Sustum, çünkü kelimeler ağırdı
Bir yaprak gibi düştü sesim taşlara
Gecenin alnına yazılmış bir yalnızlık
Kendini saklar sokak lambalarında
Rüzgâr, adımı unuttu bu gece
Yıldızlar tanımıyor artık beni
Öldüğüne mi sevinmeli?
Sevdiğin için mi!
Ölmeli ?
Bilmediğimizin ve bildiklerimizin toplamı
Sağlamasında eşitlik vermiyorsa
Hiç bir anlam ifade etmediğini
Silahı daya başıma,
Şarjöre kurşun değil son sözlerini koy…
Hiç duraksama
Göz kapakların değmesin birbirine
Vazgeçersin belki
Çek tetiği dön ve yürü...
Entelektüel olamadım hiç
Sakladığım merhamet, görünen çirkin yüzümün ardında kalsın istedim
Bu yüzden berduş, kaba saba sözlerim
Sesli düşünüyorum
Git dediğinde titreyen ellerin ile
kapattığın tüm kapıları
Göremedik filmlerde
bir Kızılderili'n yaşlarını.
Oysa çok kırışıktı
kaş ile saç arasında derisi.
Göz çukurlarının altında
yansıyan gölgeden
Aklında yok sayıp
kalbinde yardım ve yataklık yaptığın
bu özlemin
hiç bir karşılığı yok muydu?
ne kadar daha
inkar etmeye devam edeceksin!
Bir çığlıkla başlar dünya hayatı
elleri yumruk
sanki daha ilk andan
bir şeyi savunur gibi.
Annesinin kokusudur ilk vatanı
kalbinin ritmini
bir yıldız kaydı az önce
çamaşır ipine tutunmuş bir dilek gibi
görmem sandılar
gördüm.
güneş omzumdaydı sabah
Sonra dedim ki!
savruluyorsan rüzgarla
belki de henüz uyanmamıştır
kök salacağın toprak.
Kalbinde ıslanmayan bir yağmur varsa
yine de unutma
Hiçbir cümlenin sonunu
Tamamlayacak kadar
nokta.
Nefes aldıracak kadar
virgül,
Yoktu artık...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!