bir yaprak daha düşüyor
zamana yenilerek
içinde sevinçler
acılar
aşklar taşıyarak
bir boşluk bırakıyor ardında
Alacakaranlık içinde yolunu şaşırmış, insan
Ne kalacağından emin
Ne gideceği yerden
Öyle derin ki-Of çekişi, yankılanıyor ayazda
Bu nasıl puslu havadır, eşkiyayı kör eden
İnsan nasıl yolunu bulur
pasla susan akşamda
avuçlarımda çoğalan anahtar gölgeleri
kilitli bir gecenin kulak zarına
yağmur çarpıyor usulca
içimdeki kapıları yoklarken
yasemin kokulu bir çıtırtı
Damla damla birikiyor insan
gözyaşından
gülüşten
kırgınlıkların ardında kalan
sessizlikten...
O kadar çok değişmişsin ki!
Ne sen beni tanımış
Nede ben seni tanımışım.
Yanıldık,
Siyah yalanların döngüsünde
Sen benim dünyamsın, diyerek
çocuk avuçlarına sığdıramadığın
var gücünle salladığın
denizanalarına zarar vermekten
korktuğun,
biraz ürkek
biraz da çekinerek
Gölgesini giydi insan
ışığı unutunca.
Bir çark döndü
kimse sormadı.
Zaman eğildi mi
yoksa göz mü kaydı?
Engel olamıyorum, isyanıma
Tanrı ile aramı açma!
Yaşlanıyorum,
her dakika bir yıla bedel
yokluğun...
ne sevdim diyebildim
ne unutabildim seni
kalbim
bir kilim deseninde eksik ilmek
söylenmeye unutulmuş bir ninni gibi
zamana yenik
Ruhum yorgun,
geceler sessiz,
içimde derin bir iz.
Bir yanım umut ararken,
bir yanım geçmişe yenik.
Hayat geçer,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!