Ay ışığında dolanıyor iki gölge
Soğuk ayazında nefesler buharlanıyor
Donuyor kırmızısından al elmalar
Tatlandırmak istediğim dilim
Kamaşıyor…
Kısık ateşli gönlüm
Ellerimde tezene dalgaların notası
Girdaplı denizlerden kumsalına sözleri
Sazımın düzeninden imgelerin rotası
Titriyor tellerinden üşüyorken (k)özleri
Günahkâr bulutların yıldırımlar yağarken
Yağsaydım başına kar olup yârin
Kısık ateşiyle güneşte pişsem
İnceden eriyip tenine serin
İz sürsem yoluna toprağa düşsem
Karanlık duvarlar güneşim sönük
Öyle bir zaman olur
hissedersin ruhundaki titreşimi
tutkuyla tutuşur belleğindeki kıvılcım
dörtnala koşan kısrağın ateş rengi yelesi
göz sürümü kurşunlarından
mühür yazgılarına.
İlk buyruğuydu Tanrının kader defterine nakşedilen yazgısında
Kutsal bir meyveyi dalından tatmanın günahı.
Anlatır yaşamın hoşluğunda can çekişen çıplak gerçeği
Köklerinden kurumaya başlarsa acı çekermiş toprak
Kursağımda kalan kayıp alfabe...
Kurmayınız tuzakları
okyanusta yüzüyorum
göstermeyin uzakları
hin hileniz seziyorum
maskeleri bürüyenler
Ezgisi dilinden nağmelerinin
Güftesi gözlerin dök rengin olsun
Kırılmış mevsimi düğmelerinin
Savrulsun saçların gök bengin olsun
Uğru aşk çölünde yolcundur garip
Anlatabilmek ah… Güzelliğini
İlham eyle Tanrım hazdan geçerim
İncisi zümrüdü özelliğini
Kavlini kalbime sözden geçerim.
Gökleri bulayan rengi kuşağın
Ay ışığında gece uyanırdık erkenden
Koyulurduk yola mahmur gözler kamaşır
Yârin ballı tat günaydın sesiyle
Aşk sarhoşu titrek bedenden
Sökülürdü kalp kurşun yemişçe!
Düşerdi toprağa elma yanığı
Durmuş zamanın saati müge çiçekleri solmuş
yaralı mevsimlerin durağında garip bir yolcu
boğuluyor siren sesiyle camlarına asılmış
ayazında veda öpücüğü cümlelerin yalnızlığı
toprağına savrulan servi gazeli gibi
kal kendinle ıssız…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!