cehennem - cennet - araf bu sıralamada kıyamet sapıktır
cennet - cehennem - araf bu sıralamada kıyamet yakındır
araf - cennet - cehennem bu sıralamada kıyamet bilinmezdir
...
AMA SAPIK SAPIKTIR !
halk peygamberi kovaladı peygamber iyilik emretti kadınlar misafirleri kovdu erkekler şüphe doldu şehir viraneye döndü kimse ibret almadı onlardan geriye sadece peygamberler hayatta kaldı
Hak ve hakikat içerikli kitabı ve o sayede ölçü ve dengeyi gönderen Allah’tır. Nereden bileceksin, kıyamet vakti belki de çok yakın!
Ona inanmayanlar onun çabuk gelmesini istiyorlar; inananlar ise gerçek olduğunu bilerek ondan kaygılanmaktalar. Şu iyi bilinmeli ki, kıyameti tartışma konusu yapanlar derin bir sapkınlık içindedirler.
A'râf Suresi 44-45. ayetleri, cennetliklerin cehennemliklere seslenerek Allah'ın vaatlerinin gerçek olduğunu gördüklerini belirtip, aynı durumu cehennem ehlinin de yaşayıp yaşamadığını sorduklarını anlatır. Ayetler, cennet ehlinin Allah'ın vaatlerini haklı bulduğunu ve zâlimlerin dünyada Allah'ın yolunu eğip bükmeye çalıştıklarını vurgular. Diyanet Kur'an-ı Kerim Diyanet Kur'an-ı Kerim +3 A'râf Suresi 44-45. Ayetlerinin Meali: A'râf-44: Cennet halkı, cehennem halkına şöyle seslenir: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "Evet" derler. Derken aralarından bir çağrıcı (şöyle) seslenir: "Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!". A'râf-45: "Onlar Allah yolundan alıkoyan, onu eğip bükmek isteyenler ve ahireti inkâr edenlerdir". Diyanet Kur'an-ı Kerim Diyanet Kur'an-ı Kerim +3 Ayetlerin Tefsiri ve Özeti: Hakikatle Yüzleşme: Cennet ehli, cehennem ehliyle alay etmek ya da durumu vurgulamak için değil, Allah'ın vaatlerinin doğruluğunu tescil etmek için seslenir. Zalimlerin Özelliği: Ayetlerde geçen "zalimler", insanları Allah'ın yolundan (dinden) döndüren, İslam'ı eğip bükmeye çalışan ve ahireti inkâr edenler olarak tanımlanır. Sonuç: Allah'ın lanetinin zalimlerin üzerinde olduğu ilan edilir, bu da hak ile batılın kesin olarak ayrıldığını gösterir
erdem susmaktır aslında doğuştan özgürlük ahlaktır içgüdüsel olan sevgidir kendi elindeki erdem aklındadır ay ışığı ve yıldızlar
ama sen almanca öğrenmek için "n'aber" dediğinde, uykuda gördün diye hayra yorsan, ay ışığını suçlasan veya komşundan üstün olsan herkesin işi gücü önünde dağ gibi dursa bu bir iletişim olmazdı senin tekrar okuyup kendini onayladığın bağışlanma açısından
ruhlar sizi geçide kadar götürse de aynı nedenle yaratılmış olsan ve en olmak istediğin kişi olsan da orada konuşacağın dil burada sadece seni temsil edecek cennette olmak istediğin kişi sadece dünyada olduğun kişi olursa cennette olduğun kişi olamayacaksın
edebiyat eserleri için euzu dedi peygamberler okuduğum kadarıyla onun dışında mümkün değil demesi bence
orada zaten şeytan yok cennette şeytan cennette yaşasa bile sorun değil normalde sorun olduğu konu orada cehenneme atmak ile ilgili olan konu zaten allah herkesi korumuş oturun evinizde demiş cennette
aynı nedenle dünyada yaşamak için kitabı okumak yeterli sadece
allah ım herkesi şeytandan koru yani iyi ya ;cennette öyle.
