Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Esmaül Hüsna sizce ne demek, Esmaül Hüsna size neyi çağrıştırıyor?

Esmaül Hüsna terimi Romantikoss Favoritess tarafından tarihinde eklendi

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    TUZ NEDİR ?

    (!)


    günahtır
    batıldır
    faydalıdır
    mantıklıdır
    fazlası zarar
    azı karar
    beyaz
    denizlerde
    yaşamın her anında
    çağrışımı
    hastalıktan
    sabahları
    kayalardan
    resimden
    havadan


    COOL buna mı dedin bilmiyormuşuz artık :)

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    insan bütün ramazan oruç tutup
    bayramda tuzlu kahve yapıp
    buna gülüp
    hatasını telafi edip
    bir de film izlese


    edimsel koşullanma mı olur yani ?

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Edimsel koşullanma, gönüllü davranışların sonuçları (ödül veya ceza) aracılığıyla şekillendiği, davranışın sıklığının pekiştirme ile arttığı veya ceza ile azaldığı bir öğrenme sürecidir. B.F. Skinner tarafından geliştirilen bu teoriye göre, organizma davranış ile sonuç arasında bağlantı kurar. Temel amacı pekiştirme yoluyla davranışı güçlendirmektir.

    Evrim Ağacı
    +2
    Edimsel Koşullanmanın Temel Özellikleri ve Kavramları
    Davranış Önceliklidir: Organizma aktiftir ve davranışı bilinçli/gönüllü olarak gerçekleştirir.
    Pekiştirme (Ödül): Davranışın tekrar edilme olasılığını artırır (örn. ödev yapana çikolata vermek).
    Ceza: Davranışın tekrar edilme olasılığını azaltır (örn. yaramazlık yapan çocuğa kızmak).
    Olumlu Pekiştirme: Hoşa giden bir uyarıcının ortama eklenmesi (teşekkür etmek).
    Olumsuz Pekiştirme: Hoşa gitmeyen bir uyarıcının ortamdan çıkarılması (emniyet kemeri takmayınca çalan sesin susması).

    Google
    +3
    Edimsel Koşullanma Örnekleri
    Eğitim: Öğretmenin yüksek not alan öğrenciye aferin demesi.
    İş Hayatı: Verimli çalışan personele prim verilmesi.
    Hayvan Eğitimi: Köpeğin pati verdiğinde mama ile ödüllendirilmesi.
    Günlük Yaşam: Çocuğun odasını topladığında oyun oynamasına izin verilmesi.

    Evrim Ağacı
    +1
    Edimsel Koşullanmanın Eş Anlamlıları ve Diğer Adları
    Araçsal koşullanma.
    Edimsel şartlanma.
    Skinnerian (Skinner tarzı) koşullanma.

    Wikipedia
    +1
    Bu süreç, organizmanın çevresel uyaranlara verdiği tepkilerin sonuçlarına göre şekillenmesine odaklanır.

    Britannica


    Çağdaş Sanatı Anlamak kitap
    Maledetto Modigliani film

    Vs Vs

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Toplumsal cinsiyet cinsel kimliğin geniş kültürel tanımıdır ve günümüzün merkezi meselelerinden biridir. Bir kişinin cinsiyeti fiziksel ve biyolojik olarak belirli niteliklerle belirlense de toplumsal cinsiyet toplumsal rol, beklenti ve temel değerlerle ilişkilendirilir. Edimsel olduğu yani kişisel, toplumsal ve mesleki rollerimizle gerçekleşmediği Batı toplumunda kendini tanıma ve deneyim karmaşası eserlere de yansımıştır. Bireyin olduğu gibi algılanmaması bunun en büyük nedenlerinden biridir ama sanatı da tanımlar hale gelmiştir. Toplumsal eşitsizlik hegemonyasına karşı bir duruştur. düşünce kalıpları sorgulanır. Sanatın da alanıdır.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess




