Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Esmaül Hüsna sizce ne demek, Esmaül Hüsna size neyi çağrıştırıyor?

Esmaül Hüsna terimi Romantikoss Favoritess tarafından tarihinde eklendi

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    33: Eğer insanlar, kâfirlere verdiğimiz nimetlere bakıp da onlara özenerek inkârda birleşen bir tek toplum hâline gelecek olmasalardı, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerini gümüşten tavanlarla ve üzerinde yükselecekleri gümüş merdivenlerle donatırdık.
    Karşılaştır 34: Evlerinin kapılarını ve üzerine yaslanacakları koltuklarını da hep gümüşten yapardık.
    Karşılaştır 35: Onları altın zînetlere, mücevherlere boğardık. Fakat bunların hepsi, dünya hayatının basit ve fânî zevklerinden ibarettir. Âhiret nimetleri ise Rabbinin katında, kalpleri Allah saygısıyla dopdolu olup O’na karşı gelmekten sakınan bahtiyarlara mahsustur.


    AMİN

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Ne meselesi ?

    Ahlâk :))

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Bu yazdığın şey bir “kedi” meselesi değil aslında. Zihnin nasıl çalıştığını tarif etmişsin — çok net.

    Aynı şeyi farklı yerlerde görmek (evde, kitapta, internette, sokakta) zihinde birikiyor… sonra o parçalar kendi kendine birleşiyor. Bir nevi içsel “anlam kurma” refleksi. Ama senin söylediğin kritik nokta şu:

    Plan yapılabiliyor… ama bütün gelecek bir anda görünür gibi olunca, o plan hafiflemiyor — ağırlaşıyor.

    Bu çok önemli bir ayrım.

    Çünkü çoğu insan plan yapınca rahatlar.
    Ama senin tarif ettiğin zihin tipi, plan yaparken olasılıkları çoğaltıyor.
    Ve her yeni ihtimal › yeni bir soru.

    Sonunda şu oluyor:

    Bir kedi › iki kedi fikri
    Bir fikir › onun başka versiyonları
    Bir görüntü › başka bağlamlarla çoğalıyor

    Ve zihnin şöyle çalışıyor:

    “Bu da olabilir… bu da… peki ya bu?”

    Bu aslında yaratıcı zihin + yüksek bağlantı kurma kapasitesi.
    Ama yan etkisi şu:
    ?? Netlik yerine çoğulluk getiriyor
    ?? Huzur yerine “bir soru daha” getiriyor

    Senin son cümlen çok keskin:

    “Puzzle gibi bir araya getirince bana bir soru daha fazla gelir”

    Evet. Çünkü sen cevap odaklı değil, bağlantı odaklı düşünüyorsun.

    Şimdi burada önemli bir şey söyleyeyim, biraz ters gelebilir ama net:

    Bu durum çözülmesi gereken bir problem değil tamamen.
    Ama yönetilmesi gereken bir ritim.

    Çünkü:

    Bu zihinle yazı çıkar ??
    Bu zihinle sanat çıkar ??
    Ama bu zihinle karar vermek zorlaşır ??

    Küçük bir ayrım yapalım:

    1. Görmek (doğal)
    Kediyi her yerde görmek › normal
    Zihin eşleştirir

    2. Birleştirmek (senin gücün)
    Hepsini puzzle gibi yapmak › senin tarzın

    3. Fazla ileri gitmek (yoran kısım)
    “Bir kedi daha almalı mıyım, bu neye dönüşür, ileride ne olur…”
    › burada zihin geleceği simüle etmeye başlıyor

    Belki sana daha iyi gelecek bakış şu olabilir:

    Her bağlantıyı bir karara dönüştürmek zorunda değilsin.

    Bazı şeyler sadece:

    fark edilir
    geçer
    kalmaz

    Bir de çok ince bir şey var yazında:

    “Her zaman şart değildir belki de”

    Bu cümle aslında çıkış kapısı.

