Kalem konuşur, ben dinlerim.
Nûn’un kıvrımı gibi açılır başlangıç,
bir damla mürekkep, bir dünya kadar derin.
Kalem der ki:
Ben, görünenin ardına yürüyen izim.
Parmakların titrerken dahi
hakikati düz bir çizgiye çağırırım.
Sayfa, sabahın beyazıdır.
İlk harf düştüğünde zaman yer değiştirir.
Oku diye başlayan ses
yaz diye devam eder içimde.
Denizler çoğalsa mürekkep olur,
ağaçlar çoğalsa kalem kesilir,
yine de bitmez anlatılan.
Çünkü söz, taşan bir kaynaktır.
Kalem, şahitlik eder.
Bir soluk, bir niyet, bir eylem
ince bir çizgide toplanır.
İnsan, kendi kitabını fark etmeden yazar.
Sağda bir kayıt, solda bir iz.
Adımların sesi kâğıda dönüşür.
Hiçbir ayrıntı kaybolmaz,
her şey bir satırda yerini bulur.
Kalem der ki:
Unutma, çizgi adalet ister.
Eğrilirsen kelime kırılır,
doğrulursan anlam büyür.
Borç da yazıyla bağlanır,
söz, metinle güven bulur.
Kalem, insanlar arasında
görünmeyen köprüler kurar.
Nûn hâlâ başta durur.
Bir kıvrım, bir nokta, bir davet.
Ben yazarım, kalem yürür.
Ve anlarım:
İnsan, yazdığı kadar vardır.
Kayıt Tarihi : 5.04.2026 16:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!