Hani sana, “Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşat- mıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur’an’da lânetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için ve sile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onla- rın büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.13
Rûm Suresi 52-53. ayetleri, hakikate sırtını dönen inatçı inkârcıların manevi durumunu tasvir eder. Peygambere, kalbi ölü ve gerçeğe sağır/kör olanlara söz dinletemeyeceği, tebliğin ancak gönlü açık olanlara ulaşacağı bildirilerek, inkârcıların tutumları karşısında üzülmemesi gerektiği mesajı verilir.
Rûm Suresi 52. Ayet Meali: "Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrıyı işittiremezsin." Rûm Suresi 53. Ayet Meali: "Sen körleri de sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Sen çağrını ancak âyetlerimize inanan ve müslüman olan kimselere işittirebilirsin."
Yine demişti ki: “Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım.”
yani normalde ben kul hakkı namazı kılsam sınırlarımı bilmek için kimsenin hakkını yememek için sen bana -ama cehenneme gidin diyor okuduğun dua desen ben senin için aynı duayı okumuş sayılmam ben cehennemi bir terazide tartamam kendi ölçümü bilsem de istemediğim şeyler konusunda kararlı olsam da sana bu duayı okumuş olmam sen de bana oku desen kul hakkı namazı kıl desen çok mu iyi bir şey demiş olursun tartışılır
aynı şekilde bu kitap da öyle
oku demekle okunacak olsaydı herkes ilk ezanda okurdu zaten bazı konular da öğüt almak ancak öğüt vermemekle alakalı da olabilir
sessizlik o konulardan biri değil sadece sessiz olanlara merhamet ediliyor neden çünkü ne anlarsan anla toplumda yanı noktaya denk geliyor sen sadece kendi ilmini yükseltebilirsin o da sizin şahsi meseleniz olur
Zuhruf Suresi 5. ayet, insanların aşırı gitmeleri veya günah işlemeleri sebebiyle ilahi vahyin (Kur'an) uyarısının geri çekilmeyeceğini, inatçı olsalar bile öğüt vermekten vazgeçilmeyeceğini vurgular. "Siz haddi aşan bir topluluk oldunuz diye, sizi bu zikirle (Kur'an) uyarmaktan vaz mı geçelim?" şeklinde soru yoluyla tebliğin devamlılığını belirtir.
kitapta bütün harfler arapça kelimelerin yeri değiştiğinde aynı anlam olmaz herkes aynı anda aynı duayı okusa sessizlik gerekir bildiklerin ile anladıklarının ilgisi yoktur bir tek Allah bunlarda münezzehtir çoğu konu sadece peygamberi ilgilendirir anlamın derininde dünya kadar konu olur bu gibi tesadüfler önemli değildir af yolunu seçmek kolay zannedilir sınırların bu çağla ilgisi yoktur seni ilgilendirmeyen şeye sevap yazılmaz geçmişte bunlar felsefe sanıldı sanılır
Yunus Suresi 15-17. ayetler, müşriklerin Kur'an'ı değiştirme taleplerine karşı Peygamberimiz'in (s.a.v.) vahye bağlılığını, Kur'an'ın Allah kelamı olduğunu ve iftiracıların zalimliğini vurgular. Peygamberin vahiyleri kendiliğinden değiştiremeyeceği, sadece vahyedilene uyduğu ve Allah'a isyan etmekten korktuğu bildirilir.
Ayetlerimiz açıkça okunup anlatılınca, bize geleceklerine (huzurumuza çıkacaklarına) inanmayanlar, “Bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmeye hak ve yetkim yoktur, ben ancak bana vahyedilene uyuyorum. Eğer rabbime itaatsizlik edersem şüphesiz dehşetli bir günün azabından korkarım.”
82: O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece “Ol!” der; o da hemen oluverir. 83: Her türlü kusurdan ve ortaktan uzaktır o Allah ki, her şeyin mutlak ...
Hac Suresi 72. ayet, Allah'ın ayetleri okunduğunda inkârcıların gösterdiği nefreti ve saldırgan tutumu anlatarak, asıl korkunç sonucun cehennem ateşi olduğunu vurgular. İnkârcıların yüzündeki hoşnutsuzluğu açıkça fark edeceğinizi ve onlara vaat edilen yerin ne kötü bir dönüş yeri (cehennem) olduğunu belirtir.
A'râf Suresi, vahyin doğruluğunu, tevhid inancını ve peygamberlerin mücadelesini konu alan, cennet ile cehennem arasındaki surları (A'râf) anlatan Mekke döneminde inmiş kapsamlı bir suredir. İblis'in kibri, Hz. Adem'in tövbesi, geçmiş kavimlerin helak kıssaları ve insanların doğru yola davet edilmesi ana temalarıdır.