yani peygamberler cennette olsa ve allah a euzu dese allah a sığınsa bizim adımıza da sığınmak mı olurdu sen bunu babana demesen de bana desen dedirtsen içimden euzu demek gelse
peygamberler allah a "allah" diyeceğine "euzu" demiş olurdu sadece
ben de yedi yaşında bunları düşünebiliyordum ben de sekiz yaşında film izledim ben de bunları düşünerek doğru yolu buldum ben de denizleri sonsuzluk diye düşündüm ben de kusursuz buldum çizgiyi ben de merak ettim inceliklerini mesleğini
ama bir şeyler ters gidince bunlara tutunmadım asla
artık ruhlar kendini aklayamıyor yalanın ardında ruhlar kalabalığın sessizliğinde cennet cehennem diyemeyen bir tanrının kanatları altında basit gerçekleri hayatın yazılı olan her şeyin ağırlığı altında artık insanların tek umudu yardım istemekte artık yaşamın hiçbir sır dolu kutsal sonu aynı mutlu sonda bulmuyor beni artık yalvarmak lazım bir şakaya kurban gitmesin diye hırsların akıl yanında yürüyen kalbi kırılmasın diye kalbi kırılan bir akıl var artık aramızda yılların izini kaybetmiş geçmişin yükü ne yazık ki ağır ama küçük görünüyor çaresiz
ARAFTA
bir küçücük kitap kadar gerçek yaşananlar inanmak dışında bir incecik kelebek bile yok aramızda
yani bir geri zekalı herkesin mutlu olması için saçma sapan bahaneleri anlatırken bir kaç kişinin birbirini suçladığı cehennemden cennete gidemiyordu ama kurtulmak istiyordu
mutluluğa cennet diyemeyen biri bir kaç kişilik suçlamaya da cehennem diyemiyordu ama okudukları bu yanılgıyı barbarların, cani din adamlarının ölümle dalga geçmesini andırıyordu gene
halkın elindeki gücü kötüye kullanan herkesten daha kabaydı artık akıl Tanrı'nın ışığı vurmasa
yalan adının altındaki en çirkin görüntü bile kusursuzdu ama yankılanan hiçbir şey bunu doğrulamadı
bu konu yine de öyle olsa da bunu anlamayanların elindeydi artık sınır bilmeyen güçleri asilerin hak ettiği tarzda bir huzur
yaşamı kutlayan bir için aynı günü düşünmenin bir telâfisi yoktu sevdiği kadın olmasa
bütün bunların iyiye ve affedilmeye yüzünü döndüğü yerde kendi gerçeklerine bakman gerekirdi ama o yaşamın ne başı ne de sonuydu
hayallerin içinde aşkın sadık yanında göremeyeceği bir yerdi kendi umutlarının köreltilmiş tohumları
bunların açıklanabilir bir yanı yoktu ama kalbinde açıklandığında yalanın adını koyamayacak tek bir bakış tek bir ok bile yoktu
kendini hiçe saysaydı yokluğunda sevginin başkasına duyduğu inanca ihtiyacı ne kadarsa o kadar da melek gerekirdi inanmak için onca çabaya rağmen
ama kolay değildi gözlerinin gücünün yansıttığını anlamamak da eğitseydi herkesi farkını bilemezdi sevda ile ahlaksazlığın arasındaki her günahın aynı yolda yazıldığını
bunu anlayamazdı isaya inanan muhammedi resmeden cehennemlikler ama tahtında oturan biri daha büyük bir kahkahayla yaklaşacaktır yaşamın çöle dönmüş yanına yaslanınca
bir kişi bile hak etmemiştir aynı dünyada aynı bedende yaşamayı
sonra daha masum sanıldı aileye duyulan korkunun ışığı emmesi artık hiçbir büyük güç aşamazdı merhaba kadar basit bir kutsal güzelliğin cennet diyemeyişini
