sen bilmeyeceksin bebek, silah nedir gözyaşı ne
uyu bebek, anne karnı en güvenli yer şimdilik
ağabeylerin büyüsün, onlarda baban gibi
onlarda baban gibi, ya bir TUGAY Polis
ya da bir MEHMET asker olacak
ne zaman seni düşünsem,
bütün sıfatlarımdan arınır
sadece insan olurdum.
pür telaş sesine doğru koşar,
duyamadığım an yorulurdum.
ben hiç deniz kenarına gidip dalgaları izlemedim,
martıları da fotoğraflarından bilirim.
ama sen şiirlerinde öyle güzel işledin ki ikisini de;
okurken kendimi hep oralarda buldum ve hissettim.
varsıllığımız yüreğimizin temizliğiydi
yoksulluğumuz zaten belli
hani kar nasıl bir şeydir bilmediğimi yazmıştım ya
yağsa bile penceremizde cam yoktu ki
görsem kar tanelerinin yapışmasını cama
bahardı o zamanlar hem mevsim hem biz
salkım salkım çiçekler gibiydik yoktu tasamız derdimiz
ve okulumuzun bahçesinde akasya ağaçlarımız
coşkuluyduk işte memleketimizdi tek sevdamız
yerimizde duramaz çağlardık ırmaklar misali
Dalgalar yükselir kumsala taşar
Küçük derelerin denize koşar
Tüm Akdenizliler cennette yaşar
Her taşın toprağın altın Akdeniz
Antalya Alanya turistik yerin
Eteklerini sulara salmış, ağır ağır yükselirken ufuktan
Mahmurdu güneş, mavi köpüklerin üstünden doğarken
Siz gülünce deniz güler, dalgalar coşardı her zaman
Belki de selamlar gönderiyordunuz, Akdeniz’e, Egeden
Yaprak kaçkını rüzgârlar kayalara işvelerle vurur
bu gün tarih dokuz mayıs ikibin yirmibir
sen gittiğinde ise üç mart ikibin yediydi
ben kırkyedi yaşında senin küçük kızındım
Gönül aklın başa devşir
Sakın gitme yad, yabana
Mutfağında varsa pişir
Aşın ağu olmasın sana
Sonra olursun kula kul
merakı yasaklardan büyüktü;
havuz başına varan küçük bir kızın öyküsü bu...
sular taşar, etrafın çimeni tazelenirdi durmadan,
ne o yeşil tükenirdi, ne mevsimsiz açan papatyalar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!