ay akşamdan doğmuş
nöbetteydi vadide ışığı
ufuk çizgisi morla kızıl arası
tepelerdeki ağaçların
kimi masum bir ceylan gölgesi
kimi harami kılığındaydı
ay ışığını al bu gece koynuna
uyut göğsünde, öpe koklaya
tut ki öldüm, bekleme beni
dönüşüm yokmuş gibi, bir daha geri...
gel bu gece bir kaçamak yapalım seninle
örneğin çocukluk yıllarımıza dönelim
oyunlar oynayalım, boş verelim gama
kedere ve hüzne, bırakalım
kendi kaderlerini yaşasınlar
"ister inan, ister inanma"
aklıma düşen hayaliyle dolandığım sen değilsin
gördüğüm düşler artık tek başınalıklarla yüklü
güzel şeyler muştulamak
güzel sözler söylemek isterdim sana
bahar çiçeklerinden söz etmek...
mutluluktan uçan masallar anlatmak...
Akdeniz'den güzel haberler vermek
kayıp bir adres gibi ruhum
ne kendimde ne başka yerde
bir de yolculuk var ya ufukta
yolculuk güzeldir aslında
Yeşile boyanır ovalar dağlar
Tarlalar allanır bahar gelince
Sevgiler yücelir göklere çıkar
hadi bekliyorum seni
suya hasret çöl gibi
laf kalabalığı etme
arın bütün engellerinden
ne neden niçin soruların olmasın
yalnız ben yalnız biz ve sadece ikimiz
hayal bu ya oturmuşuz bir banka
konuşuyoruz öylesine havadan sudan
araya sıkıştırılan küçük tebessümlerle
başladık çiçek isimleri saymaya
unuttum bana ait her şeyi
aklımı ruhumu kendimi unuttum
bütün sözlerim dilimde kurudu
konuşmayı unuttum
vazgeçtim duygularımdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!