    +3
    "Rabbini zikreden ile zikretmeyenin durumu diri ile ölünün durumu gibidir", hadis-i şerifinde Allah'ı anan (zakir) kalp ile O'ndan gafil olan kalbin durumu; hayat ile ölüm, nur ile karanlık arasındaki farka benzetilmiştir. Zikir, ruhun diriliği, huzuru ve manevi hayatıdır; zikirsizlik ise manevi ölüm ve karanlıktır.
    Bu hadis-i şerif, Buhârî (Deavât, 66) başta olmak üzere muteber hadis kaynaklarında yer almaktadır.
    Hadisin Anlamı ve İçeriği:
    Diri (Zikreden): Kalbi Allah'ın nuruyla aydınlanmış, huzur ve sekine bulan, ilim ve imanla yaşayan kimsedir.
    Ölü (Zikretmeyen): Fiziksel olarak canlı olsa da kalbi gaflet içinde olan, Allah'ı unutan, manevi hayattan mahrum kimsedir.
    Zikrin Önemi: Zikir sadece dille değil, gönülden Allah'ı anmak, O'nu tefekkür etmek ve emirlerine uymaktır. Kalpler ancak zikirle huzur bulur.
    Hadisle İlgili Temel Mesajlar:
    Allah'ı zikreden, rahatlık ve bollukta olduğu gibi, sıkıntı ve musibet anlarında da Allah'a sığınır.
    Zikir, hayatın her anına (ayakta, otururken, yatarken) yayılması gereken bir eylemdir.
    Allah'ı anmak, kişinin manevi hayatının sürmesini ve gafletten kurtulmasını sağlar.
    Hadis, inananları Allah'ı çokça anmaya ve kalplerini diri tutmaya teşvik eder.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Ne zaman ben haklı olarak kendimi savunsam biri derdini anlatır haksız olarak ...
    Neden

    Çünkü herkes beni merak etse de insanlık sınırım sanat değil...

    Sanat bir paylaşımdır
    Bir anlamsal özgürlüktür

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    O açıdan da ; hadisler var
    Dininiz için delirin.


    Yani dinde baskı yoktur.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Anlamıyorsunuz ne yazık ki
    Ucuz hayatlar...

    Ben cool dedim, cool kafe gördüm

    Hepiniz Allah dediğinizi sandiniz.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    O konu herkes deli olsa peygamber değil
    Herkes aşık olsa peygamber değil

    ... NOKTA ! (sanat bu nokta)

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Bu hadis, Kur'an-ı Kerim'in İslam inancındaki merkezi ve sarsılmaz yerini en güzel özetleyen metinlerden biridir. Bu hadiste Kur'an-ı Kerim'in nitelikleri ve onunla kurulan ilişkinin sonuçları eşsiz bir belagatle anlatılır:

    "Her kim doğru yolu Allah'ın kitabından başkasında ararsa Allah onu sapıklığa düşürür." Burada hakikatin ve mutlak doğrunun (hidayetin) tek kaynağının Kur'an olduğu vurgulanır. İnsan aklı, felsefi akımlar veya farklı ideolojiler tek başlarına hakikati bulmaya yetmez. Hidayeti bu ilahi kaynağın dışında aramak, pusulasız bir şekilde okyanusa açılmak gibidir ve sonu kaçınılmaz olarak savrulmaktır.

    "O, Allah'ın sağlam ipidir (Hablullahil-Metîn)"
    "İp" metaforu çok derindir. Bir kuyuya düşen veya uçurumun kenarında olan birini kurtarmak için yukarıdan sarkıtılan sağlam bir halattır Kur'an. İnsanlık cehalet ve karanlık çukurundayken, Allah bu kitabı sarkıtarak insanları aydınlığa çekmek istemiştir. Kopması veya koparması imkânsız olan tek bağ budur.