    Yani sen zaten fark etmişsin:
    Her düşünce › eylem olmak zorunda değil
    Her olasılık › plan olmak zorunda değil

    İstersen bunu çok basit bir cümleye indirelim, senin diline yakın:

    “Gördüm, bağladım… ama yapmak zorunda değilim.”

    İstersen sana bu zihin yapısına uygun, yormayan bir “karar verme filtresi” kurabiliriz.
    Yani hangi düşünceyi bırakacaksın, hangisini tutacaksın — çok pratik bir sistem.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    n'olur ki kediyi alsan eve
    aynısından resim sanat kitabında görsen
    bir diğer kitapta da görsen
    internette de görsen
    sonra sokakta aklına gelse
    sonra bir kedin daha olsun istesen



    bir plan yapmak bu açıdan mümkünse de
    zihninde bütün geleceğin görünürken kolay olmaz sadece

    her zaman şart değildir belki de


    ama sen kafamın içinde bütün bunları puzzle gibi biraraya getirdiğinde bana bir soru daha fazla gelir

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess






    ne çok tesadüf var gerçekten :))

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana
    bilmem olur mu kalbinde sızlayan küçük bir yara
    seni unutmam demiştim gelir mi bu hiç aklına
    bir gün inanır mısın paylaştıklarımıza
    uzun zaman oldu
    ne bir sen verdin bana
    sensizlikten başka
    ne de öldürdürdün bu benliği
    boğuyordum aşkımız
    öyle güçlüymüş çırpınıyor hala



    şeytanın da Allah ile konuşması bu kutsal kitaplarda
    ben de şarkı söylerken inancımı korumayı biliyorum
    kendimi ifade etmek istediğim her şeyi bu şekilde zaten anlatabilmişimdir

    ama "kitaptaki şeytanın konuşmasını" üstelik de "ya şeytan sana şarkı okuyorsa belki diye dinlemek istemem şahsen"

    bu şarkı insanlar için

    cennet diyecek olursan da onu sen bilirsin

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Zümer Suresi 8-9. ayetler, sıkıntıda Allah'a yönelip nimet anında nankörlük edenle, gece ibadetle (secde/kıyam) Allah'a sığınan samimi kulun farkını vurgular. "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" sorusuyla, bu manevi gerçekleri ancak akıl sahiplerinin anlayıp öğüt alacağı belirtilir. Bu kişiler, ahiretten korkup rahmeti umarlar.
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    +2
    Zümer Suresi 8-9. Ayetlerin Meali (Diyanet Vakfı)
    8: "İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah ona kendinden bir nimet verince, daha önce O’na yalvarmadığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koşmaya kalkar. De ki: İnkârcılığınla biraz zevklenedur! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."
    9: "Yoksa o, gece saatlerinde secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, âhiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse gibi olur mu? De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar."
    Ayette Geçen "Akıl Sahipleri" (Ulu'l-Elbab) ile İlgili Tefsir Detayları
    Derin Düşünme: Bu gerçekleri, olayların perde arkasını görebilen, aklını selim kullananlar anlayabilir.
    İbret Alma: Sadece akıl sahipleri, bilenlerle bilmeyenlerin bir olmayacağını idrak eder ve hayatlarını buna göre düzenler.
    İlim ve Korku: Bilenler, Allah'tan gerektiği gibi korkan ve ilmiyle amel edenlerdir.
    Kur'an ve Meali
    Kur'an ve Meali
    +3
    Temel Mesaj: İman ile inkar, samimiyet ile nankörlük, bilgi ile cehalet bir değildir; bu hakikati ancak aklını doğru kullananlar (akıl sahipleri) anlayabilir.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana


    yani aramıza vakit girmez
    sen beni boşa ağlatmazsın
    benim için bu şarkı sadece
    aslında biri dinlemiştir
    belki herkes sevmiştir
    şarkının sırası değildir
    bi kuruş etmez mi ki



    falan yani bu sadece :)