artık ne okusan da biri allah a "cehenneme gitsinler" diyor senin için bence sesler, asılsız ilimler, gereksiz zulümler yer tutmasın yani cehenneme gitsin
öyle konular da var
umarım sen de dersin bilemem ben allah belasını versin
haklıysan haklısındır haksızsan kendini cehenneme atarsın cehenneme katarsın
bu kadar aptal hiç olmadım ne okudunuz da bunu bile anlayamadınız anlamam da imkansız
iki tane şiir okudunuz diye bana sınırsız özgürlükten bahsetmek de nesi acaba kutsal kitabı okumuş şiir romantiktir evet şiir miyim ben sen bana beyinsiz dedikçe
? insanın sınırlarını bilmeyen biri sınırlarını çizse eminim bi cehennem olur ortamızda
kutsal kitabı oku şiiri ilim diye de anla okuma şiir oku kendini tanı
bundan anlam çıkarmış gibi resimlerini zihnime koymuşlar aman ne iyi insanmış derken de "yasak" işte kim olduğu değil kim olmaması gerektiği söz konusu artık
ben elalemin resimlerinden ders almak zorunda değilim anlamında sesini duyan da stop tuşu yok diye mutsuz
cehennem - cennet - araf
bu sıralamada kıyamet sapıktır
cennet - cehennem - araf
bu sıralamada kıyamet yakındır
araf - cennet - cehennem
bu sıralamada kıyamet bilinmezdir
...
AMA SAPIK SAPIKTIR !
halk peygamberi kovaladı
peygamber iyilik emretti
kadınlar misafirleri kovdu
erkekler şüphe doldu
şehir viraneye döndü
kimse ibret almadı
onlardan geriye sadece peygamberler hayatta kaldı
Hak ve hakikat içerikli kitabı ve o sayede ölçü ve dengeyi gönderen Allah’tır. Nereden bileceksin, kıyamet vakti belki de çok yakın!
Ona inanmayanlar onun çabuk gelmesini istiyorlar; inananlar ise gerçek olduğunu bilerek ondan kaygılanmaktalar. Şu iyi bilinmeli ki, kıyameti tartışma konusu yapanlar derin bir sapkınlık içindedirler.
AMİN.
BU DA ŞİMDİ DANTE NİN ARAF TASVİRİ BENİM İÇİN
A'râf Suresi 44-45. ayetleri, cennetliklerin cehennemliklere seslenerek Allah'ın vaatlerinin gerçek olduğunu gördüklerini belirtip, aynı durumu cehennem ehlinin de yaşayıp yaşamadığını sorduklarını anlatır. Ayetler, cennet ehlinin Allah'ın vaatlerini haklı bulduğunu ve zâlimlerin dünyada Allah'ın yolunu eğip bükmeye çalıştıklarını vurgular.
Diyanet Kur'an-ı Kerim
Diyanet Kur'an-ı Kerim
+3
A'râf Suresi 44-45. Ayetlerinin Meali:
A'râf-44: Cennet halkı, cehennem halkına şöyle seslenir: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "Evet" derler. Derken aralarından bir çağrıcı (şöyle) seslenir: "Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!".
A'râf-45: "Onlar Allah yolundan alıkoyan, onu eğip bükmek isteyenler ve ahireti inkâr edenlerdir".
Diyanet Kur'an-ı Kerim
Diyanet Kur'an-ı Kerim
+3
Ayetlerin Tefsiri ve Özeti:
Hakikatle Yüzleşme: Cennet ehli, cehennem ehliyle alay etmek ya da durumu vurgulamak için değil, Allah'ın vaatlerinin doğruluğunu tescil etmek için seslenir.
Zalimlerin Özelliği: Ayetlerde geçen "zalimler", insanları Allah'ın yolundan (dinden) döndüren, İslam'ı eğip bükmeye çalışan ve ahireti inkâr edenler olarak tanımlanır.