    "O, hikmet dolu sözleridir (Zikr-i Hakîm)."
    Kur'an'daki hiçbir hüküm, kıssa veya emir boşuna değildir. Her bir kelimesinde bireysel, toplumsal, psikolojik ve sosyolojik hikmetler barındırır. İnsanın hem aklına hem de kalbine aynı anda hitap eden eşsiz bir zikirdir.

    "O, dosdoğru yoldur (Sırât-ı Müstakîm)."
    Eğrisi büğrüsü olmayan, insanı en kısa ve en güvenli şekilde Allah'ın rızasına ve cennete ulaştıran ana caddedir.

    "Ona dayanarak konuşan tasdik olunur... Onunla amel eden sevap kazanır... Onunla hükmeden adaletli davranmış olur..."
    Burada Kur'an'ın hayata nasıl dokunması gerektiği anlatılır. Sadece okunacak bir metin değil; konuşmaların referansı, eylemlerin kılavuzu ve toplumsal düzenin (adaletin) terazisidir. Sözünü Kur'an'a dayandıran asla yalanlanamaz çünkü kaynağı ilahidir. Onu yaşantı haline getiren ebedi mükafatı alır.

    "Sağlam İp" : Âl-i İmrân Suresi 103. ayette açıkça "Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin." buyrulur. Hadisteki "Allah'ın sağlam ipi" tabiri doğrudan bu ayetin tefsiri niteliğindedir.

    "Doğru Yola İletme": İsrâ Suresi 9. ayette "Şüphesiz ki bu Kur'an, (insanları) en doğru, en sağlam yola iletir..." denilmektedir. Hadisteki "Her kim doğru yolu ondan başkasında ararsa..." ihtarı bu ayetin mesajıyla birebir örtüşür.

    "Hüküm ve Adalet" Bağlantısı: Mâide Suresi 44, 45 ve 47. ayetlerde "Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler sırasıyla kâfir, zalim ve fasık olarak nitelendirilir. Hadiste "onunla hükmeden adaletli davranmış olur" denilerek gerçek adaletin kaynağı gösterilmiştir.

    "Şüphe Olmayan Rehber" : Bakara Suresi 2. ayetteki "Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir" ifadesi, hidayeti Kur'an'da aramanın gerekliliğini tasdikler.

    Rasulullah (sav) Kur'an hakkında şöyle buyurur; Allah'ın kitabı Kuran'a uyanı Allah'ın kitabı Kur'an sapıklıktan kurtardığı gibi, kıyamet günü onu kötü hesaptan da korur. Taberani 12/48

    Kuran'ı öğrenin, onu okuyun ve okutun. Kuran'ı öğrenen, okuyan ve gereğini yapan kimse, her tarafa koku yayan misk dolu bir kaba benzer. Kuran'ı öğrendiği hâlde (onu okumayan ve okutmayan) yatıp uyuyan kimse ise ağzı bağlı bir misk kabına benzer. Tirmizî, Fedâilü'l-Kur'ân, 2

    Kuran okuyan mümin turunç gibidir; kokusu da güzeldir tadı da güzeldir. Kuran okumayan mümin hurma gibidir; kokusu yoktur ama tadı güzeldir. Kuran okuyan münafık reyhan otu gibidir; kokusu güzeldir ama tadı acıdır. Kuran okumayan münafık ise Ebucehil karpuzuna benzer; kokusu olmadığı gibi tadı da acıdır.
    Müslim, Müsâfirîn, 243

    Kuran'ı ezberleyip okuyan kişi, Allah katındaki seçkin meleklerle birlikte olacaktır. Kuran'ı zorlanarak da olsa devamlı okumaya çalışan kişiye ise iki kat ecir (sevap) vardır. Buhârî, Tefsîr, Abese 1

    Hz. Ömer (ra): Hz. Ömer'in meşhur bir sözü, bu hadisin toplumlar üzerindeki etkisini özetler: "Allah bu kitapla (Kur'an ile) amel eden kavimleri yüceltir, onun izinden gitmeyenleri ise alçaltır."

