İnsan sevgisinden kurban olur da
İnsan sevgisinden nöbet tutar mı?
Bir ömrü demir parmaklık gibi sayıp
Geceleri kendine zindan yapar mı?
Tek avlusu sevdiğinin gözleriyken
Dünyanın geri kalanına yabancı kalır mı insan?
Bir bakışın içinde yuva kurup
Sonra o bakış gidince evsiz kalır mı?
Olur…
Hem de en derininden olur.
Çünkü insan bazen
En büyük yarayı düşmanından değil,
İçine cennet kurduğu kişiden alır.
Oysa ne tutkular büyütmüştür içinde…
Bir “gel” kelimesine dünyayı sığdıran,
Bir tebessüm uğruna günlerce yaşayan
O kırılgan ama inatçı kalbiyle sevmiştir.
Sevmeyi savaş sanmıştır bazen,
Sabretmeyi sadakat…
Beklemeyi ise kader.
Sonra bir gün
Ayrılık çöker göğsüne ağır ağır.
Güneş doğar ama içi aydınlanmaz,
Kalabalıklar konuşur ama hiçbir ses değmez ruhuna.
Çünkü bazı gidişler vardır;
Kapıyı değil, insanın içini kapatır.
Uykusuz geceler çoğalır ardından.
Saatler geçmez olur.
Duvarlar büyür odasında,
Sessizlik bile bağırır kulaklarında.
Bir köşeye çekilir insan;
Ne anlatabilir derdini
Ne susturabilir içindeki fırtınayı.
Herkes uyurken
O tavana bakıp geçmişi düşünür.
Bir zamanlar güldüğü yerlerde şimdi
Boğazına düğümlenen hatıralar vardır.
Bir şarkı çalar mesela,
Dünyanın en ağır yüküne dönüşür.
Bir sokaktan geçer,
Ayakları değil kalbi yorulur.
Çünkü bazı insanlar unutamaz.
Ne kadar “bitti” dese de diline
Kalbi hâlâ aynı yerde bekler.
Bir ihtimalin küllerinde
Kendi ömrünü yakar sessizce.
Tek özgürlüğü gözleriyken
Bir ömür ayrılık hükmü sunulmuştur ona.
Artık ne başka bir bakışta huzur bulabilir
Ne başka bir seste tamamlanabilir eksikliği.
Çünkü insan en çok
Kendisini emanet ettiği yerde kaybeder ruhunu.
Bir zaman sonra
Aynalara bile yabancılaşır insan.
Eskiden içinde güller açan kalbi
Şimdi suskun bir mezarlığa döner.
Kimse fark etmez bunu.
Çünkü en ağır acılar
Sessiz yaşanır.
Bir sigara dumanında arar bazen geçmişi,
Bazen eski mesajlarda,
Bazen gecenin üçünde ansızın gelen
O tarifsiz iç sıkışmalarında…
Ve her defasında anlar ki;
Bazı insanlar gitse bile
Yokluğu kalır odalarda.
Ne çok şey yarım kalmıştır oysa…
Birlikte gidilecek yollar,
Edilecek kahkahalar,
Sarılınca susacak bütün acılar…
Hepsi zamansız bir vedanın
Karanlığına gömülmüştür.
İnsan bazen ağlayamaz bile.
Çünkü gözyaşı yetmez içindeki yangına.
Öylece oturur,
Kendi sessizliğinin içinde boğulur.
Kimseye anlatamaz derdini;
Çünkü bazı acılar anlatıldığında küçülmez,
Sadece yeniden kanar.
Ve bir gün anlar insan…
Sevmenin bazen kavuşmak olmadığını.
Bazı sevgilerin
Sadece özlemek için geldiğini…
Bazı insanların ise
Kalpte ömür boyu kapanmayacak
Bir yara bırakmak için var olduğunu.
Yine de sever insan.
Kırılmış olsa da,
Yorulmuş olsa da,
İçi bin parçaya ayrılmış olsa da sever.
Çünkü kalp
Mantığın sustuğu yerde yaşamaya devam eder.
Belki kavuşamaz,
Belki unutamaz,
Belki de bir ömür aynı acıyla yaşar…
Ama yine de bir gece
Gökyüzüne bakıp içinden şunu geçirir:
“Bir zamanlar
Gerçekten sevmiştim…”
Ve bazen
Bir insanın bütün hayatı
Sadece bu cümlede saklıdır.
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 07:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!