Hayat...
Çoğu zaman yüksek sesle konuşmaz.
En büyük derslerini sessizlikte verir,
ve biz... genellikle çok geç anlarız.
Düşerken değil,
düştüğün yerde uzun süre sessiz kalınca büyürsün.
Çünkü en çok, en az hak ettiğinde canın yanar.
Hayallerin vardı...
Ama büyürken "gerçekçi ol" dediler unuttun.
Oysa gerçekçilik, bazen sadece korkunun
maskesidir.
Mutluluk?
Çoğu insan, daha iyi bir zaman gelince yaşayacağını
sanır.
Ama o zaman genellikle hiç gelmez.
Çünkü hayat, beklemeyenlerindir.
Asıl cesaret, seni anlamayanlara rağmen kendin
olabilmektir.
Asıl özgürlük, kendi yolunu çizebilmektir.
Ve huzur...
Kimseye bir şey kanıtlamaya çalışmadan
yaşayabilmektir.
Gözlerini kapat ve bir bak geriye;
Kaç baharı başkalarının kışı yüzünden feda ettin?
Oysa zaman, bir su gibi akıp giderken avuçlarından,
Sana ait olmayan yükleri taşımak en büyük haksızlıktı kendine.
Şimdi silkele üzerindeki o yabancı gölgeleri,
Yaralarını sar ve sadece kendi kalbinin sesini dinle.
Çünkü bu hikayenin yazarı da, kahramanı da sensin;
Unutma, her yeni gün, yeniden başlamak için bir davettir.
Kendini erteleme...
"Gerçekten yaşa. Geç olmadan."
Kayıt Tarihi : 4.07.2026 14:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!