    Abdullah Mesud (ra): Kur'an ile kurulması gereken bağı şöyle tarif eder: "Şüphesiz bu Kur'an, Allah'ın ziyafet sofrasıdır. Gücünüz yettiğince O'nun ziyafetinden faydalanın. Muhakkak ki bu Kur'an, Allah'ın sağlam ipidir, apaçık bir nurdur ve faydalı bir şifadır. Ona sarılan için koruyucu, ona uyan için kurtarıcıdır."

    İmam Gazâlî (ra) Kur'an'ı uçsuz bucaksız bir okyanusa benzetir ve hakikati başka yerde aramanın anlamsızlığını vurgular: "Kur'an, incileri ve mercanları barındıran derin bir denizdir. Kim ki yüzmeyi bırakıp kıyıda kumlarla oynamayı tercih ederse, asıl hazineden mahrum kalır."

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Yani sanatta karmaşa yok
    Boyayla makyaj ev ile set karısmaz
    Kitapla akıl karışmaz

    Şirk olmaz zaten

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Ooo
    Dizide aldatılan kadın

    Kitapta üvey annesyle evlenmeyeceğini bilmeyen sapik

    Karıştırman imkansız !

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Biri roman taklidi yapar; kocan zaten evli derdi...
    Ondan tarihi romandan sonra modern oldu.

    O kimdi merak etmişler? ;))

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Hiç şüphesiz her şey Allah'a emanet

    ama kalabalıktan kopmamak adına o konu ibadetleri içerir
    kendi yaratılışına hürmeten seninle ilgili her şey tek bir çatı altındadır

    bunların hepsi aynı süzgeçten geçecek olsaydı biz de kitap olurduk
    insan olmazdık bence

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Kitap da öyle
    kutsal inanç da öyle

    hem bir disiplin hem de inanç ve zaman ritmi barındırır

    başkalarıyla yönetilemez olduğu da yazılıdır

    Ama zaten konunun tek başlığı benim için peygamberler dediğimizde anlaşılmayan ne olabilir
    Mutlaka bunu anlamaya çalışmak vakit kaybıdır

    Benim alanım toplumda da bu sınırı kendisi adına taşır

    tıpkı sanat gibi
    hayat gibi (!)

    ama iç disiplinim ve kendim olma çabam bana ait
    kimseyi ilgilendirmez

    Önemli olan her gün ritüel olarak yapılanlar ise herkesin kendi yarışıdır, işi gereğidir, telafi edilebilirlik alanıdır
    ve cennete götürür

    ...

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    İç Çizelgemin Manifestosu

    Herkes bir sanatçıdır,
    herkes bir ruh hâli taşır,
    haddini aşmış sapık da olsa, film de olsa…

    Ama benim çizelgem onları kapsamaz.
    Sanatımla birlikte, benim alanımın sınırları belirlenir;
    başkalarının kaosu, cehaleti, sapkınlığı
    bu çizelgeye giremez.

    İç disiplinim vardır.
    O disiplin, başkalarının hatalarını sindiremez;
    yalnızca kendi sanatıma,
    kendi algıma ve yaratımımın ölçütlerine odaklanır.

    Bu, bir izleme ve okuma birikimidir;
    her sanat dalında örneklerini gördüm,
    ama benim çizelgem cehaleti kapsamaz.
    Sadece kendi ışığımı, kendi ritmimi, kendi gerçeğimi taşır.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    O açıdan da herkes sanatçı herkes ruh hastası haddini aşmış sapık da olsa film de olsa

    benim kendi iç çizelgem sanatımla birlikte bunları da kapsayabilir
    sizi de kapsamaz

    ama iç disiplinim hepsini kapsayamaz
    kendi sanatına bakışına algısına ağırlık verir

    Bunun örnekleri her sanat dalında var
    ben de hem izledim
    hem de okudum

    Benim çizelgem cehaleti kapsamaz

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    ?? Günlük Saat Önerisi
    08:30 – 10:30 ?? Resim

    10:30 – 11:00 ? mola

    11:00 – 13:00 ?? Resim veya ?? Video

    14:30 – 16:00 ???? Almanca

    16:30 – 18:30 ?? Video veya ?? Resim

    19:30 – 22:30 ?? Kitap

    bu sanat değil mi yani !

