çünkü insan bir resme bakarken bu isimlerin hepsini zikretmiş gibi hissediyor kendisini zaten ayrıca bir de doğa sevgisi mutluluk önemli günler tarihi açıklamalar
olmazsa zikir yapmış gibi oluyorsun
ama aslında zikir ressamın sorumluluğu ve resimde doğa sevgisi vardır
oysa ki kuran zikirdir zaten ama okursan zikri anlarsın
o nedenle de el gaffar denir bence
ama tarih boyunca bu konu sadece resim sergisi değilmiş oysa ilk insanlar da resim yapmış
o kadar net ki bunu anlamayanı bile anlayamıyorsun bazen
Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönder- dik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru- çöpler gibi oldular. El Veliyy
Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştır- dık. Var mı düşünüp öğüt alan? El Muğni
(Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünya da) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gel- mesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye ka- dar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hak- kında da sizi aldattı.” El Müzill
(Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayak ta bıraktılar. De ki: “Allah’ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlı- sıdır.” Er Rezzak
Âyetteki “çağrı” ile ezan, “Allah’ın zikri” ile de Cuma namazı kastedilmektedir. Hz.Peygamber, bir Cuma günü hutbe irad ederken yiyecek yüklü bir kervan gelmişti. Kervanın geldiğini haber veren davul sesini duyan sahabiler dağılıp kervanın yanına koştular. Resûlullah’ın yanında yalnız on veya on iki kişi kaldı. Âyet, bu olaya işaret etmektedir. Âyette sözü edilen “eğlence” ile bu davul sesi kastedilmektedir.
O peygamber, “Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yar- dım et!” dedi. El Latif
Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin. el Basir
Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma. Es Samed
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtların da diz üstü çökekaldılar. El Müntekim
(Azap) emrimiz gelince, Şu’ayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenle ri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: “Ey kervancılar! Siz hırsızsınız.”
El Hasib
Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bi zimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye ses lendi. Er Rahim
Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şu’ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir ana yol üzerinde idiler. El Müheymin
De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut. El Basir
Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı. El Celil
Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: “Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı.” El Vehhab
Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık. El Latif
O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrâfil’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin. El Aziz
Allah’ın onlara seslenerek, “Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım?” diyeceği günü hatırla! El Aliyy
Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler. El Basir
Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar. El Cami
Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz! El Latif
Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kal- mayacak korkunç bir ses bekliyorlar. El Mümin
(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyûb’u da an. Hani o, Rabbi ne, “Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu” diye seslenmişti. Ed Darr
(Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar). El Hafıd
Ey iman edenler! Allah’ın ve Peygamberinin önüne geçme yin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıy- la işitendir, hakkıyla bilendir. Es Semi
Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledik- leriniz boşa gider. El Basir
Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Alt larından da ırmaklar akar. “Hamd, bizi buna eriştiren Allah’a mahsustur. Eğer Allah’ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygam berleri bize hakkı getirmişler” derler. Onlara, “İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!” diye seslenilir.
(Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver. O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.