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    şeytan sadece allah ile konuşur kitapta
    insanlara hitap etmez ama insanlar hakkında konuşur


    ama şarkı olunca şeytan konusunda konu sadece dua okumak oluyor zaten

    ama şeytan şarkı konusunda olunca ortada bir şarkı da kalmıyor
    yine de sanat da kitapta oku diye hemen her konuda açıklandığı gibi bu konuda da açıklanmıştı

    Okudum :))

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess 27.03.2026 - 10:00

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    bilmiyorum gözyaşlarım ulaşır mı bir gün sana
    bilmem olur mu kalbinde sızlayan küçük bir yara
    seni unutmam demiştim gelir mi bu hiç aklına
    bir gün inanır mısın paylaştıklarımıza
    uzun zaman oldu
    ne bir sen verdin bana
    sensizlikten başka
    ne de öldürdürdün bu benliği
    boğuyordum aşkımız
    öyle güçlüymüş çırpınıyor hala


    ben bir bütün kitabı anladım bu açıdan
    bu da şarkı oldu

    ama "şeytanı" şarkı açısından diyemiyoruz
    o nedenle bütün insanoğlu şarkı diye anlamak veya kendi hayatımı sadece bir şarkıyla planlamak istemezdim

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Sonuçta;

    insan dünyada ne yaşarsa yaşasın cennetin yerini tutmaz

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    dünya hayatının aldatıcı çekiciliğine kapılıp dinlerini eğlence ve oyun edinenlerden uzak durulmasını, bu kişilerin kendi hallerine bırakılmasını emreder. Bu kimseler, işledikleri günahlar nedeniyle felakete sürüklenmiş kişiler olarak tanımlanır ve ahirette acı bir azapla karşılaşacakları bildirilmiştir.
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    Diyanet Kur'an-ı Kerim
    +3
    Ayetin Temel Mesajları (En'âm 70):
    Dünyaya Aldanmak: Dünya hayatının geçici süslerine ve zevklerine aldanarak, esas gayesi olan ahireti unutanlar uyarılır.
    Dini Oyuncak Edinmek: Dini, hayatın merkezine koymak yerine hafife alan, oyun ve eğlence aracı yapanlar eleştirilir.
    Kuran ile Uyarı: Bu kişilerin kendi hallerine bırakılması istenmekle birlikte, yine de Kuran ile nasihat edilerek, işledikleri günahlar sebebiyle helak olmamaları için uyarılmaları istenir.
    Fidye Kabul Edilmez: Ahirette, dünyadaki davranışları nedeniyle felakete uğrayanların, kurtulmak için tüm varlıklarını fidye olarak verseler bile kabul edilmeyeceği vurgulanır.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    1. “Kitabı okuyup saptırmak” meselesi

    Bu, doğrudan şeytanın “bilgiyle değil, yorumla bozması” fikrine denk düşer.

    Yani mesele şu değil:
    ?? Şeytan kitabın içinde mi?
    ?? Yoksa metni yanlış okumaya iten bir eğilim mi?

    İslam geleneğinde şeytanın işi genelde metni değiştirmek değil, insanın niyetini kaydırmak olarak anlatılır.

    Bildiğini abarttırır
    Bilmediğini biliyormuş gibi konuşturur
    Anlamadığı şeyi hükme çevirtir

    Senin dediğin “ahkâm kesmek” tam da bu.

    2. “Hayat tecrübesine dönüştürüp faydasız bulmak”

    Burada ince bir nokta var:

    İnsan bazen anlamadığı şeyi “işe yaramaz” ilan eder.
    Bu bir savunma mekanizmasıdır.

    Şeytanın etkisi burada şöyle tarif edilir:

    Zor olanı değersiz gösterir
    Derin olanı gereksiz hissettirir
    Sabır isteyen şeyi küçümsetir

    Yani kişi aslında anlamamıştır ama “ben anladım, boşmuş” der.

    3. “Şeytan dedikoducu, fitneci…” listesi

    Bu sıfatlar klasik olarak şeytanın özellikleri diye anlatılır ama dikkat:

    Bunlar şeytanın kendisinden çok, insanda ortaya çıkan davranış biçimleridir.

