden biriyim... --Ayrıca, Memleket meselelerine benim kadar duyarlı ve alenen tepki gösteren Antoloji sayfalarında Şiir yazan kişi sayısı 40 ı geçmez. Eğer ki zamanınız olursa benim sayfamı ziyaret etmenizi gönülden arzu ederim... Eleştirel, tepkisel ve öğütsel şiirlerimden bir-kaçının başlıklarını yazıyorum. 1--Eli Baltalıya Kızar Ağaçlar 2--Demokrasi Araf ta kaldı. 3--Köy perişan-köylü perişan. 4--Rantiye atına binmiş gidiyor. 5--Bozuldu milletin dirlik düzeni. 6--Şaşı belli değil-kör belli değil. 7--Bu devranın haline bakın. 8--Dünya'nın çarkı bozuldu. 9--Adalet pınarı akmıyor usta. 10-Sovyetler dağıldı Sol değişti. Muammer bey eğer ki bu şiirlerimi okursanız, beni daha yakinen tanımış olursunuz? Ben size hayırlı, meşru, fıtri, makul ve baki muhabbetler dilerim... ----------OZAN ÇAKIROĞLU------------
Soru: - Kuraklığa karşın en etkin mücadelelerden birisi nedir?
Cevap: - Kuraklığa karşın en etkin methotlardan birisi, üniversitelerde botanik alanında iklim ve arazi şartlarına dahil ağaç türlerinin geliştirilmesi. Üniversitelerin botanik dalı ve bu alana vakıf olan kuruluşların himayesinde etkin şekilde planlı ağaçlandırma çalışmalarının sürdürülmesi…
Misal: Gözlemlememde, İç Anadolu bölgesinde, iklim şartlarına ve arazi şartlarına en uygun ve hızlı büyümeye el verişli ağaç türü iğde ağacıdır…
”**Sesini gereğinden fazla yükselten donjuan kılıklı zırtapozlar, vicdanlarının sesini asla duyamazlar... ----------OZAN ÇAKIROĞLU----------”
- Bunu sizmi söyluyorsunuz? - Sesinizi yükseltmektense… - Madem, onca yıl orman bakanlığında görev yaptığınızı belirtmişiniz, onca orman yangını varken konuyla alakalı bir çift laf söylediğinizi görmedik! Konuyla alakalı alanınızla ilgili iki çift laf söyleseydinizde görevinizin adamı olduğunuzu anlasaydık(!)
Aşık Veysel'in her bestesinde ayrı bir derinlik, ayrı bir mana vardır. Bütün Şiirlerinde yalın ve anlaşılır bir dil kullanmış. Son 100 yılın en iyi ve oldukça donanımlı Halk Ozanlarından biriydi. Yattığı yer hurişan olsun... Güler Duman da güzel yorumlamış. Bahtı açık, ömrü uzun olsun....
Hep huzursuz edenlere karşı savunmasızım,ne gidebiliyorum ne kalabiliyorum.Sesim çıkmıyor ,sessiz kaldıkça daha da eziliyorum söylesenize ölmeyip ne yapayım
bu akşam gün batımı yine senden haber aldım ateşe düşen ruhumu aşıp yüreğime sordum ne gün ne andı saat kulesinin gölgesine sığınıp aşk masalı anlatıp güvercinleri derde sokardık onlar gudu gudu yaparken birbiriyle bakışırdık kendi halimizi hayal ederdik bin bir emekle
gecenin ıssızlığı çökerken pasaporta el ayak çekilip sarhoş naraları patlarken ağır şarkılar yükselirdi Kordon dan maviliğe çoktan kalkardı Karşıyaka vapuru .. yürürdük ellerimiz terleyinceye kadar .
