Yürüdüm dağları sis iner diye,
Derdime bir çare bulunur diye,
Bir çift sıcak söz duyulur diye,
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm.
Bahar geldi dallar çiçeğe durdu,
Sen bu satırlara denk geldiğinde
Ben çoktan başka bir yolun tozunda olacağım.
Ne gecenin ortasında içini delen bir sessizlik kalacak
Ne de adımı arayan bir titreşim cebinde.
Kalbim artık
İniş çıkışlarının deneme tahtası olmayacak.
Ne vardı aklımda, ne de bir beklenti,
Günler birbirine benzerdi sessizce.
Derken bir tebessüm düştü ömrüme,
Bir mevsim değişti ansızın içimde.
Yorgundum biraz, kırgındım hayata,
Gecenin mührü iner kirpiklerinden
Sessiz bir yangın başlar içimde
Yolumu kaybettim adını anınca
Bu karanlık bana senden miras gibi
Bir bakışınla yıkılır bütün doğrular
Bana karanlık dediniz,
Kendi gölgelerinizi saklarken.
Ben sustum, siz konuştunuz,
Sözleriniz ayna oldu yüzünüze.
Hatalarım vardı, inkâr etmedim,
Yolun sonunu bilen yok,
adımlar sessiz, gölgeler uzun.
Her viraj bir sır taşır,
her durak bir bekleyiş.
Gözler ufku tarar durur,
Dağılıyor muyum bilmem, rüzgâra sordum bu gece,
Yorgun düştü cevapları, sustu ince ince.
Kırık yerlerim sızlasa da vazgeçmedim yoldan,
Bir umut saklıyorum hâlâ kalbimin içinde.
Bazen yüküm ağır gelir, dizlerim titrer biraz,
Yan yana yürüdük uzun yolları,
gölgemiz birbirine değdi sadece.
Sözlerimiz kalabalıktı ama
kalplerimiz tenha bir akşamüstüydü.
İçimde büyüyen sessizliği
Bir gün yollardan dön de gel,
Uzaklığın bıraktığı izi kapatmaya.
İçimde açık kalan bir yer var,
Dokunsan kapanacak belki.
Aşk dediğin bir soluksa
Taş olsan çatlatırsın dizleri
Bal olsan zehir akıtır sözleri
Ana kucağında ayırırsın kuzuyu
Senin adaletin yamuk dünya
Ekmek verirsin, diş kırarsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!