    Yani:

    Dedikodu › dilde
    Fitne › ilişkilerde
    Zalimlik › güçte
    Gevezelik › zihinde

    Şeytan burada bir “kaynak” değil, daha çok tetikleyici / fısıldayıcı gibi düşünülür.

    4. “Sesler, görüntülerle ne alaka?”

    Asıl kritik yer burası.

    Klasik anlayışta şeytan:

    Fiziksel ses çıkarmaz
    Gözle görünen bir varlık gibi davranmaz

    Daha çok şu şekilde anlatılır:

    ?? Vesvese (iç ses / yönlendirme)
    ?? Düşünceyi eğip bükme
    ?? Algıyı kaydırma

    Yani:

    “Ben bunu zaten biliyorum” hissi
    “Buna gerek yok” düşüncesi
    “Ben haklıyım” ısrarı

    Bunlar “görüntü” ya da “ses” değil, içten gelen bir yönlendirme hissidir.

    Sonuç (en net haliyle)

    Senin cümleni sadeleştirirsek:

    Şeytan kitapta değil, okuyanın içinde yanlış yorum üretme eğiliminde devreye girer.

    Ve en kritik fark şu:

    Anlayan insan › sadeleşir, yumuşar, derinleşir
    Saptıran insan › sertleşir, hüküm dağıtır, küçümser

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    okuyacağı kitabı tartışıp
    anladığı konuyu saptırıp
    anlamadığı şekilde ahkâm kesip
    hayat tecrübesine dönüştürüp
    faydasız buluyormuş

    şeytan bu konuları

    ayrıca dedikoducu, fitneci, zalim, sorun üreten, saygısız, inançsız, kabiliyetsiz ve geveze

    Ne alâka şu sesler görüntüler yani ?

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Bu açıdan

    ben zaten Allah ım annemi babamı müminleri affet
    bize dünyada ahirette sevap, helâl işler, afiyet ver
    diyen biri olarak

    Çağrı filmini izlemiştim
    bir kitapta da kimseye dayanamayacağı yük verilmez yazıyordu


    bir de kutsal kitapları satın aldım

    Benim beynim bunu mu tamamlıyormuş "Allah" dedikçe

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Temel Mesajlar:
    İlahi Adalet: Allah'ın kimseye zulmetmediği, cezaların işlenen günahlar karşılığında olduğu.
    Örümcek Evi Misali: Allah'tan başka güçlere dayanmanın, çürük bir örümcek yuvasına sığınmak kadar beyhude ve zayıf olduğu.
    Hikmetli Yaratılış: Evrenin tesadüf değil, Allah'ın ilmi ve kudretiyle (hak ile) tasarlandığı.
    Tefekkür: Bu olaylardan ve yaratılıştan sadece inananların ibret alacağı.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    beyin bunu mu tamamlıyormuş da ses oluyormuş :


    En'âm Suresi 38. ayet, yeryüzündeki tüm canlıların ve kuşların tıpkı insanlar gibi birer "ümmet" (topluluk) olduğunu, Allah'ın her şeyi kapsayan ilmiyle hiçbir şeyi eksik bırakmadığını ve tüm canlıların sonunda hesap için Rablerinin huzurunda toplanacağını ifade eder. Bu ayet, hayvanların da bir hayat tarzı olduğunu ve haklarının gözetilmesi gerektiğini vurgular.
    Kur'an ve Meali
    Kur'an ve Meali
    +2
    Ayetin Türkçe Meali (Diyanet İşleri):
    "Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlardan ne varsa, hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet hepsi toplanıp Rablerinin huzuruna getirileceklerdir."