saat kulesi bizi ,biz saat kulesinin tanıklığını unuttuk gittik ..dağıldık, birbirimizden uzak köşelere son gece yağan yağmur iliklerimize kadar işlemişti görev yerime dönüşümde günlerce ateşlerde yattım son ateş vurgunu sen başka bir kolda dans ederken
ah be İzmir sen aşksın, aşk deryası adalar denizi sınırlar çizdin bizi düşünmeden kurallar katılığında kara akışlar daha da karardı körfezi koyuya boyadı iki kalp birken iki ülke oldu bir sürü ada kaldı dertte sen sensin suyun ötesinde ben toprağın kaderinde efes // 35....16122025
Program sunucusu, edebiyatçı, kültür başkanı sayın Zeki Baştürk hocaya kitabıma yaptığı muhteşem analiz için çok teşekkür ederim. Kendi yazdığımı ben bu kadar derin ve güzel anlatamazdım. Varolsun.
"Mecburiyetimdin, mecburiyetsiz Bir elimde karanfil, öbüründe gül kaldı Yağmur bile kurulanır bana bakınca Şu ahir ömrümde söylenmedik Bir ah kaldı Diyelim ki ah Diyelim ki alnımda eski bir uygarlığın Tuhaf mı tuhaf yazısı Mihrican.. gel artık Dünya bir topaç gibi dönüyor avucumda Bir kağıtla bir kalemin hevesine kandım Yatılıydım, uykusuzdum, çocuktum Mecburdum..." A.E
Samanyolu galaksisinin komşu galaksisi Andromeda galaksisi ile fuzyon ihtimali, samanyolu galaksisinin vegata galaksisiyle fuzyonundan daha zayıf ihtimalmidir?
Tevbei istiğfar için +nimetlerine şükür için+İslam'da ve imanda ihlas için+ihtiyaçlarınıza yardım için+sağlık ve afiyet için velhasıl günahlarımızı affı ve her ihtiyacımız için istek başına ikişer rekat namaz kılınabilir ve mahrum ve mahcub olmazsınız Yarabbi bizi hayır isteyenlerden eyle ve mümin ve müslümanları bağışla mağfiret eyle amin.
Iki galaksinin, faraza Andromeda galaksisiyle samanyolu galaksisinin bir biriyle carpismasinda iki galaksinin yildizlarinin bir biriyle carpisma ihtimali istanbulda yasayan sadece iki isik bocegi bulunsa, bu iki isik boceginin , biriyle carpisma ihtimalinden daha dusuk bir ihtimal. Boyle muazzam bir boslukta yildizlarin isigida iki isik boceginin isiginin Istanbula orani gibi kalir.
Soru: - Onca Yıldız onca Galaksi kümeleri muazzam derecede ışık saçmalarına rağmen, kainat neden karanlıktır? Cevap: - Işığın ulaşamadığı ve ışıktan izole edilen kapalı alanlar karanlıktır. Bütün Yıldızlar ve Galaksi kümelerinin saçtıkları ışık miktarları kainatın mekan hacminin içerisinde son bulmalarının neticesinde, anlık itibariyle evrenin mekan hacmi içerisinde ışıklarının ulaşamadıkları uzay boşlukları mevcut olduğundan kainattaki uzay boşluğu karanlık görünümündedir. - Uzay teleskopunun ışığı toplayıp belirli çok uzak mesafeleri göreceli kılması topladığı ışık miktarının ulaşabildiği mesafelermidir?
Sebepsizce yürüdüm o gecede
Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
Yaslandım o buz gibi duvarlara
Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
Senmiydin gelen yoksa
Sessizce gelen yanıma
Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
Kana kana içiyorum sensizliği
Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
Vedalar acı gercekler can yakıyor
Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
Söküp neden almadın ki
Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
Cambazca oynadın sevdayı belkide
Ya ruhun odamı cambazdı
Bile bile attın beni en dibe
Çıkamayacaksın diye diye
Dediğin gibide oldu
Bıraktığın yerdeyim
O buz gibi duvara yaslı çocuk
O yola bakıp hayaller kuran
Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
.....