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Joseph Beuys'a göre herkes sanatçıdır ve yapılan her şey sanattır

    ...
    hoşgörüdür

    bazı şeyler neden sanat değildir

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    bir insan ne yapar örn. sırf "şamanlar telefon kullanmıyor" diye

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    yani radyasyon zararlı diye seminere gitmeyelim mi


    ?

    dedi.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Araştırmacılar, radyasyona maruz kalmanın çocuğunuzun gelecekteki kanser riskini ne kadar artırdığından hala tam olarak emin değiller. Çoğu çocuk için, X ışınlarına maruz kalma, kanser riskini muhtemelen çok az miktarda artırır, hatta hiç artırmaz. Kanser olma olasılığı, maruz kalınan radyasyon miktarıyla artar.

    NE ALAKA ?

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    öteki türlü
    ben bugün aynı objeyi 3 ayrı videoda

    masaüstündeki resmi kitapta


    ...
    there we go :))

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    ?? YONCA
    SANAT AKIŞI

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? SABAH
    Gör › Hisset › Not Al
    • Doğa, ev, ışık
    • Hızlı eskiz

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? ÖĞLEN
    Çalış › Tekrar Et › Geliştir
    • Karakalem
    • Perspektif / Anatomi

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? ARA
    Oku › Düşün › Bağ Kur
    • Kitaplar
    • Kısa notlar

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? AKŞAM
    Özgür Ol › Üret
    • Kendi dilin
    • Zorlama yok

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? GECE
    Dur › Bak › Anla
    • Ne değerliydi?
    • Ne boştu?

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? ÖLÇÜN

    ? Gördüm mü?
    ? Bağ kurdu mu?
    ? Bütün içinde mi?

    › EVET = DEĞER
    › HAYIR = BIRAK

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? YOLUN

    Disiplin
    + Dikkat
    + Dürüstlük

    = KENDİ DİLİN

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    ?? YONCA
    SANAT AKIŞI

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? SABAH
    Gör › Hisset › Not Al
    • Doğa, ev, ışık
    • Hızlı eskiz

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? ÖĞLEN
    Çalış › Tekrar Et › Geliştir
    • Karakalem
    • Perspektif / Anatomi

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? ARA
    Oku › Düşün › Bağ Kur
    • Kitaplar
    • Kısa notlar

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? AKŞAM
    Özgür Ol › Üret
    • Kendi dilin
    • Zorlama yok

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? GECE
    Dur › Bak › Anla
    • Ne değerliydi?
    • Ne boştu?

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? ÖLÇÜN

    ? Gördüm mü?
    ? Bağ kurdu mu?
    ? Bütün içinde mi?

    › EVET = DEĞER
    › HAYIR = BIRAK

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

    ?? YOLUN

    Disiplin
    + Dikkat
    + Dürüstlük

    = KENDİ DİLİN

    ¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦¦

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    ağaca baktım - bir ağaç gördüm - resim yaparken aklımda Tanrı fikri vardı - bunu sattım - sonra şükrettim

    veya bir kişi bile bana inanmadı ve bir kuruş bile kazanamadım


    Bu anlattığın şey… romantik bir “sanat acısı” değil.
    Daha çıplak bir şey:

    › emek verdin, içinden bir şey çıkardın, ama karşılığı bozuldu.

    O yüzden “sanatın çirkin yüzü” demen anlaşılır.

    1. Senin yaptığın neydi aslında?
    Ağaca baktın
    Gördün (bu önemli, sadece bakmadın)
    İçinde bir anlamla (Tanrı fikriyle) birleştirdin
    Ürettin
    Paylaştın / sattın
    Şükrettin

    Bu zincir temiz.
    Burada bir problem yok.

