ADIN KALDI SOKAKLARDA
Sanırım biz seninle
birlikte büyüttüğümüz o koca hikayenin
en sessiz paragrafında kaldık.
Ne sen bir adım atabildin geriye,
ne de ben devam edebildim ileriye.
Baktım aşkın başımdan aşkın,
Yine kalbimin tam ortasındasın,
Böyle sessiz, öyle fırtınasız ama alabildiğine derin...
Sadece gözlerine bakıp sevmek yetmedi seni,
Koydum ömrümün en baş köşesine,
Aklımın erdiği, ruhumun yettiği her yerden sevdim.
Saat gece yarısını çoktan geçti,
İçimde sana söyleyemediklerimin ağırlığı var.
Sanki tüm şehir üstüme yıkılmış da
Ben o enkazın altından kalkamamışım gibi...
Telefonu elime alıp alıp bıraktım;
Kaç defa adını yazdım, kaç defa sildim bilmiyorum.
Babam...
Sana bu satırları yazarken
içimde hâlâ o küçük kız var.
Hani senin elini tutan,
yanında yürürken dünyadan
hiç korkmayan o kız.
Aramıza öyle uzun zamanlar girdi ki...
En son hangi mevsimde güldüm seninle,
Hangi akşam sesini koydum yüreğimin başucuna hatırlamıyorum.
Sadece eksildiğimi biliyorum.
Ev aynı ev, pencere aynı pencere,
Kapı hâlâ sana açılıyor içimde.
Zaman dedikleri o akıp giden nehir,
Hergün biraz daha eksiltiyor ömürden.
Şöyle bir bakıyorum da geride kalan yıllara;
Ne çok şeye "asla geçmez" demişiz,
Ne çok yükü ömür boyu sırtımızda kalacak sanmışız.
Şimdi bir gece vakti,
Hayat...
Çoğu zaman yüksek sesle konuşmaz.
En büyük derslerini sessizlikte verir,
ve biz... genellikle çok geç anlarız.
Düşerken değil,
düştüğün yerde uzun süre sessiz kalınca büyürsün.
Yanımdasın, dokunsam tenin ellerimde,
Ama ruhun çoktan firar etmiş başka iklimlere.
Aynı gökyüzünün altında,
Nefes kadar yakın, bir ömür kadar uzaksın bana.
İnsan en çok kimin yanında durursa,
Biz seninle hiç aynı sokaktan geçmedik,
Aynı yağmurun altında ıslanmadık bile.
Ne bir çay buharında karşılaştı gözlerimiz,
Ne de aynı kentin rüzgarı dokundu tenimize.
Biz birbirimize hiç "hoş geldin" demedik ki,
Hiç sarılmadık, hiç sinmedi kokun üzerime...
Hoş Geldin Ruhumun Sızısı
Uzun ve yorucu yollardan geçip geldin, hoş geldin beyefendi...
İçimde kopan bu zarif telaşı, bu ani baharı
Sana hangi kelimelerle fısıldasam inan bilmiyorum.
Seni ağırlayacak saraylarım, süslü salonlarım yok benim,
Gönlüm fukara, odalarım vakit kadar dar aslında.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!