Sebepsizce yürüdüm o gecede
Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
Yaslandım o buz gibi duvarlara
Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
Senmiydin gelen yoksa
Sessizce gelen yanıma
Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
Kana kana içiyorum sensizliği
Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
Vedalar acı gercekler can yakıyor
Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
Söküp neden almadın ki
Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
Cambazca oynadın sevdayı belkide
Ya ruhun odamı cambazdı
Bile bile attın beni en dibe
Çıkamayacaksın diye diye
Dediğin gibide oldu
Bıraktığın yerdeyim
O buz gibi duvara yaslı çocuk
O yola bakıp hayaller kuran
Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
.....
Sebepsizce yürüdüm o gecede
Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
Yaslandım o buz gibi duvarlara
Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
Senmiydin gelen yoksa
Sessizce gelen yanıma
Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
Kana kana içiyorum sensizliği
Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
Vedalar acı gercekler can yakıyor
Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
Söküp neden almadın ki
Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
Cambazca oynadın sevdayı belkide
Ya ruhun odamı cambazdı
Bile bile attın beni en dibe
Çıkamayacaksın diye diye
Dediğin gibide oldu
Bıraktığın yerdeyim
O buz gibi duvara yaslı çocuk
O yola bakıp hayaller kuran
Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
.....
Sebepsizce yürüdüm o gecede
Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
Yaslandım o buz gibi duvarlara
Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
Senmiydin gelen yoksa
Sessizce gelen yanıma
Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
Kana kana içiyorum sensizliği
Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
Vedalar acı gercekler can yakıyor
Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
Söküp neden almadın ki
Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
Cambazca oynadın sevdayı belkide
Ya ruhun odamı cambazdı
Bile bile attın beni en dibe
Çıkamayacaksın diye diye
Dediğin gibide oldu
Bıraktığın yerdeyim
O buz gibi duvara yaslı çocuk
O yola bakıp hayaller kuran
Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
.....
Sebepsizce yürüdüm o gecede
Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
Yaslandım o buz gibi duvarlara
Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
Senmiydin gelen yoksa
Sessizce gelen yanıma
Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
Kana kana içiyorum sensizliği
Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
Vedalar acı gercekler can yakıyor
Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
Söküp neden almadın ki
Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
Cambazca oynadın sevdayı belkide
Ya ruhun odamı cambazdı
Bile bile attın beni en dibe
Çıkamayacaksın diye diye
Dediğin gibide oldu
Bıraktığın yerdeyim
O buz gibi duvara yaslı çocuk
O yola bakıp hayaller kuran
Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
.....
Z KUŞAĞI NE YANA KOŞUYOR
Ülkemin fıtratı, yazılmış kara
Karanlık içinde, eğlenmez yara
Toplumu düşürdü ah ile zara
Tabiat kükredi taşıyor usta.
Çakallar bürünmüş derviş postuna
Tuzaklar kuruyor, ata dostuna
Çekmiş kılıcını, millet kastına
Cehalet çağladı, coşuyor usta.
Yobazlar paraya, pula kandılar
Üzüm şarabını, bade sandılar
Kanayan yaraya, tuzu bandılar
Haşhaşi haddini, aşıyor usta.
Papazı, fetbazı doğru söylemez
Gözleri perdeli, hakkı göremez
Hak, hukuk adalet, çare eğlemez
Vatandaş devlete küsüyor usta.
İşsizlik çoğaldı, geçim Kalmadı
Halkın feryadını, duyan olmadı
Riyaset hünkârı, çare bulmadı
Kürsüden çok fena esiyor usta.
Masayı kurdular körler, şaşılar
Sayınca tamamı, altı kişiler
Kavgaya tutuştu, erkek dişiler
Siyaset yolundan şaşıyor usta.
Çakıroğlu yazdı, eğledi fasıl
Siyaset yapmıyor, şimdiki nesil
Z.. kuşağı sargın, bilmiyor usul
Neslimiz ne yana koşuyor usta.
