Yanımdasın, dokunsam tenin ellerimde,
Ama ruhun çoktan firar etmiş başka iklimlere.
Aynı gökyüzünün altında,
Nefes kadar yakın, bir ömür kadar uzaksın bana.
İnsan en çok kimin yanında durursa,
En büyük yalnızlığı da onun gölgesinde tadarmış meğer.
Sesin yankılanıyor duvarlarda, duyuyorum,
Ama kelimelerin içi boş, gözlerin buzdan bir nehir.
Karşımda oturan bu yabancıya bakarken sessizce,
İçimdeki o eski seni arıyorum delice.
Gitmek sadece yollara düşmek değilmiş, anladım;
Gitmek, kalıp da yokluğunla yanıp yıkılmakmış.
Ne bir veda cümlesi düşüyor dudaklarından,
Ne de kalmanı sağlayacak kadar aşıksın bana.
Bir hayalet gibi dolaşıyorsun hayatımın ortasında,
Varlığın varlığıma yük, yokluğun sızımda saklı.
Ben yine de susuyorum, sırf senin büyün bozulmasın diye,
Yanı başımdaki bu koca uçurumu sevginle doldurmaya çalışıyorum.
Aynı aşkın altında, iki ayrı uçurumuz şimdi,
Sen kendi dünyanda sessiz ve suskun, ben senin kıyında kimsesiz.
Bile bile lades demek, göz göre göre yanmak bu;
Yanımda durup da beni koca bir yokluğa mahkûm etmeni bile,
Aşk sayacak kadar çok seviyorum seni...
Kayıt Tarihi : 21.07.2026 18:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!