Sonuç: Allah'ın lanetinin zalimlerin üzerinde olduğu ilan edilir, bu da hak ile batılın kesin olarak ayrıldığını gösterir
ŞİMDİ sizce susan ne ;
- tapmadığımız güneş
- aklımızdaki ateş
- yüzümüzü döndüğümüz uzun yol
- ayaklarımızın özgürlüğü
- binlerce kadın
"NE AÇIDAN SUSTU"
ARAFTA
?
oysa öncelikle elindeki kitap bir arkadaşın sırdaşın gibi
affedebilirdin beni de
öncelikle
ARAFTA
BU YİNE DE GÜNEŞ DE !
tapınmamak gerekirse
ama tanrının adaletini tam olarak burada bir nesnedeki resimde arasaydım
sadece burada bulurdum
konu ne olursa olsun ben aynı resmi yapsam konu bizi aynı cennete götürmezdi
orada asiler yüzünden üzülürken meyveleri düşlemek gibi
diyor bu kitap
bana
ARAFTA
bense yüzlerce kitap okuyorum yine de
binlerce dul kadın gibi bu açıdan da
oysa ki namuslu "KUTSAL" açısından da
YİNE DE TAM BU ANDA:
ay ışığı resmi çiziyoruz
bu daha masum bir bakış oluyor
bu daha kusursuz ama saf
bu daha anlamlı ama tek başına
adalet istedikçe bu şekilde
"Tanrı adaleti yerine getireni sever" diye
aslında -Tanrı'nın adaletine inanmak dışında yapacak bir şey yok yine de bu açıdan
işte o yoksul ama erdemli
ARAFTA
erdem susmaktır aslında
doğuştan özgürlük ahlaktır
içgüdüsel olan sevgidir
kendi elindeki erdem aklındadır
ay ışığı ve yıldızlar
ama sen almanca öğrenmek için "n'aber" dediğinde, uykuda gördün diye hayra yorsan, ay ışığını suçlasan veya komşundan üstün olsan herkesin işi gücü önünde dağ gibi dursa bu bir iletişim olmazdı senin tekrar okuyup kendini onayladığın bağışlanma açısından
ruhlar sizi geçide kadar götürse de aynı nedenle yaratılmış olsan ve en olmak istediğin kişi olsan da orada konuşacağın dil burada sadece seni temsil edecek
cennette olmak istediğin kişi sadece dünyada olduğun kişi olursa cennette olduğun kişi olamayacaksın
bu yanılgılar gölgeler
ARAFTA
ve de o kitap benim açımdan
biri peygamber gibi konuşacak olsaydı -ademe muhammed, yusuf a nuh derdi
yine de
edebiyat eserleri için euzu dedi peygamberler okuduğum kadarıyla
onun dışında mümkün değil demesi bence
orada zaten şeytan yok cennette
şeytan cennette yaşasa bile sorun değil normalde
sorun olduğu konu orada cehenneme atmak ile ilgili olan konu
zaten allah herkesi korumuş oturun evinizde demiş cennette
aynı nedenle dünyada yaşamak için kitabı okumak yeterli sadece
allah ım herkesi şeytandan koru
yani iyi ya ;cennette öyle.
yani peygamberler cennette olsa ve allah a euzu dese
allah a sığınsa bizim adımıza da sığınmak mı olurdu
sen bunu babana demesen de bana desen dedirtsen
içimden euzu demek gelse
peygamberler allah a "allah" diyeceğine "euzu" demiş olurdu sadece
bu eziyet ölüler ülkesinde
bu kitap şimdi ;kiraz sapı tırtıla benziyor derken
kiraz sapını ben izliyorum diye
...
iyilikle bağışlanabilecek bir şey yine de
sorularla akılla değil
insan okumadığı kitaptan sorumlu değildir
yine de...
bilmediğim konudan allah a sığınırım
benim açımdan da bu kitap bu
ama insan yılan görünce dante de yılanı yazdı der mi
?