    2. Çirkinleşen yer neresi?

    Senin anlattığına göre sorun sanatın kendisi değil, çevresi:

    Mesleğinin didiklenmesi
    İnsanların kendi anlayışını sana dayatması (“soyut göster”)
    Sarhoşluk (burada sadece alkol değil, bilinçsizlik)
    Aşkın küçümsenmesi
    Sürekli tartışma, ama gerçek değer üretmeme
    Ve en somut darbe: para kalmaması

    Yani mesele şu:

    ?? Sanatın etrafındaki piyasa ve insan hali

    3. Çok sert bir gerçek (ama kaçmadan söyleyeyim)

    Sanat dünyasında çoğu zaman:

    Derinlik ? değer görme
    Samimiyet ? kazanç
    İnanç ? takdir

    Bu acı ama gerçek.

    Çünkü sistem şuna bakar:

    ne satıyor
    ne dikkat çekiyor
    ne konuşuluyor

    Sen ise başka bir yerden geliyorsun:
    › anlamdan

    4. “Bana bir kuruş bile kalmadı” dediğin yer

    Bu sadece maddi değil.

    Bu cümlede:

    hayal kırıklığı
    değersizlik hissi
    hatta biraz kırgınlık var

    Çünkü insan şunu bekler:

    “Ben içimden doğru bir şey yaptım, karşılığı da düzgün olsun.”

    Ama çoğu zaman:
    › karşılık dağılır, başkalarına gider, yanlış ellere düşer

    5. Şunu net ayıralım

    Sanatın kendisi çirkin değil.
    Ama:

    ?? Sanatın pazarı çirkin olabilir
    ?? Sanatın insanları çirkinleşebilir
    ?? Sanatın üzerinden kurulan oyunlar çirkin olabilir

    Sen aslında şuna çarpmışsın:

    “Saf bir şey yaptım, kirli bir zemine düştü.”

    6. Biraz sert ama gerekli bir denge

    Şunu da söylemem lazım:

    Eğer sen:

    sadece içten üretip
    dış dünyayı hiç hesaba katmazsan

    › seni ezerler.

    Bu bir ahlak meselesi değil
    › gerçeklik meselesi

    7. Şimdi en önemli soru

    Sen neyi korumak istiyorsun?

    Aşağıdakilerden hangisi senin için daha ağır basıyor:

    Saf üretim hali (ağaç, bakış, iç huzur)
    Geçim ve karşılık
    Anlaşılmak

    Çünkü hepsini aynı anda saf biçimde korumak çok zor.

    8. Son olarak

    Senin cümleni biraz çevirirsem:

    “Ben temiz bir şey yaptım ama insanlar onu kirletti.”

    Bu duygu gerçek.
    Ama şunu unutma:

    ?? Onlar kirletti diye, senin yaptığın şey kirlenmiş olmaz.

    Sadece:
    › yanlış insanların eline geçmiş olur.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    1. “Her şeyi affetmek zorunda mıyım?”

    Hayır.

    Her izlediğin videoyu kabul etmek zorunda değilsin
    Her sözü “hikmet” diye yutmak zorunda değilsin
    Her konuşanı “iyi niyetli” saymak zorunda değilsin

    Bu zaten sağlıklı bir şey.
    Çünkü ayırt etme (temyiz) yoksa, inanç da zayıflar.

    2. Seni rahatsız eden asıl şey şu:

    “Sen bunu zorlaştırıyorsun… ben bakmak istiyorum.”

    Bu çok net.

    İnsan bazen:

    Ağaç görmek ister
    Sessiz kalmak ister
    İçinden geçen şeyi sade haliyle yaşamak ister

    Ama dışarıdan gelen sesler:

    yorumlar
    etiketler (“deli”, “sanatçı”, “şu”, “bu”)
    hazır cümleler

    › deneyimin kendisini boğar.