İnsan sesini kısmayı bilmelidir Müminler sesini Peygamberin sesinin üstüne yükseltmemelidir oysa geçmişte aynı evde yaşadığı kişiler peygamberi kardeşini çağırır gibi çağırmış ve bağırmıştır bu gibi nedenlerle de başkalarını alaya almamak gerekir o nedenle iman etmek daha önemlidir Allah adaletlidir ve her şeyi bilir
Kitapta sadece Peygamberler "bana iman edin" der ve/veya Allah bütün hesapları bilir Cehennemde konuşanlar korku dolu, suçlamalarla konuşur Geçmişte inkâr edenler gibi olmamak öğütlenir Cenneti dileyenler iyidir, mutludur İnananlar kurtulur
El Latif - Kendine yapamadığını kimseye yapmaman için - dünyada da mutluluk için · Aynı kökten türeyen Letafet güzellik anlamına gelirken Latif ince, hoş, zarif demektir. Allah'ın güzel isimlerinden biri olan El-Latif ismi, her işin iç yüzünü bilen ve takva sahibi kullarını doğru yola ileten manasına gelir. El latif, Allah'ın yeryüzüne gönderdiği, yarattığı bütün canlıları her an rızıklandırdığını belirtir. Yüce Allah'ın insanlara vermiş olduğu en büyük lütuf şüphesiz ki irade ve akıldır. Yani bir anlamıyla el latif, lütuf sahibi olan, kullarını karşılık beklemeden bol bol rızıklandıran anlamına gelmektedir. Kur'an-ı Kerim'de Allah Teala, Fatır Suresi'nin 11. ayetinde bu sıfatına yer vermiştir. Ayrıca Latif ismi geçen diğer sureler arasında Yusuf, Şura, Lokman, Mulk de yer almaktadır. · · Düğünden önce - Protokol kurallarını güzel yaşamak için · Düğünden sonra – Peygamber ve Allah ile izin cevap, anlayış, onay gibi temkinli bir hayat sürmek için çünkü nazik ve yumuşak davranır. · İletişim: Sabırla çıktığın yoldan güvenle evine varmak için · Durum: Kolaylaştırmak için konuya göz atmak ·Sonuç: İyi bir haber almak için
Es Samed - Namaz, oruç ve ibadetlerde devamlılık için - dünyada da mutluluk için · Zeval bulunmayan herkesin muhtaç olduğu yegane merci, isteklerin ve muratların verilmesi, ıstırapların giderilmesi ve müracaat edilen tek merci anlamına gelmektedir. Yerde ve gökte, her yerde kendisine muhtaç, fakat kendisi hiçbir zaman muhtaç olmayan. Varlığına bir şeyin girmesi veya çıkması olanaksız, hiçbir şeye muhtaç olmayan manalarına gelmektedir. Es Samed esması Türkçe anlamı Allahu Teala’nın · muhtaç olmayan tek yaratıcı olduğu her şeyin ve herkesin ona muhtaç olduğu anlamına gelmektedir. Samed Kur'an'da İhlâs sûresinde (112/2), Allah'ın birliği ilkesinin anlatılması sırasında O'nun yaratılmışlık özelliği taşımayıp herkesin sığınacağı yegâne varlık olduğu ifade edilirken geçmektedir. · · Düğünden önce - Oruç tutmak için · Düğünden sonra - Doğru zamanda doğru esmaül hüsnayı okumak için · İletişim: Aşırı samimi insanlardan çabuk ve zarar almadan kurtulmak için · Durum: Tarzını oluşturmak ve sevgi görmek Sonuç: Farkındalıkla yaşamak
El Vehhab - Elindekinin değerini bilmek için - dünyada da mutluluk için · Allah' u Teala' nın El-Vehhab isminin anlamı Kuran' da açıklanmıştır. İhsanı bol, çok fazla ihsanı bulunan, karşılıksız hibeler veren anlamlarına gelen El-Vehhab isminin zikrini sürdürmek çok faydalıdır. Kuran' da El Vehhab esmasının geçtiği birçok ayetler vardır. " Ey Rabbimiz! Bize ihsan buyurduğun hidayetten akabinde kalplerimizi Haktan saptırma. Bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz k; Sen bol ihsan sahibisin" ( 3,8) ayeti bunlardan birisidir. · Düğünden önce - Oyun dünyasını abartmamak için · Düğünden sonra – Cennetin tüm hayrını dilerken · İletişim: Boşuna kederlenmekten kaçınmak ve tiksinti duymamak için ve asaleti ruhunda bulmak için · Durum: Fazla gurura kapılıp dağılmamak Sonuç: Kaybettiklerinin telafisi için