Hac Suresi, temel olarak kıyamet dehşeti, öldükten sonra dirilme, tevhid inancı, hac ibadetinin anlamı ve tarihi (Hz. İbrahim) ile müminlerin Allah yolunda mücadelesini konu alır. 78 ayetten oluşan ve hem Mekke hem Medine dönemine ait ayetler içeren surenin bir bölümü, inananlara savaş izni ve hicretin teşvikini de içerir.
Hadid Suresi 20. ayet, dünya hayatının geçici bir oyun, eğlence, süs, övünme ve mal/evlat yarışından ibaret olduğunu; tıpkı yeşerip sonra kuruyan bir ekin gibi aldatıcı bir meta olduğunu belirtir. Ahirette ise çetin bir azap veya Allah'ın mağfireti/rızasının bulunduğu vurgulanarak, dünyanın geçici zevklerine aldanılmaması gerektiği bildirilir.
bir horozumuz olmuştu
:))
Onun gibiler, kendileri için izzet ve kuvvet kaynağı olsun diye Allah’tan başka bir takım ilâhlar edindiler.
82: Hayır, hayır! Gün gelecek taptıkları o putlar, onların kendilerine tapınmalarını reddedecek ve onlara düşman olacaklardır.
Meryem
NEYİNE "HOROZ" DİYECEĞİZ SES KÜTLENİZİN ?
evet
ama bak biri diyor ki
umarım her sabah böyle uyanırsın
BEN ŞARKI MIYIM Kİ *
Hani sana, “Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşat-
mıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur’an’da
lânetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için ve
sile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onla-
rın büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.13
yani bu şarkı bu açıdan veya hiçbir açıdan sen kendini haklı san diye değil
...
sen kendi paçanı kurtarabilirsin anlamı taşımıyor zaten
öteki türlü "umarım" diyormuşum
ne fark edermiş ne dediğim
...
Rûm Suresi 52-53. ayetleri, hakikate sırtını dönen inatçı inkârcıların manevi durumunu tasvir eder. Peygambere, kalbi ölü ve gerçeğe sağır/kör olanlara söz dinletemeyeceği, tebliğin ancak gönlü açık olanlara ulaşacağı bildirilerek, inkârcıların tutumları karşısında üzülmemesi gerektiği mesajı verilir.
Rûm Suresi 52. Ayet Meali:
"Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrıyı işittiremezsin."
Rûm Suresi 53. Ayet Meali:
"Sen körleri de sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Sen çağrını ancak âyetlerimize inanan ve müslüman olan kimselere işittirebilirsin."
yani zaten ben kendim değilim
ben pek çok şey değilim
ona bakarsan bu şiir değil
ben bir kara parçası değilim
derken
zaten tartışılan başka konu kalmıyor
sürekli şeytanla ilgili bölümler benim elimde
yarısı boya olan konu yok ki
bu senin kendi terazin değilse bir teraziden bahsedilemiyor
bu budur bence
Yine demişti ki: “Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler
misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun
soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım.”
insanın yer yarılsa da vazgeçmeyeceği prensipleri olmasıyla
insanın yer yarılsa da vaz geçmediği haddini aşmışlıkları olsa
aynı şey mi yani sizin için
hangisine bahane bulabilirsiniz ki
*
yani her tiyatro eseri susun der
ben de sessizliğe şarkı yazdım diye
anlaşılmayan ne olabilir hayatta
insanlar birbirlerinin hatalarını ortaya çıkarmaktan başka şey düşünmezse kitap okumak kolay olur mu hiç
olmaz
Ulaşacakları bir müddete kadar onlardan azabı kaldırdığımızda hemen sözlerinden dönerlerdi.
Nihayet, âyetlerimizi asılsız saymaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerini cezalandırdık ve onları denizde boğduk.
Araf
evet
yani normalde ben kul hakkı namazı kılsam sınırlarımı bilmek için kimsenin hakkını yememek için
sen bana -ama cehenneme gidin diyor okuduğun dua desen
ben senin için aynı duayı okumuş sayılmam
ben cehennemi bir terazide tartamam
kendi ölçümü bilsem de istemediğim şeyler konusunda kararlı olsam da sana bu duayı okumuş olmam
sen de bana oku desen kul hakkı namazı kıl desen çok mu iyi bir şey demiş olursun tartışılır
aynı şekilde bu kitap da öyle
oku demekle okunacak olsaydı herkes ilk ezanda okurdu zaten
bazı konular da öğüt almak ancak öğüt vermemekle alakalı da olabilir
sessizlik o konulardan biri değil
sadece sessiz olanlara merhamet ediliyor
neden
çünkü ne anlarsan anla toplumda yanı noktaya denk geliyor
sen sadece kendi ilmini yükseltebilirsin o da sizin şahsi meseleniz olur
herkesin dua etti bir ülke zaten sessizdir
Zuhruf Suresi 5. ayet, insanların aşırı gitmeleri veya günah işlemeleri sebebiyle ilahi vahyin (Kur'an) uyarısının geri çekilmeyeceğini, inatçı olsalar bile öğüt vermekten vazgeçilmeyeceğini vurgular. "Siz haddi aşan bir topluluk oldunuz diye, sizi bu zikirle (Kur'an) uyarmaktan vaz mı geçelim?" şeklinde soru yoluyla tebliğin devamlılığını belirtir.