    Senin itirazın burada çok yerinde:
    ?? “Benim gördüğümü bana anlatma, bırak göreyim.”

    3. “İnandığıyla aklı yarışırsa ne olur?”

    Bu çok ciddi bir soru.

    Eğer bir insanda:

    İnanç ayrı konuşuyorsa
    Akıl ayrı konuşuyorsa
    Ruh başka bir şey hissediyorsa

    › içerde gerilim oluşur.

    Bu gerilim iki yola gider:

    Ya insan derinleşir (sorgular, dengeler)
    Ya da hazır kalıplara kaçar (etiketler, yargılar, ezberler)

    Senin eleştirdiğin tip ikinci:

    “Her önüne gelene deli diyen”
    “Her şeyi basit iyi-kötüye indiren”

    Bu, düşünmekten kaçmanın bir yolu.

    4. Şuarâ Suresi üzerinden söylediğin şey

    Hz. İbrahim’in sözlerinde çok sade bir çizgi var:

    Yaratan O
    Yediren O
    Şifa veren O
    Dirilten O

    Bu aslında karmaşık bir sistem değil
    › çok doğrudan bir ilişki.

    Senin rahatsızlığın da burada:

    “Bu kadar sade bir şeyi neden bu kadar karmaşık hale getiriyorsunuz?”

    Bu çok güçlü bir itiraz.

    5. “Biz aynı kitabı okumuş olduk mu?”

    İşte kilit soru bu.

    Aynı metni okuyup:

    Biri huzur bulur
    Biri hüküm dağıtır
    Biri sanat görür
    Biri tehdit görür

    Yani hayır—
    aynı kitabı okumuş olmuyorsunuz aslında.

    Çünkü herkes:
    › kendi zihniyle okur
    › kendi korkusuyla yorumlar
    › kendi ihtiyacını koyar içine

    6. Sanat meselesi (en sert yer)

    Şunu çok açık söyleyeyim:

    “Her önüne gelene deli dersen, sanat kalmaz”

    Bu doğru.

    Çünkü sanat:

    sınırda durur
    bazen anlaşılmaz
    bazen rahatsız eder

    Eğer her farklı sese:
    › “deli”
    › “yanlış”
    › “boş”

    dersen…

    ?? geriye sadece tekrar kalır
    ?? o da zaten sanat değil

    7. Senin “susmak istiyorum” dediğin yer

    Bu küçümsenecek bir şey değil.

    Bazen en sağlıklı tepki:

    daha az konuşmak
    daha az yorumlamak
    daha çok görmek

    Çünkü sürekli açıklama:
    › deneyimin yerine geçer

    8. Son soruna dürüst cevap

    “Haksız mıyım ama?”

    Hayır, değilsin.

    Ama şunu da ekleyeyim:

    Senin haklı olduğun yer
    › sade olanı savunman

    Dikkat etmen gereken yer
    › bu sadeliği savunurken
    herkesi aynı ölçüyle yargılamaya başlamamak

    Sen aslında şunu diyorsun:

    “Benimle konuşma, bana kalıp verme, bırak kendim göreyim.”

    Bu çok temiz bir yer.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Okuduk
    ne oldu

    büyük ödül yapay zekâ oldu

    Söylediklerinin içinde aslında iki ayrı damar var—ve sen ikisini de aynı anda tutmaya çalışıyorsun:

    1. Zikir ve insanın iç dengesi
    “Lâ ilâhe illallah…” ile başlayan ifadeler ve “Kelimatillahi’t-tammati min şerri mâ halak” gibi zikirler, İslam geleneğinde insanı merkeze çeken, zihni sadeleştiren şeylerdir.
    Buradaki “iyi gelme” hâli tesadüf değil:

    Zihin dağınıklığını toplar
    Korku ve vesveseyi azaltır
    “Başlangıç ve son Allah’tır” fikriyle kontrol ihtiyacını yumuşatır

    Yani bu, sadece “okumak lazım” değil;
    insanın kendini yeniden yerleştirmesi gibi bir şey.