El Berr - İyiliklerinin kaderine katkısı olması için - dünyada da mutluluk için · Yarattıklarına karşı rahmet ve ihsanı bol olandır. Söz ve hareketlerine mutlak sadık olandır. Bütün yarattıklarına rızk taksim eden ve rahmeti ile muamele edendir. Takva sahibi olan kullarına çok sevap verendir. Güzel düşünce ve duygulara sahip olan kullarını mükafâtlandırandır. Kötülüklerden vazgeçen kullarını mükafâtlandırandır. İsyan eden kullarına işledikleri günahlar oranında cezalandırandır. İbadet eden ve kendisine yönelen kullarına hidayeti ile muamele edendir. Allah’ın Ber isminin insandaki tecellisi, “su katılmamış saf iyilik” anlamına gelen birr’dir. Birr Kur’ani bir kavramdır. Birr anlamındaki bir iyilik, fıtrat üzerinde yükselen bir iyiliktir. Zira insan fıtratı iyidir ve iyiyi sever. İyilikten nefret eden kimse yoktur. En kötüler bile kendilerine kötülük yapılmasını istemez, kötülük yapanı ödüllendirmez. · Düğünden önce -Önemli konuları araştırmak için · Düğünden sonra – Aura temizliği · İletişim: Hayvanların da hisleri olduğunu unutmamak için · Durum: Zarif ve görgülü davranmak Sonuç: Toplumda hak ettiğin yerde olmak
Lokmân, “Sevgili oğlum” (dedi), “Yaptığın iş bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklansa veya göklerde yahut yerin dibinde bulunsa yine de Allah onu açığa çıkarır. Kuşkusuz Allah her şeyi bütün gizlilikleriyle bilir, O her şeyden haberdardır.” ?17? El Latif
“Yavrucuğum, namazını özenle kıl, iyi olanı emret, kötü olana karşı koy, başına gelene sabret. İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir.” ?18? Es Samed
“Gurura kapılarak insanlara burun kıvırma, ortalıkta çalım satarak yürüme; unutma ki Allah gurura kapılıp kendini beğenen hiç kimseyi sevmez.” ?19? El Vehhab
“Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini yükseltme; çünkü seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır.” El Berr
El Aliyy - Özgürlüğünü yaşamak için - dün · Hükümdarlık bakımından en yüce anlamını taşımaktadır. El-Aliyy isminin anlamı en üstün, en yüksek ve kendisinden daha büyük olmayan manasına gelmektedir. Yücelik ve hükümranlıkta kendisine eşit veya kendisinden daha üstün bir varlık bulunmayan. El Aliyy esması Türkçe anlamı olarak zümre olarak en üstün yaratıcı en yüksek zümre olan Allah’ın sıfatlarındandır. El-Aliyy; yüksek, yüce, şerefli ve kadri yüce manalarına gelmektedir. El-Aliyy ismi Kuran'da bir çok surede geçmektedir. Hükümdarlık bakımından en yüce anlamını taşımaktadır. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür. Al-i İmran 26: De ki: "Ey mülkün gerçek sahibi olan Allahım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin, dilediğini de alçaltırsın. · · Düğünden önce - Şirk koşmamak için · Düğünden sonra – Tarif etmekte aciz kalınan haller için · İletişim: İntikam ve hırs karşısında aşırı isyan etmemek için · Durum: Aşkı asla küçümsememek ·Sonuç: Halden anlamayanlarla fazla görüşmemek için
Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edip tanımadılar. Kıyamet gününde bütün dünya O’nun avucundadır; gökler de O’nun kudret elinde dürülüp bükülmüştür. Allah, müşriklerin koştukları ortaklardan uzaktır ve yücedir.
El Muhyi - Peygamberlere saygılı ve yakın olmak için - dünyada da mutluluk için · · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “diri ve canlı olmak, yaşamak” anlamındaki hayât (hayevân) kökünün if'âl kalıbından sıfat olan muhyî “yaşatan, dirilten” demektir. Allah'ın ismi veya sıfatı olarak “hayatla ilgisi bulunan varlıkta hayatı yaratan, can veren” diye açıklanır. Muhyî dirilten, zıttı Müîd' öldüren demektir. Muhyî Kur'an'da Allah'a nisbetle iki yerde isim olarak geliyor. Müîd' ise hiçbir yerde isim olarak gelmeyip hep fiil formunda geliyor. Bunun anlamı şudur: Allah öldürme işini doğrudan üslenmemiştir, bu iş ile Zatı arasına mesafe koymuştur. · · Düğünden önce - Ev hayvanları edinmek için · Düğünden sonra - Her işin hakkını vermek ve karşılığını almak... · İletişim: Güçlüyken güçsüz, haklıyken haksız duruma düşmemek için · Durum: Dişlerinin bakımı ve korunması ·Sonuç: Her gün daha bakımlı olmak
bu her gün bakımlı olmak Peygamberin sünnetlerini yerine getirmek meselâ
(Resulüm!) Onların söylediklerinin gerçekten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler açıkça Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.