VEZİR PEHLEVAN
Sn. Pehlevan bey,
“HER MEFHUM KENDİ LİSANIYLA KENDİ ÖZÜNÜ İFADE EDER* demişsiniz. Her halde MEFHUM kelimesini devinim sağlayan bir canlı ve ya bir nesne olarak
aldınız? Eğer ki, anladığım şekildeyse, Ehh benimde şahsıma münhasır bir tarzım
vardır.”
Konteks: Mefhum kelimesi terminolojide nasılsa öyle aldım yani kavramlaşabilen ne varsa babında ele aldım, çünkü sadece canlı varlıklar kendi özünü ifade etmez, cansız varlıklarda birtakım şeyler ifade eder. Devinim kelimesini sıkça kullandığınızı varsayarsak bazı şeyler sadece heterojen etkide bulunmaz homojen etkidede bulunabilir. Tarzınıza gelince değişime dönüşüme açık olmanızı tavsiye ederim, nitekim yeni nesilinde yeni generasyonunda eski nesile eski generasyona göre daha fazla imkanlara sahip olduğu gibi olanakları kullanma açısından bir çok hususta daha kabiliyetli ve şanslı olduğu malumumuz. Bu bağlamda yeni nesilin yeni genarasyonun yozlaşması yanlış bir tesbit olur. İnanın youtube ve antoloji hariç hiçbir sosyal medya aracı kullanmıyorum ve böyle fazlasıyla çok rahatım…
“--Muammer bey, düz ve yorumsal yazılarınızı takip ediyorum. Antoloji'nin bize vermiş
olduğu imkânları değerlendiriyorum. Ben sizi, bir kılı bile kırka ayırıp inceleyen birisi olarak
tanıdığımı sanıyordum. Yani her hangi bir mevzuyu araştırmadan, irdelemeden yorum
yapmaz ve hüküm vermez diye biliyordum. Oysa bir önce ki yazınızda gayet aleni ve
oldukça ön yargılı bir davranış eyleminde bulunmuşsunuz?”
Konteks: Kendimi tanıtmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum, çünkü terminolojinin dışına çıkmadan birşeyler paylaşmaya gayret ediyorum bu sebepten dolayı bir kılı kırka ayırıp inceleyen izlenimi vermiş olabilirim kesinlikle aslında teferruata takıntılı bir birey olmadığımı belirtirim. Sadece herhangibi sosyal medya aracı kullanmadığımdan buralara bazen takılıyorum. Önyargılı davrandığımıda düşünmüyorum eğer önyargılı bir davranışım olsaydı size alelen böyle cevap vermezdim. Şunuda bilmekte fayda var bazen önyargılı davranmak pisikolojik savunma mekanizma gereği faydalı olabilir!…
“--Bakınız Orman Bakanlığının 2007 den sonra üretim etalarını %500 oranın da artırmasına,
Baltalıkların köylüden alınmasına, Enerji ormanların kıyımına, Plantasyon eylem planlarının
artırılmasına, Maktaların müteahhit sistemiyle çalıştırılmasına tepki gösterip ve ilgili makama
görüş bildiren 60 kişiden biriyim...“
Konteks: Böyle bir eylemde bulunmanız ne güzel, kesinlikle emekli olmakla eski görevin sona erdiğine inananlardan değilim, manevi anlamda emekli olanlarında toplumda etkin yer bulmaları için bazı hususlarda tecrübelerine dayanarak kamuya yönelik görüşlerinin alınması tarafındanım…
- Bende size makul ve baki muhabbetler dilerim.
İyilik
İnsanlara iyi dilekler besleyin,
İyi,iyi,hep iyi,
Yolda iyi,
Sağda, solda iyi,
İyilikler bitmez ki,
İyilik kahretmez ki,
Bir iyilik, on iyilik,
On iyilik,yüz iyilik,
Yüz iyilik,
Bin iyilik,
Hep iyilik.
Güzellik ve Devleti ve Şiir ve Dua sayfa 354 Kenan Aydın
*** MUAMMER ORAK ***
--Mevzuya Zat-i alinizin bir sözüyle girelim... Ne demişsiniz?
