Çıplak doğup
Çıplak gömüldüğün
Kaynaktan pınara
Pınardan dereye
Dereden denize döküldüğün
Tarifi imkansız,
Bütün mantıkların, dışında
Niteliği bilinmeyen,
Arzulamak, sevmek bambaşka bir yol
arkanı döndüğünde nereden geldiğini
bilemediğin, çıkmaz bir sokak...
Seni görmek için gözlerimi kapatma isteğim
Bayramda şeker aldığın avucunda kalmak isteğim
Dön dediğinde dönmeyecek kadar gitmek isteyişim
Ama! olsan da kalmak isteğim var
Olmasan da kalmak isteyişim…
Resmindeki renksiz kareler
Olmadığın yerde
Olmanın saçmalığı içinde
Olduğumu düşündüm.
Olur ya bir ümitle
Olurunu gözledim.
Olmayacak duaya amin
kimse duymadı
ben içimden defalarca öldüm
bir kelimenin ardına saklanıp
kaç kere geri geldim bilmiyorlar
sandılar ki sustum ebediyen
Değişmesi gerektiğine inandığı aynadaki yüzünün karanlığında kaybolmaktan bıkmış
Utanç duyduğu bir geçmişin tövbe ile temizleneceği inancına kavuştuğu vakit
Gözlerinde ki Velfecri bakışları bitmiş
Selametle koyulduğu yolda, inkılâp yapmıştı hayatına dair
Değişimin asaletini yaşarken başı dik
Bir şişe mürekkep
birkaç sarı kâğıt.
Sessizliğin içinde
titreyen bir hayat.
Dışarıda dünya
dönse de hızla.
Mahalle maçlarında gelişine vurduğum plastik top
İntikam alıyor sanki benden, havası bitmiş dünyanın kalan bir ah, kalan bir of
Neresinden tutacağını bilmediğin, hayatın
içinde var olma heyecanı saçmalığı
İnançların insan rengine göre değiştiği
Kurallarını parası çok olanın belirlediği evren
Zamanın Sustukları, Ruhun Söyledikleri
Bu bir doğum hikâyesi değil
bu, susturulan zamanın içinden ruhun konuşmaya cesaret edişidir.
Şimdi elimde yalnızca!
Saf dışı bırakılan:
Athena’nın zırhı kadar katı suskunluğum
ve hiçbir savaşta giyilmeyecek kadar yorgun.
Bozkırın sessizliğinde kırılmış bir ok
Uçurumun kenarında unutulmuş bir türkü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!