?115? Doğu da Allah'ındır batı da. Nereye dönerseniz Allah'ın zâtı oradadır. Şüphesiz Allah (zât ve sıfatlarında) sınırsızdır, her şeyi bilmektedir.
Bakara
yani bir insan bilmediği bir dili çalışırken dil gelişimini de tamamlayabilir
ama insana anlama içgüdüsü bu şekilde verilmemiştir (!)
gibiymiş
kitapta bütün harfler arapça
kelimelerin yeri değiştiğinde aynı anlam olmaz
herkes aynı anda aynı duayı okusa sessizlik gerekir
bildiklerin ile anladıklarının ilgisi yoktur
bir tek Allah bunlarda münezzehtir
çoğu konu sadece peygamberi ilgilendirir
anlamın derininde dünya kadar konu olur
bu gibi tesadüfler önemli değildir
af yolunu seçmek kolay zannedilir
sınırların bu çağla ilgisi yoktur
seni ilgilendirmeyen şeye sevap yazılmaz
geçmişte bunlar felsefe sanıldı sanılır
...
Arapçadır
...
konuşmak manasızdır
Yunus Suresi 15-17. ayetler, müşriklerin Kur'an'ı değiştirme taleplerine karşı Peygamberimiz'in (s.a.v.) vahye bağlılığını, Kur'an'ın Allah kelamı olduğunu ve iftiracıların zalimliğini vurgular. Peygamberin vahiyleri kendiliğinden değiştiremeyeceği, sadece vahyedilene uyduğu ve Allah'a isyan etmekten korktuğu bildirilir.
Ayetlerimiz açıkça okunup anlatılınca, bize geleceklerine (huzurumuza çıkacaklarına) inanmayanlar, “Bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmeye hak ve yetkim yoktur, ben ancak bana vahyedilene uyuyorum. Eğer rabbime itaatsizlik edersem şüphesiz dehşetli bir günün azabından korkarım.”
...
...
...
o zaman açalım player ı
esmaları zikir okusun
biz de subhanerabbiyel azım diyelim
hiç namaz kılmayalım yani
hangi ayet ne fark eder
hiçbir insan böyle bir insan tanımak ister mi
82: O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece “Ol!” der; o da hemen oluverir. 83: Her türlü kusurdan ve ortaktan uzaktır o Allah ki, her şeyin mutlak ...
...
...
...
OH
BİLDİK HEPSİNİ
çok iyi geçti
Hac Suresi 72. ayet, Allah'ın ayetleri okunduğunda inkârcıların gösterdiği nefreti ve saldırgan tutumu anlatarak, asıl korkunç sonucun cehennem ateşi olduğunu vurgular. İnkârcıların yüzündeki hoşnutsuzluğu açıkça fark edeceğinizi ve onlara vaat edilen yerin ne kötü bir dönüş yeri (cehennem) olduğunu belirtir.
inşallah sınır yerine sinir derler size de
bildikleri bi açıdan
...
ben asla bilemeyeceğim
bu yani "otur evinde yeniden doğmuş gibi olursun"
öteki türlü şarkı !
A'râf Suresi, vahyin doğruluğunu, tevhid inancını ve peygamberlerin mücadelesini konu alan, cennet ile cehennem arasındaki surları (A'râf) anlatan Mekke döneminde inmiş kapsamlı bir suredir. İblis'in kibri, Hz. Adem'in tövbesi, geçmiş kavimlerin helak kıssaları ve insanların doğru yola davet edilmesi ana temalarıdır.
ama ben televizyondan hac kanalını izledim
bana bu malum oldu
Hac Suresi, temel olarak kıyamet dehşeti, öldükten sonra dirilme, tevhid inancı, hac ibadetinin anlamı ve tarihi (Hz. İbrahim) ile müminlerin Allah yolunda mücadelesini konu alır. 78 ayetten oluşan ve hem Mekke hem Medine dönemine ait ayetler içeren surenin bir bölümü, inananlara savaş izni ve hicretin teşvikini de içerir.
bu açıdan da
pek çok tesadüf var
ama bu :tesadüflere yenilmemek için
Hadid Suresi 20. ayet, dünya hayatının geçici bir oyun, eğlence, süs, övünme ve mal/evlat yarışından ibaret olduğunu; tıpkı yeşerip sonra kuruyan bir ekin gibi aldatıcı bir meta olduğunu belirtir. Ahirette ise çetin bir azap veya Allah'ın mağfireti/rızasının bulunduğu vurgulanarak, dünyanın geçici zevklerine aldanılmaması gerektiği bildirilir.
...