Er Rakib - Kurum ve kuruluşlarda uygun koşulların sağlanması için - dünyada da mutluluk için · Gözetleyip kontrol eden. - Kendisinden hiçbir şey gizlenmeyen ve bakıp gören. - Bütün varlıklar için gözcü ve bütün işleri murakabesi altında bulunan. - Bir şeyi koruyan ve devamlı kontrol eden anlamlarına gelmektedir. Er Rakib (cc) ne demek? Hud Suresi 11/93. ayeti: Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de yapacağım. Er Rakip esması hem gören bilen gözeten hem de her şeyi denetleyen ve kontrol eden anlamına gelir. · Düğünden önce - Temizlikçi bulmak için · Düğünden sonra – Merhamet duygusu için · İletişim: Kayıtsız kalmamak gereken konularda iyi bir iletişim için · Durum: Kaderi dokunmuş kumaş gibi sevmek ·Sonuç: Barıştan yana olmak
Allah her şeyin yaratıcısıdır ve her şeyi koruyup yöneten de O’dur. ?63? Göklerin ve yerin anahtarları O’ndadır. Allah’ın âyetlerini inkâr edenlerin durumuna gelince işte hüsrana uğrayanlar onlardır.
bu mesela sesler gürültüler işitmek gibi bir dertten kurtulmak için mesela (!) cennet demek büyük kurtuluş sansak da aslında kitabı okumak büyük bir kurtuluş haline geliyor
neden normal insanlar gibi ibadet etmiyoruz o açıdan da
kitabın her satırına cennet dedim biliyorsunuz bu açıdan
demek ki hepimiz de cennet diyoruz her konuda cennet demenin kolay olanı kutsal kitapları okumak sessizlik için denilen cennet sadece cehennem de diyen kitabı okurken cennette şeytan cennette ama biz cennet derken onu demiyoruz ve okuyoruz insan neden cennet demek ister
her koşulda gerçek, sıradan ama önemli amaçlarını kolaylıkla ifade etmiş olur ibadetlerine devam eder
Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkâr ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkârcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun. El Vali
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkâr etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır. El Muktedir
Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin” denilince, “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız” deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler. Hâlbuki o, ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki: “Eğer inanan kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?” Er Rezzak
selam ben resim
ben de yazı
nasılsın akıl
iyidir ya sen konu
ben konu değilim bana konu dedin ben de konuğum aslında
şimdi bunu diyalog veya düz metin olarak düşünün
sonra sessizliğin önemini tekrar düşünün
resimleri allah yapmış daha güzel boyası olan kim varmış
dua da olsa
bu internette gördüm yani bu haberi
ses çıkaran bitkiler
yani bu demek değil ki aynı dersi almadım veya sesli bitki resmi yapmak zorundayım
çünkü insan bir resme bakarken bu isimlerin hepsini zikretmiş gibi hissediyor kendisini zaten
ayrıca bir de doğa sevgisi
mutluluk
önemli günler
tarihi açıklamalar
olmazsa zikir yapmış gibi oluyorsun
ama aslında zikir ressamın sorumluluğu ve resimde doğa sevgisi vardır
oysa ki kuran zikirdir zaten ama okursan zikri anlarsın
o nedenle de el gaffar denir bence
ama tarih boyunca bu konu sadece resim sergisi değilmiş
oysa ilk insanlar da resim yapmış
o kadar net ki bunu anlamayanı bile anlayamıyorsun bazen
yani biz acaba bu bitkilere de mi el halim demiş oluyoruz
el halim doğa sevgisi demek olsa
acaba biz kültür seviyemizi mi düşündük
el azim dedik
yoksa bir roman mı yazıyoruz da
er rahman dedik
bu sevgiyi paylaşmak mı
el vedud
...
bu şekilde hepsini diyoruz
gerçek hayatta tıpkı internetteki gibi tek tek çıkıyor konular karşıma
vs vs
bana bir kolaylık oldu şahsen.))
bitkilerin stres altındayken yüksek frekanslı sesler çıkardıkları tespit edilmiş
iyi ya bitkilermiş o konu
o açıdan bütün ibadetler allah a
insan gizlice ibadet eder zaten
sen biliyor musun ben nasıl ibadet ettim
işte her şeyi yazdım
gene de mümkün mü bilmen
değil
beni tanıdığını sanman da aynı konu oluyor
İnsan kitabını okurken kendi lehine veya aleyhine şahitlik eder durur
Kimse kendi aleyhine şahitlik etmek için birini tanımak istemez bence
o konu da münafikun oluyor
herkes kendi okumuyorsa münafikun anlamında olmuş oluyor
münafık -iki yüzlüler demekmiş
Münafikun Suresini okuyun
...