bu kadar saçma şey duymaktan allah a sığınırım yani
ben de yedi yaşında bunları düşünebiliyordum
ben de sekiz yaşında film izledim
ben de bunları düşünerek doğru yolu buldum
ben de denizleri sonsuzluk diye düşündüm
ben de kusursuz buldum çizgiyi
ben de merak ettim inceliklerini mesleğini
ama bir şeyler ters gidince bunlara tutunmadım asla
artık utancı anlatamıyor hiçbir kaba tasvir
Tanrı utananı sever diye bağırıyor cehalet
ama okumuş
ama okumamış
sezar ve roma meselesi değil bu sadece
ağlamayı anlamak için ise aynı acıyı çekiyor ruhun
bunlar da sanat eseri
ve bunlar olmasa hayat daha zor olurdu
adalet para barış akıl kimsenin tekelinde değil ama yine de
ipleri geçmişin elinde
umudu kırılmamış bir nesneydi esir kampı tablosu ve göçler
o yine de evindeki vazo
herkes allah dese de cennet cehennem onun elinde
o konunun tek bir yolu var akıl ile düşünsen bile
aynı yere çıkmıyor yollar elindekinin değerini bilmezsen kendin de
bu kitaplar da dahice düşünülmüş
inanç dolu
mutlaka iyi niyetle
cennet de diyor cehennem de
elbetteki asırlık klasik eserler bunlar
ama sadece kendi aklını kendi hayrına kullanırsan öyle
sadece gerçekten yaşıyorsan döngüyü
sadece anlamak için yılların en hüzünlü sonunu
sadece gerçekten ve sadece "haklıysan" şaka kaldırır bir yanı
artık ruhlar kendini aklayamıyor yalanın ardında
ruhlar kalabalığın sessizliğinde cennet cehennem diyemeyen bir tanrının kanatları altında
basit gerçekleri hayatın yazılı olan her şeyin ağırlığı altında
artık insanların tek umudu yardım istemekte
artık yaşamın hiçbir sır dolu kutsal sonu aynı mutlu sonda bulmuyor beni
artık yalvarmak lazım bir şakaya kurban gitmesin diye hırsların akıl yanında yürüyen kalbi kırılmasın diye
kalbi kırılan bir akıl var artık aramızda yılların izini kaybetmiş
geçmişin yükü ne yazık ki ağır ama küçük görünüyor çaresiz
ARAFTA
bir küçücük kitap kadar gerçek yaşananlar
inanmak dışında bir incecik kelebek bile yok aramızda
yani bir geri zekalı herkesin mutlu olması için saçma sapan bahaneleri anlatırken bir kaç kişinin birbirini suçladığı cehennemden cennete gidemiyordu ama kurtulmak istiyordu
mutluluğa cennet diyemeyen biri bir kaç kişilik suçlamaya da cehennem diyemiyordu ama okudukları bu yanılgıyı barbarların, cani din adamlarının ölümle dalga geçmesini andırıyordu gene
halkın elindeki gücü kötüye kullanan herkesten daha kabaydı artık akıl Tanrı'nın ışığı vurmasa
yalan adının altındaki en çirkin görüntü bile kusursuzdu ama yankılanan hiçbir şey bunu doğrulamadı
bu konu yine de öyle olsa da bunu anlamayanların elindeydi artık sınır bilmeyen güçleri asilerin hak ettiği tarzda bir huzur
yaşamı kutlayan bir için aynı günü düşünmenin bir telâfisi yoktu sevdiği kadın olmasa
bütün bunların iyiye ve affedilmeye yüzünü döndüğü yerde kendi gerçeklerine bakman gerekirdi ama o yaşamın ne başı ne de sonuydu
hayallerin içinde aşkın sadık yanında göremeyeceği bir yerdi kendi umutlarının köreltilmiş tohumları
bunların açıklanabilir bir yanı yoktu ama kalbinde açıklandığında yalanın adını koyamayacak tek bir bakış tek bir ok bile yoktu