*HER MEFHUM KENDİ LİSANIYLA KENDİ ÖZÜNÜ İFADE EDER* demişsiniz.
Her halde MEFHUM kelimesini devinim sağlayan bir canlı ve ya bir nesne olarak
aldınız? Eğer ki, anladığım şekildeyse, Ehh benimde şahsıma münhasır bir tarzım
vardır. Herkesin olduğu gibi...
--Muammer bey, düz ve yorumsal yazılarınızı takip ediyorum. Antoloji'nin bize vermiş
olduğu imkânları değerlendiriyorum. Ben sizi, bir kılı bile kırka ayırıp inceleyen birisi olarak
tanıdığımı sanıyordum. Yani her hangi bir mevzuyu araştırmadan, irdelemeden yorum
yapmaz ve hüküm vermez diye biliyordum. Oysa bir önce ki yazınızda gayet aleni ve
oldukça ön yargılı bir davranış eyleminde bulunmuşsunuz?
--Bakınız Orman Bakanlığının 2007 den sonra üretim etalarını %500 oranın da artırmasına,
Baltalıkların köylüden alınmasına, Enerji ormanların kıyımına, Plantasyon eylem planlarının
artırılmasına, Maktaların müteahhit sistemiyle çalıştırılmasına tepki gösterip ve ilgili makama
görüş bildiren 60 kişiden biriyim...
--Ayrıca, Memleket meselelerine benim kadar duyarlı ve alenen tepki gösteren Antoloji
sayfalarında Şiir yazan kişi sayısı 40 ı geçmez. Eğer ki zamanınız olursa benim sayfamı
ziyaret etmenizi gönülden arzu ederim... Eleştirel, tepkisel ve öğütsel şiirlerimden bir-kaçının
başlıklarını yazıyorum.
1--Eli Baltalıya Kızar Ağaçlar
2--Demokrasi Araf ta kaldı.
3--Köy perişan-köylü perişan.
4--Rantiye atına binmiş gidiyor.
5--Bozuldu milletin dirlik düzeni.
6--Şaşı belli değil-kör belli değil.
7--Bu devranın haline bakın.
8--Dünya'nın çarkı bozuldu.
9--Adalet pınarı akmıyor usta.
10-Sovyetler dağıldı Sol değişti.
Muammer bey eğer ki bu şiirlerimi okursanız, beni daha yakinen tanımış olursunuz?
Ben size hayırlı, meşru, fıtri, makul ve baki muhabbetler dilerim...
----------OZAN ÇAKIROĞLU------------
Soru:
- Kuraklığa karşın en etkin mücadelelerden birisi nedir?
Cevap:
- Kuraklığa karşın en etkin methotlardan birisi, üniversitelerde botanik alanında iklim ve arazi şartlarına dahil ağaç türlerinin geliştirilmesi. Üniversitelerin botanik dalı ve bu alana vakıf olan kuruluşların himayesinde etkin şekilde planlı ağaçlandırma çalışmalarının sürdürülmesi…
Misal: Gözlemlememde, İç Anadolu bölgesinde, iklim şartlarına ve arazi şartlarına en uygun ve hızlı büyümeye el verişli ağaç türü iğde ağacıdır…
”**Sesini gereğinden fazla yükselten donjuan kılıklı
zırtapozlar, vicdanlarının sesini asla duyamazlar...
----------OZAN ÇAKIROĞLU----------”
- Bunu sizmi söyluyorsunuz?
- Sesinizi yükseltmektense…
- Madem, onca yıl orman bakanlığında görev yaptığınızı belirtmişiniz, onca orman yangını varken konuyla alakalı bir çift laf söylediğinizi görmedik! Konuyla alakalı alanınızla ilgili iki çift laf söyleseydinizde görevinizin adamı olduğunuzu anlasaydık(!)