YOKSA BEN KURAN OKURKEN BENİ ALLAH'IN RAHMETİNE KAVUŞMUŞ BİR YAZARDAN MI SORUMLU SANDINIZ
?
YANİ SİZ ŞİMDİ BEN DE ALLAH'A KAVUŞMAYI DİLERİM DİYE
BUNU BANA MI ANLATTINIZ
?
Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!
El Ahir
Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönder-
dik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru-
çöpler gibi oldular.
El Veliyy
Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştır-
dık. Var mı düşünüp öğüt alan?
El Muğni
(Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünya
da) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki:
“Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gel-
mesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye ka-
dar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hak-
kında da sizi aldattı.”
El Müzill
(Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence
gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayak
ta bıraktılar. De ki: “Allah’ın yanında bulunan, eğlence ve
ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlı-
sıdır.”
Er Rezzak
Âyetteki “çağrı” ile ezan, “Allah’ın zikri” ile de Cuma namazı kastedilmektedir.
Hz.Peygamber, bir Cuma günü hutbe irad ederken yiyecek yüklü bir kervan gelmişti.
Kervanın geldiğini haber veren davul sesini duyan sahabiler dağılıp kervanın yanına
koştular. Resûlullah’ın yanında yalnız on veya on iki kişi kaldı. Âyet, bu olaya işaret
etmektedir. Âyette sözü edilen “eğlence” ile bu davul sesi kastedilmektedir.
...
Sodom ve Gomore
kitabını okuyun bakalım...
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
veya
Marcel Proust
O peygamber, “Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yar-
dım et!” dedi.
El Latif
Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun
ki size merhamet edilsin.
el Basir
Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir
sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.
Es Samed
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtların
da diz üstü çökekaldılar.
El Müntekim
(Azap) emrimiz gelince, Şu’ayb’ı ve onunla birlikte iman
edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenle
ri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında diz
üstü çökekaldılar.
Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin
yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: “Ey
kervancılar! Siz hırsızsınız.”
El Hasib
Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu.
Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bi
zimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye ses
lendi.
Er Rahim
Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lût kavminin yaşadığı
Sodom ile Şu’ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir ana
yol üzerinde idiler.
El Müheymin
De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman
diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel
isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok
da kısma. İkisi ortası bir yol tut.
El Basir
Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.
El Celil
Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi:
“Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı.”
El Vehhab
Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile
gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
El Latif
O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye
(İsrâfil’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır.
Artık sadece fısıltı işitebilirsin.
El Aziz
Allah’ın onlara seslenerek, “Hani benim, var olduğunu iddia
ettiğiniz ortaklarım?” diyeceği günü hatırla!
El Aliyy
Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
El Basir
Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak
korkunç bir ses bekliyorlar.
El Cami
Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap
vereniz!
El Latif
Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kal-
mayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
El Mümin
(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyûb’u da an. Hani o, Rabbi
ne, “Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu” diye
seslenmişti.
Ed Darr
(Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor (da
anlamıyorlar).
El Hafıd
Ey iman edenler! Allah’ın ve Peygamberinin önüne geçme
yin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıy-
la işitendir, hakkıyla bilendir.
Es Semi
Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne
yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e
yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledik-
leriniz boşa gider.
El Basir
Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Alt
larından da ırmaklar akar. “Hamd, bizi buna eriştiren Allah’a
mahsustur. Eğer Allah’ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz
hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygam
berleri bize hakkı getirmişler” derler. Onlara, “İşte yaptığınız
(iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!”
diye seslenilir.
El Adl
(Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği
gün, (o sese) kulak ver.
O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir.
İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.
