Şimdi elimde yalnızca!
Saf dışı bırakılan:
Athena’nın zırhı kadar katı suskunluğum
ve hiçbir savaşta giyilmeyecek kadar yorgun.
Bozkırın sessizliğinde kırılmış bir ok
Uçurumun kenarında unutulmuş bir türkü
Sakinliğin kıyısında şimdi hayat
Ne eskiye sitem, ne yarına telaş
Bir gölge düşer pencere camına
Rüzgar, zamanın dilini okşar...
/
Bir çocuğun adımları kadar hafif
Beyaz perdenin, karanlık gölgesinde
yaşam savaşıydı
mücadelemiz...
Tek umudumuz
şişe dibinde bir triplik
hayallerimiz....
Ayrılıklar, sadece bir veda değilmiş meğer
İçindeki boşlukla yaşamakmış
Geriye dönüp bakmamak
Ama hep hissetmek
Bir zamanlar yanındayken
Şimdi bir yabancı gibi...
Bir kızıl goncaya benzer mi, dudağın?
yoksa ben mi abartıyorum seni
her bakışında içimde
adı konmamış bir eski zaman çalıyor.
Sesin
kırık bir tambur gibi değiyor kalbime
Vazgeçilemez değil bu can hayatta
Bir gülüş yeter, yiter bir bakışta
Ne aşklar geçti küllenmiş zamandan
Zaman unutandır, sadık her anda
Görme kendini kimsenin gönlünde
yaşayamadığı bir gençliği
duvar diplerinde unuttu.
üstünden geçti insanlar
fark etmediler bile...
/
ömür dedikleri şey
Gecenin dehlizine dalıyorum
sükutu bozuluyor,
baykuşun bakışı
keskin ve kararlı...
Şehir, soğuk
Evlerin camları, buğulu
Hayatım kuralların olduğu,
bir küre içerisinde!
Burada olmak istediğime bile,
emin değilim...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!