    Ankebut Suresi 40-44. ayetleri, geçmiş zalim kavimlerin günahları sebebiyle helak edilişini (taşlanma, ses, yerin dibine geçme, boğulma) ve Allah’ın zulmetmeyip insanların kendi kendilerine zulmettiğini vurgular. Allah'tan başkasını dost edinenlerin durumu, en zayıf ev olan örümcek yuvasına benzetilir; göklerin ve yerin hak ile yaratıldığı bildirilir.
    Kur'an ve Meali
    Kur'an ve Meali
    +5
    Ankebut Suresi 40-44 Ayet Mealleri (Özet):
    40. Ayet: "Onlardan her birini günahıyla yakaladık; kiminin üzerine taş savuran kasırgalar gönderdik, kimini o korkunç ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı."
    41. Ayet: "Allah’tan başkalarını dost edinenler, kendilerine yuva yapan örümceğin durumuna benzerler. Evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!"
    42. Ayet: "Allah, onların kendisinden başka nelere el açıp yalvarmakta olduklarını çok iyi bilmektedir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir."
    43. Ayet: "İşte biz bu misalleri insanlara veriyoruz. Fakat bunları ancak âlimler (akıl sahipleri) anlar."
    44. Ayet: "Allah gökleri ve yeri hak (gerçek) ile yarattı. Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret ve ders vardır."

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Hac Suresi'nde "insanlardan öyleleri vardır ki" ifadesiyle, Allah'a gerçek bir imanla değil, çıkara dayalı veya bilgisizce yaklaşımlarla (şüphe, menfaat, inat) kulluk edenler kınanır. Özellikle 11. ayette, başa gelen iyilikte Allah'a şükredip, sıkıntıda sırt dönen "kıyıdan köşeden" inananların ziyanı vurgulanır; 3. ve 8. ayetlerde ise cahilce tartışanlar eleştirilir.
    Hac Suresi'nde bu ifadeyle dikkat çekilen temel zihniyet yapıları şöyledir:
    Çıkarcı/Tereddütlü Kulluk (Hac 11): İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah'a bir "yar kenarındaymış" gibi, tereddüt içinde kulluk eder. İşler iyiyse tatmin olur, başına bir bela gelirse hemen yüz çevirir. Bu kişi hem dünyada hem ahirette büyük bir kayba uğramıştır.
    Bilgisizce/İnatla Tartışma (Hac 3, 8): Bazı insanlar, ilim, rehber veya aydınlatıcı bir kitapları olmaksızın, kibirlenerek Allah hakkında tartışır ve şeytanın peşinden giderler.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    eminim bütün dünya insanları yasaklanmıştırdır allah ın kuluna yüklemediğini kuluna yüklemekten

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    zaten insan peygamberine bu duayı ezberle diyemez
    ve oturup kim cani kim değil hangisi arkadaşı hangisi değil diye tartışılması sakıncalı olduğundan
    bunlar bir kitapta toplanmış durumda


    başka bir konu olmaması gerekir ki o konu güzel olsun
    konusu "bu" kitaplarımızın kutsal anlamda

    inanmak şart
    başka bir şartı yok

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    benim açımdan böyle bir dünya yani
    ne okusam kendimle hemfikirim ben zaten

    insanlar babasının evinde
    kocasının evinde

    dualar okur

    nokta...

    sen şarkı ezberle ben belki gelmem
    sen yazılı yap ben belki geçerim
    sen sözlüye kaldır ben belki parmak kaldırırım
    sen beni tahtaya kaldır ben belki buna okul diyorum

    bir insanın ses duyması şeytan alametidir

    Allah da bu yükü insana yüklemez

    ezanlar da okunur

    BU FİLM Mİ SİZCE YAZDIKLARIM
    VEYA HER ŞEY BİR FİLM Mİ

    ?

    Yoksa sanat kadar hafifliği olan
    izlerken neysen yaparken o olabileceğin bir şey mi

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    "Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez" ifadesi, Bakara Suresi 286. ayette geçen ve “Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus'ahâ” (Allah, hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez) şeklinde Arapçası bulunan ayettir. Bu ayet, insanların sınavlarında sabır ve güçle donatıldıklarını, zorluklarla başa çıkabilecek potansiyele sahip olduklarını vurgular.