Aşık Veysel'in her bestesinde ayrı bir derinlik, ayrı bir mana vardır. Bütün
Şiirlerinde yalın ve anlaşılır bir dil kullanmış. Son 100 yılın en iyi ve oldukça
donanımlı Halk Ozanlarından biriydi. Yattığı yer hurişan olsun...
Güler Duman da güzel yorumlamış. Bahtı açık, ömrü uzun olsun....
?si=TLXcMUHja5jvHpAS
aç sesi kürsü.....
**Sesini gereğinden fazla yükselten donjuan kılıklı
zırtapozlar, vicdanlarının sesini asla duyamazlar...
----------OZAN ÇAKIROĞLU----------
*** TÜRKÂN SAYLAN ***
İlmi bir deryaydı, irfan -i umman
Hürriyet feneri yakar giderdi
Ulusal halkına irşad-i summan
Her kese sevgiyle bakar giderdi.
.
Özgürlük uğruna ömrünü verdi
Nice engellere göğsünü gerdi
Öksüze eğildi, bağnazı yerdi
Gönülden-gönül-e akar giderdi.
.
Hür medeniyetin sağlam direği
Vatan sevgisiyle çarptı yüreği
Bir kalem defterdi külüng-küreği
Karanlığa işık çakar giderdi.
.
Çok sancılar gördü ardı-ardına
Bütün acıları gömdü bağrına
Yine de umutla baktı yarına
Barış bahçesini eker giderdi.
.
Bilim yuvasında koştu yoruldu
Zemzem suyu gibi aktı duruldu
Ecel kuşu geldi, adres soruldu
Derdini Mevlaya döker giderdi...
------OZAN ÇAKIROĞLU--------
.
Yüce Yaradan Saylan Hocamıza Rahmet eylesin,
Mekânı Cennet, Ruhu şad olsun...
Yıldızım diyorum barışmadı kime ne iyilik yapsam kendince yorumladı ilk kalbimi kıran yine onlar oldu .İyilik bu dünyanın hangi kısmında var
Hep huzursuz edenlere karşı savunmasızım,ne gidebiliyorum ne kalabiliyorum.Sesim çıkmıyor ,sessiz kaldıkça daha da eziliyorum söylesenize ölmeyip ne yapayım
Bu dünyada olmayan kendisini savunmayacak bir insana iftira atmak nedir ya..acaba biraz ahlak erdem derslerimi alsan.
Ahmet araç neden yalan söylüyorsun .araştırdım Türkan saylanı yüzlerce kız çocuğu okutmuş cüzzamla savaşmış bir doktormuş..
yine çok sıkıcısınız yaaa
Turkan seylan turkiyenin Jeffery epstainiydi. Liseli kizlari yuksek asker ve burokrat ve politikacilara pazarlayan...
bu akşam gün batımı yine senden haber aldım
ateşe düşen ruhumu aşıp yüreğime sordum
ne gün ne andı saat kulesinin gölgesine sığınıp
aşk masalı anlatıp güvercinleri derde sokardık
onlar gudu gudu yaparken birbiriyle bakışırdık
kendi halimizi hayal ederdik bin bir emekle
gecenin ıssızlığı çökerken pasaporta
el ayak çekilip sarhoş naraları patlarken
ağır şarkılar yükselirdi Kordon dan maviliğe
çoktan kalkardı Karşıyaka vapuru ..
yürürdük ellerimiz terleyinceye kadar .
