Yazamıyorum,
çünkü her kelime bir yara açıyor yeniden.
Sustuğum her gece,
bir harf kadar kanıyor içim.
Lilit,
adını rüzgârın unuttuğu bir tepenin yamacında
hala fısıldıyorum.
Bir lanet gibi—ama sevdiğim en kutsal lanet bu.
Tutku,
sana yaklaşmaktan değil,
senden uzak kalmaktan doğuyor.
Yanında olsam sönerdim belki;
uzakta yanıyorum hâlâ.
Ben seni yazmadıkça büyüyorsun,
büyüdükçe yakıyorsun,
yakıldıkça dönüyorsun bana —
adı aşk olan bir döngü gibi.
Ve biz,
birbirine değmeyen iki kıvılcım,
aynı yangını taşıyoruz sessizlikte:
Ben seni özlüyorum,
sen beni unutmuyorsun.
Ama söyle Lilit,
aşk da bazen Tanrı’nın küçük bir intikamı değil mi?
Bizi ayırarak birleştirmesi,
susarak konuşturması gibi.
Kayıt Tarihi : 3.04.2026 17:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!