Küllerinden doğmaya cesaretin varsa
korkmayacaksın, yanmaya
cesaretin yoksa yanmaya
aşk senin neyine?
Ezelden ebede,
her seferinde yeniden doğmaya
Uzak kent, yitik bir menzil
zamansız bir bekleyişin soluğu
Rüzgâr susar
gölgeler uzun ve anlamsız
Yol boyunca
hasret ağır bir yük gibi omuzlarımda
herkesin bir yüzü
bir de maskesi var!
aynaya bakarken bile
yalana bulaşmadan duramıyor insan
çünkü göz göze gelmek kendinle
Kadim bir zikrin
sessiz harfleri.
Bir kandil titredi
kalbimin kuytusunda
adını söylemedim
çünkü her isim
İnsan,
bir gölge gibi düşer sabahın toprağına
ne doğarken seçer yönünü
ne giderken çözer ömrünü...
Omzunda yıllar
avuçlarında kırılmış dualar
Suçlayacak çok şey buldum
yolları
insanları
sözleri yarım bırakılmış cümleleri
zamanı
kapanmayan kapıları
gökyüzü alev alev yanarken
kınası yakılacak gelin edası ile
sessizce süzülen, bir bulut gelir
nazlı gözyaşı bulutun koynundan
düşer tenine toprağın
toprak, damadın sabırla bekleyen yüreği gibi
siyahın diliyle uyanıyorum
sessizlik sanki daha çok konuşuyor
bir gölge gibi eğiliyor zamanın üzerine
ve beyaz hâlâ düş görüyor
geceyle gündüz
birbirini yalanlayan kardeşler gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!