saat kulesi bizi ,biz saat kulesinin tanıklığını
unuttuk gittik ..dağıldık, birbirimizden uzak köşelere
son gece yağan yağmur iliklerimize kadar işlemişti
görev yerime dönüşümde günlerce ateşlerde yattım
son ateş vurgunu sen başka bir kolda dans ederken
ah be İzmir sen aşksın, aşk deryası adalar denizi
sınırlar çizdin bizi düşünmeden kurallar katılığında
kara akışlar daha da karardı körfezi koyuya boyadı
iki kalp birken iki ülke oldu bir sürü ada kaldı dertte
sen sensin suyun ötesinde ben toprağın kaderinde
efes // 35....16122025
Serbest deyince azat olmuş
Kölenin çıkıp kürsüye anlatmasıdır
Nerden gelmiş nereye gidiyor
Elli sene önce var mıydı
Elli sene sonra var olacak mı
Program sunucusu, edebiyatçı, kültür başkanı sayın Zeki Baştürk hocaya kitabıma yaptığı muhteşem analiz için çok teşekkür ederim. Kendi yazdığımı ben bu kadar derin ve güzel anlatamazdım. Varolsun.
Sevgilerimle
https://www.fisiltihaberleri.com/yazi/kiran-kirana-yasamin-sert-yuzuyle-yuzlesmek-5155.html
"Mecburiyetimdin, mecburiyetsiz
Bir elimde karanfil, öbüründe gül kaldı
Yağmur bile kurulanır bana bakınca
Şu ahir ömrümde söylenmedik
Bir ah kaldı
Diyelim ki ah
Diyelim ki alnımda eski bir uygarlığın
Tuhaf mı tuhaf yazısı
Mihrican.. gel artık
Dünya bir topaç gibi dönüyor avucumda
Bir kağıtla bir kalemin hevesine kandım
Yatılıydım, uykusuzdum, çocuktum
Mecburdum..." A.E
Samanyolu galaksisinin komşu galaksisi Andromeda galaksisi ile fuzyon ihtimali, samanyolu galaksisinin vegata galaksisiyle fuzyonundan daha zayıf ihtimalmidir?
Tevbei istiğfar için +nimetlerine şükür için+İslam'da ve imanda ihlas için+ihtiyaçlarınıza yardım için+sağlık ve afiyet için velhasıl günahlarımızı affı ve her ihtiyacımız için istek başına ikişer rekat namaz kılınabilir ve mahrum ve mahcub olmazsınız Yarabbi bizi hayır isteyenlerden eyle ve mümin ve müslümanları bağışla mağfiret eyle amin.
Iki galaksinin, faraza Andromeda galaksisiyle samanyolu galaksisinin bir biriyle carpismasinda iki galaksinin yildizlarinin bir biriyle carpisma ihtimali istanbulda yasayan sadece iki isik bocegi bulunsa, bu iki isik boceginin , biriyle carpisma ihtimalinden daha dusuk bir ihtimal. Boyle muazzam bir boslukta yildizlarin isigida iki isik boceginin isiginin Istanbula orani gibi kalir.
Soru:
- Onca Yıldız onca Galaksi kümeleri muazzam derecede ışık saçmalarına rağmen, kainat neden karanlıktır?
Cevap:
- Işığın ulaşamadığı ve ışıktan izole edilen kapalı alanlar karanlıktır. Bütün Yıldızlar ve Galaksi kümelerinin saçtıkları ışık miktarları kainatın mekan hacminin içerisinde son bulmalarının neticesinde, anlık itibariyle evrenin mekan hacmi içerisinde ışıklarının ulaşamadıkları uzay boşlukları mevcut olduğundan kainattaki uzay boşluğu karanlık görünümündedir.
- Uzay teleskopunun ışığı toplayıp belirli çok uzak mesafeleri göreceli kılması topladığı ışık miktarının ulaşabildiği mesafelermidir?
ay şahit bu gece her şeye
özellikle hislerin arzuya dönüşüne
yüreğimin goncalığına cevaplar sende mi
çok merak ediyor ve dalgın yangındayım
ay şahit geceye ama ruh çılgınca bu an
titreşimlerden kurtaramıyorum bir türlü
sevgi sevda coşkusu koca bir nehir
okyanuslar ak köpüklü dalgalara esir
tebessümler gamzende gonca bir gül
yayıldıkça o narin yüzüne has kokular
arzular depreşiyor derin hücrelerde
sakinlik çökmeli varlığıma hoş anla
efes //35...01122025