Karanlığın Nöbeti Şiiri - Dumani Trbzn

Dumani Trbzn
38

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Karanlığın Nöbeti

Gece sızıyor pencerelerin aralığından,
Kül tablasında soğuyan bir geçmiş,
Duvarda tıkırdayan yalnızlığın sesi...
Sokaklar çoktan uykusuna çekilmiş,
Bir ben kalmışım kendi içimle baş başa.

Bir takvim yaprağı daha kopuyor sessizce,
Öyle bir an ki;
Ne dünü tamamlayabildim,
Ne yarına adım atacak gücüm var.

Bir gölge düşüyor odanın kuytusuna,
Unutulmuş bir şarkının son nakaratı gibi.
Odada yankılanan ayak seslerim,
Beni biraz daha uzağa sürüklüyor kendimden.
Kendi sessizliğinde boğulur mu bir insan?
Ben her gece biraz daha batıyorum içimde.

Avuçlarımda birikmiş söylenmemiş sözler,
Her biri ayrı bir yangının artığı.
Gözlerimi kapatsam karanlık,
Açsam yine aynı yorgun tavan.
Zaman akmıyor aslında,
Sadece biz eksiliyoruz olduğumuz yerde.

Yıllar geçiyor üstümden bir bir,
Saçlarıma düşen aklar anlatıyor kavgamı.
Bir aynada karşılaşıyorum yabancı yüzümü,
Gözlerimde ne eski heveslerim,
Ne de yolumu aydınlatacak ışık var şimdi...

Takılıyor gözlerim eski fotoğraflara,
Gülüşler bile sararmış zamanın tozlu rafında.
Dokunsam parmaklarım yanacak gibi,
Uzatıp ellerimi tutamıyorum o eski beni...
Her hatıra bir jilet kesiği gibi sızlatıyor içimi.

Adım adım geride kalıyor gençliğim,
Bir trenin arkasından sallanan mendil gibi;
Çaresiz,
Öylece tek başına...

Bir demlik çayın son yudumu gibi acılaşıyor zaman,
Dudağımda biriken her kelime küle dönüyor.
Ne bir çağıran var uzaktan,
Ne de yolumu bekleyen...
Yürümek istesem, ayaklarımın altı kırık cam parçaları,
Durmak desen, arkamdan kovalayan koca bir ömür.

Dışarıda yağmur yavaşça sokağı yıkıyor,
Ama içimdeki harabe hiç temizlenmiyor.
Bir kimsesizlik çöküyor göğsüme,
Ne bir teselli ısıtabilir artık bu soğuğu,
Ne de çalınacak bir kapı kaldı geride...

Bir sokak lambası titriyor penceremin önünde,
O da benim gibi yorgun, o da yarı canlı...
Ne aydınlatabiliyor geceyi,
Ne de terk edip gidebiliyor.
İki yalnız bir araya gelmişiz sanki;
Bir o, bir ben,
Bir de bitmek bilmeyen bu gece...

Şehrin ışıkları tek tek sönüyor uzakta,
Herkes kendi uykusunda, kendi rüyasında.
Ben ise bir nöbetçi gibi duruyorum hayatın kıyısında,

Şimdi gecenin sonundayım,
Zamanın en ağır, en keskin yerinde...
Ne geri dönecek bir umudum var artık,
Ne de sığınacak bir limanım.
Çaresizlik çöküyor omuzlarıma tonlarca yük gibi,
İçimdeki son ışık da sönüyor yavaşça.

Kendi karanlığında boğulan bir insan misali,
Bir gece daha kayıp gidiyor ellerimden;
Ben bitiyorum,
Gece yutuyor son nefesimi...

Dumani Trbzn
Kayıt Tarihi : 1.09.2026 11:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!