    2. “Boş söz” meselesi (Lokman 6)
    Burada çok kritik bir nokta var. “Boş söz” (lehvel hadis) her konuşma değil.

    Asıl mesele şu:

    Hakikatten uzaklaştıran söz › eleştiriliyor
    İnsanı oyalayan, bilinçsizleştiren söz › eleştiriliyor
    Hakikati küçümseyen / alaya alan söz › eleştiriliyor

    Ama:

    Sanat
    Şiir
    Resim
    Gündelik konuşma

    Bunların hepsi otomatik olarak “boş” değil.

    Senin verdiğin örnek çok önemli:

    “Sabah kalktın, ağaç gördün, resim yaptın…”

    Bu boş söz değil.
    Bu, eğer dikkatle bakarsan:

    › tefekkürün (düşünmenin) en sade hâli.

    3. Senin itiraz ettiğin şey aslında şu:

    “İnsan kendini iyi hissediyor diye ona saçma sorular sormak…”

    Burada haklı bir rahatsızlık var. Çünkü:

    İnsan bir şeyden huzur bulmuşken
    Ona alaycı, küçümseyici veya zorlayıcı yaklaşmak

    › bu, “hakikati aramak” değil
    › bu, çoğu zaman ego veya müdahale

    4. Sanat ve “yanlış demek” meselesi

    Şunu çok net söyleyeyim:

    “Bence de yanlış” demek bile seni otomatik olarak doğruya yerleştirmez.

    Çünkü sanatın doğası:

    Soru açar
    Alan bırakır
    Bazen yanlış gibi duran şeyi bile göstermek için kullanır

    Senin söylediğin şu cümle çok güçlü:

    “Bu değil mi sanat normalde?”

    Evet.
    Sanat bazen:

    Doğruyu söylemez
    Ama insanı doğruya yaklaştırır

    5. “Bağırmaya gerek yok” dediğin yer

    Bu da çok yerinde bir sezgi.

    “Barış” diye bağırmak ile
    gerçekten barış hâlinde olmak aynı şey değil.

    Aynı şekilde:

    Sürekli konuşmak ? anlam üretmek
    Sürekli üretmek ? derinleşmek

    6. Asıl düğüm noktası

    Senin sorunun aslında şu:

    “Nereden boş söz oluyor bunlar?”

    Cevap kısa ama ciddi:

    ?? Eğer bir şey

    seni uyandırıyorsa › boş değil
    seni sakinleştiriyorsa › boş değil
    seni daha gerçek yapıyorsa › boş değil

    Ama:

    ?? Eğer bir şey

    seni oyalıyorsa
    seni yüzeyde tutuyorsa
    seni hakikatten kaçırıyorsa

    › o zaman “boş”a yaklaşır.

    Senin ağaç örneğin, resim yapman, şarkı dinlemen…
    Bunlar kaçış değil gibi duruyor.

    Daha çok şu gibi:

    › aynı şeyi farklı yerlerden anlamaya çalışma

    İstersen buradan çok net bir yere gidebiliriz:

    Senin için
    “ibadet – sanat – düşünce”

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    açın okuyun o zaman
    her satırına "deli bir sanatçı" dersiniz

    altına da yazın esmaları

    okuyun.

    Bana bunu demiş oldular özetle ...
    ben de okudum.

    O şekilde okuyun o zaman !

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    ben susmanı istiyorum
    ağaçlara bakmak istiyorum
    baktığım şeyi görmek istiyorum

    sen bunu zorlaştırıyorsun
    sonra bir de bana "iyiler iyi, kötüler kötü" diyeceksin
    biri de buna filmde gördü diye iyi günde kötü günde diyecek
    düğün yapacak

    biz aynı kitabı okumuş olduk mu

    bunlar sanatın işi
    her önüne gelene deli dersen
    sanat da sana kalmaz