El Bais
El Mümit
İnsan sesini kısmayı bilmelidir
Müminler sesini Peygamberin sesinin üstüne yükseltmemelidir
oysa geçmişte aynı evde yaşadığı kişiler peygamberi kardeşini çağırır gibi çağırmış ve bağırmıştır
bu gibi nedenlerle de başkalarını alaya almamak gerekir
o nedenle iman etmek daha önemlidir
Allah adaletlidir ve her şeyi bilir
Kitapta sadece Peygamberler "bana iman edin" der ve/veya
Allah bütün hesapları bilir
Cehennemde konuşanlar korku dolu, suçlamalarla konuşur
Geçmişte inkâr edenler gibi olmamak öğütlenir
Cenneti dileyenler iyidir, mutludur
İnananlar kurtulur
El Latif - Kendine yapamadığını kimseye yapmaman için - dünyada da mutluluk için
· Aynı kökten türeyen Letafet güzellik anlamına gelirken Latif ince, hoş, zarif demektir. Allah'ın güzel
isimlerinden biri olan El-Latif ismi, her işin iç yüzünü bilen ve takva sahibi kullarını doğru yola ileten manasına
gelir. El latif, Allah'ın yeryüzüne gönderdiği, yarattığı bütün canlıları her an rızıklandırdığını belirtir. Yüce
Allah'ın insanlara vermiş olduğu en büyük lütuf şüphesiz ki irade ve akıldır. Yani bir anlamıyla el latif, lütuf sahibi
olan, kullarını karşılık beklemeden bol bol rızıklandıran anlamına gelmektedir. Kur'an-ı Kerim'de Allah Teala,
Fatır Suresi'nin 11. ayetinde bu sıfatına yer vermiştir. Ayrıca Latif ismi geçen diğer sureler arasında Yusuf, Şura,
Lokman, Mulk de yer almaktadır.
·
· Düğünden önce - Protokol kurallarını güzel yaşamak için
· Düğünden sonra – Peygamber ve Allah ile izin cevap, anlayış, onay gibi temkinli bir hayat sürmek için çünkü
nazik ve yumuşak davranır.
· İletişim: Sabırla çıktığın yoldan güvenle evine varmak için
· Durum: Kolaylaştırmak için konuya göz atmak
·Sonuç: İyi bir haber almak için
Es Samed - Namaz, oruç ve ibadetlerde devamlılık için - dünyada da mutluluk için
· Zeval bulunmayan herkesin muhtaç olduğu yegane merci, isteklerin ve muratların verilmesi, ıstırapların
giderilmesi ve müracaat edilen tek merci anlamına gelmektedir. Yerde ve gökte, her yerde kendisine muhtaç,
fakat kendisi hiçbir zaman muhtaç olmayan. Varlığına bir şeyin girmesi veya çıkması olanaksız, hiçbir şeye
muhtaç olmayan manalarına gelmektedir. Es Samed esması Türkçe anlamı Allahu Teala’nın
· muhtaç olmayan tek yaratıcı olduğu her şeyin ve herkesin ona muhtaç olduğu anlamına gelmektedir. Samed
Kur'an'da İhlâs sûresinde (112/2), Allah'ın birliği ilkesinin anlatılması sırasında O'nun yaratılmışlık özelliği
taşımayıp herkesin sığınacağı yegâne varlık olduğu ifade edilirken geçmektedir.
·
· Düğünden önce - Oruç tutmak için
· Düğünden sonra - Doğru zamanda doğru esmaül hüsnayı okumak için
· İletişim: Aşırı samimi insanlardan çabuk ve zarar almadan kurtulmak için
· Durum: Tarzını oluşturmak ve sevgi görmek
Sonuç: Farkındalıkla yaşamak
El Vehhab - Elindekinin değerini bilmek için - dünyada da mutluluk için
· Allah' u Teala' nın El-Vehhab isminin anlamı Kuran' da açıklanmıştır. İhsanı bol, çok fazla ihsanı bulunan,
karşılıksız hibeler veren anlamlarına gelen El-Vehhab isminin zikrini sürdürmek çok faydalıdır. Kuran' da El
Vehhab esmasının geçtiği birçok ayetler vardır. " Ey Rabbimiz! Bize ihsan buyurduğun hidayetten akabinde
kalplerimizi Haktan saptırma. Bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz k; Sen bol ihsan sahibisin" ( 3,8)
ayeti bunlardan birisidir.
