ADIN KALDI SOKAKLARDA
Sanırım biz seninle
birlikte büyüttüğümüz o koca hikayenin
en sessiz paragrafında kaldık.
Ne sen bir adım atabildin geriye,
ne de ben devam edebildim ileriye.
Babam...
Sana bu satırları yazarken
içimde hâlâ o küçük kız var.
Hani senin elini tutan,
yanında yürürken dünyadan
hiç korkmayan o kız.
Zaman dedikleri o akıp giden nehir,
Hergün biraz daha eksiltiyor ömürden.
Şöyle bir bakıyorum da geride kalan yıllara;
Ne çok şeye "asla geçmez" demişiz,
Ne çok yükü ömür boyu sırtımızda kalacak sanmışız.
Şimdi bir gece vakti,
Hayat...
Çoğu zaman yüksek sesle konuşmaz.
En büyük derslerini sessizlikte verir,
ve biz... genellikle çok geç anlarız.
Düşerken değil,
düştüğün yerde uzun süre sessiz kalınca büyürsün.
Yanımdasın, dokunsam tenin ellerimde,
Ama ruhun çoktan firar etmiş başka iklimlere.
Aynı gökyüzünün altında,
Nefes kadar yakın, bir ömür kadar uzaksın bana.
İnsan en çok kimin yanında durursa,
Hoş Geldin Ruhumun Sızısı
Uzun ve yorucu yollardan geçip geldin, hoş geldin beyefendi...
İçimde kopan bu zarif telaşı, bu ani baharı
Sana hangi kelimelerle fısıldasam inan bilmiyorum.
Seni ağırlayacak saraylarım, süslü salonlarım yok benim,
Gönlüm fukara, odalarım vakit kadar dar aslında.
Gökyüzünü sığdırdığın kadardır ufkun,
Ne bir adım eksik, ne bir adım fazla.
Adım attığın yollar değil seni büyüten,
O yollarda neyi heybende tuttuysan osun...
Bir gülüşün ardına sakladığın kırgınlık kadar olgunsun,
Ve sil baştan başlayabildiğin kadar cesur.
Şimdi hangi sokağına sığınsam bu şehrin,
Ayak izlerimiz çıkıyor karşıma.
Biz seninle her şeyi tüketip ayrıldık, biliyorum.
Cümleleri yorduk, hikayeyi yarım bıraktık;
Birbirimizin canını acıta acıta kapattık o eski defteri.
Artık ne senin bana dönecek yüzün var,
İşte Gidiyorum...
Ne yangınlar söndürdü bu mağrur yürek,
Fırtınayı koynuma doldurup gidiyorum.
Varsın gece zifiri, yollar hep sisli olsun;
Kendimi, kendime emanet ettim gidiyorum.
Dünya çok ağır geliyor bu ince kalbime.
Bakışların o kadar uzak ki, mesafe yollarla ölçülmüyor artık.
Aynı gökyüzünün altında, iki ayrı uçurum gibi duruyoruz.
Ah benim kalbini zırh yapmış, sevmeyi bir savaş sanan mağrur sevgilim...
Diz çöktürdüm bütün feryatlarıma, bir mabet oldu içimdeki bu suskunluk.
Soluğumun kesildiği,
Ceketimin düğmelerini ilikleyecek mecali bulamadığım o an var ya;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!