    EZBERLEYİN BUNU BANA YETER

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    SEN BÜTÜN GÜN ANLAMLI ANLAMSIZ KONUŞSAN
    BEN DE DİNLEMEK ZORUNDA KALSAM


    BİLE (!)


    ben bu duayı okuma niyetimi eşit derecede taşımadım mı yani
    bana da Allah sabır verdi dinledim yani
    ben de eve gittim kitaptı bu dedim
    veya kitap bu dedim
    veya kitap olacaktı dedim
    ne kitabı dedim dua ezberledim

    Sıkıntıdan öldüğüm oldu benim belki ... ama sustum.

    AMA SENİ DİNLEDİM

    HANGİSİ ARAMIZDA BİR BAĞ OLDU *

    Biz şimdi Allah'ı övmüş olduk mu yani *

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Allah bizim ibadetlerimize muhtaç değil
    ama biz ibadet etmek istiyoruz insanlar olarak

    fakat bu durum Allah'ın bana yüklemeyeceği yüklerin bir kitapta toparlanmış hali değil de bir konu olması hoş mu sizce

    ?

    Zuhruf Suresi 43. ayettir: "O halde sana vahyolunan Kur'an'a sımsıkı sarıl! Çünkü sen gerçekten dosdoğru bir yoldasın."

    veya

    Bu ifade, Hucurât Suresi 12. ayette yer alan, zannın çoğundan sakınmayı, gizlilikleri (tecessüs) araştırmamayı ve gıybet etmemeyi emreden ilahi bir uyarıdır. Gıybet, ölü kardeşinin etini yemeye benzetilerek büyük bir haram olarak nitelendirilmiş; toplumsal huzur için kusur arama ve dedikodudan kaçınma gerekliliği vurgulanmıştır.


    BİR FARK MI VAR YANİ ?
    BİZ DE BÜTÜN GÜN BU DUAYI OKUMADIK MI

    -amaç
    -saat
    -inanç
    -sevgi
    -görev
    -hak
    -niyet
    -adet
    -alışkanlık
    -nasihat


    gibi binlerce nedenlerle ?

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Kim hangi durumla Allah bana dayanamayacağım yük yüklemez der
    Kimler Allah'ı merak eder
    Kimler yükleri sorar durur
    Kim Allah kimseye kaldıramayacağı yük yüklemez duası nedeniyle de olsa ibadet eder
    Kimler etmez


    BU HOŞ MU YANİ ?

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    "Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez" ifadesi, Bakara Suresi 286. ayette geçen ve “Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus'ahâ” (Allah, hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez) şeklinde Arapçası bulunan ayettir. Bu ayet, insanların sınavlarında sabır ve güçle donatıldıklarını, zorluklarla başa çıkabilecek potansiyele sahip olduklarını vurgular.
    Ayetin Temel Özellikleri ve Mesajları:
    Sûre/Ayet: Bakara Suresi, 286. Ayet.
    Anlamı: Allah, kullarına ancak taşıyabilecekleri kadar sorumluluk ve imtihan verir.
    İnsan Psikolojisi: "Ben yapamam" denilen noktada bile kişinin aslında o durumu aşabilecek gücü olduğu vurgulanır.
    Bağlam: Ayet, insanların hayatta karşılaştıkları zorlukların üstesinden gelebileceklerine dair bir ümit ve dayanıklılık (resilience) mesajıdır.
    Kapsam: Hem dünyevi sorumlulukları hem de genel zorlukları kapsar, kişinin kapasitesine göre bir sınavı ifade eder.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    çünkü bu böyle başparmağına yük binmiş
    aslında kemikleri güçlendir yük bindir
    fazla yük bindirme spor yap


    şeklinde çünkü :)

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    bütün gün bu duayı (Fatır 459 okumuş olduk mu


    soralım bakalım ? !!!

    Bence bir bütün gün okuduk bunu.

  • Romantikoss Favoritess
    Romantikoss Favoritess

    Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar). Kuşkusuz Allah, kullarını görmektedir.

    Fatır Suresi