· Düğünden önce - Oyun dünyasını abartmamak için
· Düğünden sonra – Cennetin tüm hayrını dilerken
· İletişim: Boşuna kederlenmekten kaçınmak ve tiksinti duymamak için ve asaleti ruhunda bulmak için
· Durum: Fazla gurura kapılıp dağılmamak
Sonuç: Kaybettiklerinin telafisi için
El Berr - İyiliklerinin kaderine katkısı olması için - dünyada da mutluluk için
· Yarattıklarına karşı rahmet ve ihsanı bol olandır. Söz ve hareketlerine mutlak sadık olandır. Bütün yarattıklarına
rızk taksim eden ve rahmeti ile muamele edendir. Takva sahibi olan kullarına çok sevap verendir. Güzel düşünce
ve duygulara sahip olan kullarını mükafâtlandırandır. Kötülüklerden vazgeçen kullarını mükafâtlandırandır.
İsyan eden kullarına işledikleri günahlar oranında cezalandırandır. İbadet eden ve kendisine yönelen kullarına
hidayeti ile muamele edendir. Allah’ın Ber isminin insandaki tecellisi, “su katılmamış saf iyilik” anlamına gelen
birr’dir. Birr Kur’ani bir kavramdır. Birr anlamındaki bir iyilik, fıtrat üzerinde yükselen bir iyiliktir. Zira insan
fıtratı iyidir ve iyiyi sever. İyilikten nefret eden kimse yoktur. En kötüler bile kendilerine kötülük yapılmasını
istemez, kötülük yapanı ödüllendirmez.
· Düğünden önce -Önemli konuları araştırmak için
· Düğünden sonra – Aura temizliği
· İletişim: Hayvanların da hisleri olduğunu unutmamak için
· Durum: Zarif ve görgülü davranmak
Sonuç: Toplumda hak ettiğin yerde olmak
Lokmân, “Sevgili oğlum” (dedi), “Yaptığın iş bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklansa veya göklerde yahut yerin dibinde bulunsa yine de Allah onu açığa çıkarır. Kuşkusuz Allah her şeyi bütün gizlilikleriyle bilir, O her şeyden haberdardır.”
?17? El Latif
“Yavrucuğum, namazını özenle kıl, iyi olanı emret, kötü olana karşı koy, başına gelene sabret. İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir.”
?18? Es Samed
“Gurura kapılarak insanlara burun kıvırma, ortalıkta çalım satarak yürüme; unutma ki Allah gurura kapılıp kendini beğenen hiç kimseyi sevmez.”
?19? El Vehhab
“Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini yükseltme; çünkü seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır.”
El Berr
El Aliyy - Özgürlüğünü yaşamak için - dün
· Hükümdarlık bakımından en yüce anlamını taşımaktadır. El-Aliyy isminin anlamı en üstün, en yüksek ve
kendisinden daha büyük olmayan manasına gelmektedir. Yücelik ve hükümranlıkta kendisine eşit veya
kendisinden daha üstün bir varlık bulunmayan. El Aliyy esması Türkçe anlamı olarak zümre olarak en üstün
yaratıcı en yüksek zümre olan Allah’ın sıfatlarındandır. El-Aliyy; yüksek, yüce, şerefli ve kadri yüce manalarına
gelmektedir. El-Aliyy ismi Kuran'da bir çok surede geçmektedir. Hükümdarlık bakımından en yüce anlamını
taşımaktadır. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir,
büyüktür. Al-i İmran 26: De ki: "Ey mülkün gerçek sahibi olan Allahım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden
çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin, dilediğini de alçaltırsın.
·
· Düğünden önce - Şirk koşmamak için
· Düğünden sonra – Tarif etmekte aciz kalınan haller için
· İletişim: İntikam ve hırs karşısında aşırı isyan etmemek için
· Durum: Aşkı asla küçümsememek
·Sonuç: Halden anlamayanlarla fazla görüşmemek için
yani ben de Allah'ı zikrediyorum sadece
Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edip tanımadılar. Kıyamet gününde bütün dünya O’nun avucundadır; gökler de O’nun kudret elinde dürülüp bükülmüştür. Allah, müşriklerin koştukları ortaklardan uzaktır ve yücedir.
