Bir garip yel eser durur başımda
Yağmur belli değil kar belli değil
Hep ömrümden aldı gitti seneler
Zarar belli değil kâr belli değil
Sevince yürekten sevmeli insan
Sen yine bahçeden geldin
Ben, elimde ısıttığım su ibriğiyle
Seni bekliyordum
Hatırlarsın işte gelince
Islak olmasından çekindiğimiz
o bilmez denizi, bende canımın içi
dereleri iyi biliriz ama mütevazıdırlar
kadir kıymet bilene her nimetten sunarlar
kızdığı zamanlar da olur insanlara
köpürüp çamura boyandığı anlarda
Bir yıl oldu sen buradan gideli
Seni çok özledim ben geldim baba
Çok ağırdı sensizliğin bedeli
Seni çok özledim ben geldim baba
Oğlum kızım beni özler bilirim
yoğun bir sessizlik sardı gene benliğimi
dalgın ve bir o kadar umursamaz
umudu yitirmemek gerek ve ister ki
gelsin sevdiği Anka kuşunun kanatlarında
sevgi aksın gönül çeşmelerinin kurnasından
sonsuzluğuna
hani sevmek diyoruz ya
uzun-uzun yollar kat etmek
hani kuşun gagasında taşıdığı su
suya hasret, ormanların masum uykusu
hani yürekten sevince aklın tutuluşu
ben hiç böyle sevmedim ki
beni düşündüm sende, nasıl yansılandığımı
aynaya baktım, bu ben miyim diye
yoksa bendeki sen miydin gözlerime bakan
burnumun direğini sızım sızım sızlatan
Anadolu’da yaşayıp da bilmeyen yoktur
Toprakla uğraşanın hem gözü hem de gönlü toktur
Bilmez helale haram katmayı,
İsterler ki helâlinden yedirsinler çocuklarına her lokmayı
Ayağındaki lastik çizmelere sert gelen anız kökleri
bir akşam vaktiydi
ve günlerden cumartesi
aylardan mart
öyle ya bahardı mevsim
bir gün önce süslerdik okulumuzu
bayraklar ve Atatürk resimleriyle
tüm bahçeyi temizlerdik
bir çöp bile kalmamacasına
en yeni kıyafetlerimizi giyer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!