Sarı, bir sabah ışığı gibi düşer içimize,
Ne kadar yorulsak da yeniden başlatır.
Lacivert, uzun bir geceye benzer,
Beklemeyi, sabretmeyi öğretir.
Bu iki renk yan yana geldi mi
İnsan dedim, yüreğimle inandım,
Sözlerine umutlar bağladım.
Gülerken dost, dönerken yabancı,
En çok da sessizliğe kandım.
Vefa bir masaldı dillerinde,
Omzumda dünyanın yükü varken
Bir tek söz bile etmeyenle
Ne yapayım ben?
Kalbim köz gibi yanarken
Bakışı soğuk kalanla
Aşk nasıl tamam olsun?
Suskunluğun ortasında bekledim,
Her bakışın bir adım olabilir sandım.
Kalbimi açtım sessizce,
Ama sen hâlâ uzak, hâlâ soğuk.
Sevdamı ispatlamak için çabaladım,
Ne yazılır alnımıza rüzgâr ters eserse,
Umudu yorar zaman, sabır erken biterse.
Sanma ki her gidiş bir son demektir,
Bazı ayrılıklar insanın içine yerleşir.
Ağlama, gece uzun diye sabah gelmez sanma,
Yokuşta diz çöktün, omzum dayaktı
Çamurda adımı dilin sayaktı
Düzlüğe varınca gözün kayaktı
Unuttun elimi, yüzün döndü senin
Taşı ben taşıdım, teri ben döktüm
Zaten insan insana benzemez mi,
Aynı çamur, başka kader değil mi?
Birinin eli yara, birinin sözü,
İkisi de acıyı bilir, değil mi?
Aynı göğe bakıp başka dilek tutarız,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!