Zumer
El Aliyy
El Muhyi - Peygamberlere saygılı ve yakın olmak için - dünyada da mutluluk için
·
· Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “diri ve canlı olmak, yaşamak” anlamındaki hayât (hayevân)
kökünün if'âl kalıbından sıfat olan muhyî “yaşatan, dirilten” demektir. Allah'ın ismi veya sıfatı olarak “hayatla
ilgisi bulunan varlıkta hayatı yaratan, can veren” diye açıklanır. Muhyî dirilten, zıttı Müîd' öldüren demektir.
Muhyî Kur'an'da Allah'a nisbetle iki yerde isim olarak geliyor. Müîd' ise hiçbir yerde isim olarak gelmeyip hep fiil
formunda geliyor. Bunun anlamı şudur: Allah öldürme işini doğrudan üslenmemiştir, bu iş ile Zatı arasına
mesafe koymuştur.
·
· Düğünden önce - Ev hayvanları edinmek için
· Düğünden sonra - Her işin hakkını vermek ve karşılığını almak...
· İletişim: Güçlüyken güçsüz, haklıyken haksız duruma düşmemek için
· Durum: Dişlerinin bakımı ve korunması
·Sonuç: Her gün daha bakımlı olmak
bu her gün bakımlı olmak Peygamberin sünnetlerini yerine getirmek meselâ
(Resulüm!) Onların söylediklerinin gerçekten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler açıkça Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.
El Muhyi
Er Rakib - Kurum ve kuruluşlarda uygun koşulların sağlanması için - dünyada da mutluluk için
· Gözetleyip kontrol eden. - Kendisinden hiçbir şey gizlenmeyen ve bakıp gören. - Bütün varlıklar için gözcü ve
bütün işleri murakabesi altında bulunan. - Bir şeyi koruyan ve devamlı kontrol eden anlamlarına gelmektedir. Er
Rakib (cc) ne demek? Hud Suresi 11/93. ayeti: Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de yapacağım. Er
Rakip esması hem gören bilen gözeten hem de her şeyi denetleyen ve kontrol eden anlamına gelir.
· Düğünden önce - Temizlikçi bulmak için
· Düğünden sonra – Merhamet duygusu için
· İletişim: Kayıtsız kalmamak gereken konularda iyi bir iletişim için
· Durum: Kaderi dokunmuş kumaş gibi sevmek
·Sonuç: Barıştan yana olmak
bütün bunları bana der misin şimdi
demezsin
bunları da Allah'a diyoruz yani
kitapta da öyle
Allah her şeyin yaratıcısıdır ve her şeyi koruyup yöneten de O’dur.
?63?
Göklerin ve yerin anahtarları O’ndadır. Allah’ın âyetlerini inkâr edenlerin durumuna gelince işte hüsrana uğrayanlar onlardır.
Er Rakib
(ben buna da El Adl demiyorum yani, Er Rakib)
barıştan yana
barıştan yana
... !
belki de bazı kişiler her konuda cenneti düşlemez de
okumayı tercih eder
kim bilir
Meselâ insan dil öğrenirken kolaylıkla cennet der
ne denildiği değil ne öğrendiği mühimdir
biz seksen tane kitap okuduk gibi oluyor ama
Allah açısından
evet
bu mesela sesler gürültüler işitmek gibi bir dertten kurtulmak için mesela (!)
cennet demek büyük kurtuluş sansak da
aslında kitabı okumak büyük bir kurtuluş haline geliyor
neden normal insanlar gibi ibadet etmiyoruz o açıdan da
kitabın her satırına cennet dedim biliyorsunuz bu açıdan
demek ki hepimiz de cennet diyoruz
her konuda cennet demenin kolay olanı kutsal kitapları okumak
sessizlik için denilen cennet sadece cehennem de diyen kitabı okurken cennette
şeytan cennette ama biz cennet derken onu demiyoruz ve okuyoruz
insan neden cennet demek ister
her koşulda gerçek, sıradan ama önemli amaçlarını kolaylıkla ifade etmiş olur
ibadetlerine devam eder
Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkâr ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkârcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun.
El Vali
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkâr etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.
El Muktedir
Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin” denilince, “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız” deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler. Hâlbuki o, ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki: “Eğer inanan kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?”
Er Rezzak
Bakara