kendini hiçe saysaydı yokluğunda sevginin başkasına duyduğu inanca ihtiyacı ne kadarsa o kadar da melek gerekirdi inanmak için onca çabaya rağmen
ama kolay değildi gözlerinin gücünün yansıttığını anlamamak da eğitseydi herkesi farkını bilemezdi sevda ile ahlaksazlığın arasındaki her günahın aynı yolda yazıldığını
bunu anlayamazdı isaya inanan muhammedi resmeden cehennemlikler ama tahtında oturan biri daha büyük bir kahkahayla yaklaşacaktır yaşamın çöle dönmüş yanına yaslanınca
bir kişi bile hak etmemiştir aynı dünyada aynı bedende yaşamayı
sonra daha masum sanıldı aileye duyulan korkunun ışığı emmesi
artık hiçbir büyük güç aşamazdı merhaba kadar basit bir kutsal güzelliğin cennet diyemeyişini
hiçbir günah aklanamazdı bu günahın karşısında
artık bu evet -
kayıp cennet değil de dante'nin cehennemi
okuyup ademe diyecek -bütün kelimeleri öğrettin bu da ilim
bana diyor kafamda elinde kitap da yok benim okuduğuma deli diyen bir sapık diye de
yedi cehennemin gazetesi cehennem
insan bunu ya okur ya cehenneme gider
allah demeden okuyacaksan sus
insan gibi okuyacaksan oku
bağırma beynimin içinde delinin cehennem kazanı gibi diye de kitap
elimdeki sanat kitabı ama sırf küfür
resim değil
insanlar resmini koymuş kafama
biri kitap diye beynimi okuyor
resimlerin suçu yokmuş ki diyorlar
yani ben elimdekine ilim demiyorum zaten
sana niye diyecekmişim
demiyorum
?
insan ya okur bunu
ya cehenneme gider zaten
bir kaç kopyası cehennemde
artık ne okusan da biri allah a "cehenneme gitsinler" diyor senin için
bence sesler, asılsız ilimler, gereksiz zulümler yer tutmasın yani cehenneme gitsin
öyle konular da var
umarım sen de dersin bilemem ben
allah belasını versin
haklıysan haklısındır
haksızsan kendini cehenneme atarsın cehenneme katarsın
bu kadar aptal hiç olmadım
ne okudunuz da bunu bile anlayamadınız anlamam da imkansız
o açıdan sapıklar cehenneme gidecek
bunun intikamı alınacak
bu zulüm asla cezasız kalmayacak
ben şiir değilim
bana şiir muamelesi yapamazsınız hiç bir açıdan
iki tane şiir okudunuz diye bana sınırsız özgürlükten bahsetmek de nesi acaba
kutsal kitabı okumuş
şiir romantiktir
evet
şiir miyim ben sen bana beyinsiz dedikçe
?
insanın sınırlarını bilmeyen biri sınırlarını çizse eminim bi cehennem olur ortamızda
kutsal kitabı oku şiiri ilim diye de anla
okuma şiir oku kendini tanı
bundan anlam çıkarmış gibi resimlerini zihnime koymuşlar aman ne iyi insanmış derken de "yasak" işte
kim olduğu değil kim olmaması gerektiği söz konusu artık
ben elalemin resimlerinden ders almak zorunda değilim anlamında
sesini duyan da stop tuşu yok diye mutsuz
hiç kimse benim hayatımı cennete yönlendirip
beni zihninin cehenneminde bırakamaz
bu kutsal kitap yine de
içi de zihnim gibi allah zikriyle dolu ve cennet kadar sessiz
ne okusan da zihnindeki ilim allah diyor diye de ilim
ama cehennem ölünce gideceğin yer
aklımdaki romantik romanı şeytan yerine koyup
kendini romanla aklayıp beni ilme kattığını sanma diye
o konu cehennemde sapık.
ZİHNİMDEKİ İLME GÖRE . cehenneme odun olsun
sesini şeytanlar bilsin
yedi cehennemin kapısını çalıp resimlerini bulsun
allah belasını versin.