Ne garip şey...
İnsanlar beni hep gülen adam sanıyorlar. Oysa ben gülmeyi biraz da ağlamaya benzetirim. İnsan bazen en çok canı yanarken şaka yapar. Çünkü acıyı ciddiye alırsan büyür.
Ben büyük hakikatlerin peşinde koşmadım. Bir kuşun başının üstünden geçmesi, trenin düdüğü, cebimde son beş kuruşun kalması... Bana bunlar yetti. Hayat dediğin biraz da bunlardan ibaret değil miydi?
Sorarsan "Ruhun neye inanırdı?" diye...
Bilmem.
Ben insanların birbirini anlamasını isterdim. Fakat bunun ne kadar güç olduğunu da bilirdim. Belki de bu yüzden:
"Anlatamıyorum."
İnsan bazen içindekini kelimelere koyamaz. Kelimeler tam yaklaşır, dokunacak sanırsın, sonra geri çekilirler.
Aşk mı?
Güzel şeydir.
Ama en güzel tarafı kavuşmak değildir. Bazen uzaktan bakmak, bazen kaybetmek, bazen bir tren istasyonun da beklemek... Şiir biraz da oralarda doğar.
Ölümden korkar mıydım?
Her insan kadar.
Ama ölümden çok, yaşarken hissizleşmekten çekinirdim. Bir gün denize bakıp hiçbir şey hissetmez olursam, işte o gün gerçekten ölmüşüm derdim.
Mersin'i neden bu kadar sevdim, biliyor musun?
Çünkü şehir de insan gibidir. Yorgundur, gürültülüdür, bazen çirkindir; ama ansızın akşam güneşi vurunca öyle güzelleşir ki bütün kusurlarını affedersin.
Şimdi sen bana bir şey sor.
Ben de sana şiir yazmaya çalışır gibi cevap vereyim; uzun uzun değil, insanın içine sessizce yerleşecek kadar.
Okan SancakdarKayıt Tarihi : 3.08.2026 12:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!